bugün
- arjantin mısır maçı7
- ctrlx'in ayakları12
- 23 yaş7
- ankara da nato zirvesi10
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık9
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- messi uzaylı abi3
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları12
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı7
- komünizmi iyi bir şey sanmak4
- gülüyorum ama mutlu değilim3
- türkiye komünist partisi4
- 7 temmuz 2026 deniz göktaş'ın cezaevi mektubu3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- iri kıyım kadın çekiciliği5
- sağ liberalizm3
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır11
- lionel messi6
- ülkenin kendi içinde liberal ekonomi olması3
- sol liberal ne amk3
- trump necla ablayı ziyaret edecek mi5
- yazarların mezun olduğu okullar8
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- psikoloji bilim midir6
- dövmesi olan erkek9
- trump'ın tr'ye 5 f35 vereceğiz açıklaması5
- tek başına2
- erdoğan ın dünya lideri olması5
- yunanistan dışişleri bakanının karşılanmaması4
- yoğurt11
- 2026 dünya kupası26
- reisin tam bir reis olması4
- tanrı dağlarında ölüp uçmağa varmak2
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- giden gelmez dağlarına gidip gelmek2
- gianni infantino4
- saraca finch house21
- monitörün ışığına yürüyen sözlük erkeği2
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak8
- mısır2
- dünyaya geldiğine pişman olmak2
- arjantin2
- uzun zamandır çaylak olmamak4
- trump'ın netanyahu'dan çekinmesi3
- günün şiiri24
- rakının ülseri geçirmesi5
- 7 temmuz 2026 erdoğan trump basın açıklaması3
dünyanın en zararlı şeylerinden birisi belki de ilk sırada geleni. ülkemizde cahillik yüzünden her gün bir çok kişinin başı belaya girmektedir. bence iki gruba ayrılır. birincisi; bir şekilde okul okuyamamak, dedelerimizin ananelerimizin olduğu gibi, onları mazur görmek gerek fakat bir de serseri ve cahil olan kesim vardır. yolda yürüyen adama omuz atıp kavga çıkaran tipler gibi, onları da allah bildiği gibi yapsın diyecek çok fazla laf yok.
entry - nick uyumu (bkz: #2561327)
bilmedigi konu hakkında çeşitli konuşmalar yapan, herşeyi bileğini söyleyen, ceviz kabuğunu doldurmayacak beyni ile akıl veren kisidir.
ünlü bir filozof bile "tek bir şey bildiğim, hiç bir şey bilmediğim" derken sende kimsin dir.
ünlü bir filozof bile "tek bir şey bildiğim, hiç bir şey bilmediğim" derken sende kimsin dir.
mutluluğu getirir, ne kadar az bilirsen bu dünyanın karanlık yüzünü o kadar mutlu olursun.
Başa beladır..
herkesin fabrika ayarlarına döndüğü, ideolojik saflaşmanın belirgenleştiği şu dönemde bence türkiyenin hali hazırdaki tek gerçek ideolojisidir cehalet.
okulla diplomayla veya okunmuş kitap sayısı ile yok edilemeyendir.
Doğruyu görmeyen veya görmek istemeyen, söyleyemeyen, dinlemeyi bilmeyen, herşeyi bildiğini sanan insan hali hazırda cahildir.
Doğruyu görmeyen veya görmek istemeyen, söyleyemeyen, dinlemeyi bilmeyen, herşeyi bildiğini sanan insan hali hazırda cahildir.
Çağın gereksinimlerinden uzak kalma hali. Gel gelelim ki cehalet; bilmemek değildir. Bazı şeyleri bilip öğrenip, bazı şeylerden de kendince muaf olmak.
game of thrones da kuzgunlar varya işte onlardan biri olmak.
taşı dur bilgiyi, hiçbirşeyden haberin olmasın.
taşı dur bilgiyi, hiçbirşeyden haberin olmasın.
karl marx`a göre, ayrıcalıklı sınıfın kullandığı ustaca silah.
kısaca bilgisizlik.
kısaca bilgisizlik.
günümüzde artık okumuş insanlarda bulunur.
iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
Fevzi Demir hocamızın ''Bulaşıcı Salaklık Epidemiyolojisine Giriş'' adlı kitabında çok güzel ele alınır bu konu. insanın, tamamen aydınlandığına inandığı durum cehaletin tavan noktasıdır kısaca.
akıldan cehaletle bilgiden cehalet arasında fark vardır. örneğin ateistler akıldan cahildirler. bu sebeple kendilerine cahil vasfı verilir.
boşa yanan ampülün enerjisidir.
okuyunca geçer. yerine eşeklik kalır.
(bkz: okumak cahilliği alır ama eşeklik baki kalır)
(bkz: okumak cahilliği alır ama eşeklik baki kalır)
tek başına manasız ve tehlikesizdir. cehaletin tehlikeli olabilmesi için, bir fikrin arkasına gizlenmesi gerekir. fikri kendine siper eylemiş zikirdir cehaletin sığınağı. halbuki arkasında durmak yerine, dahil olabilse içine...
hayattaki en kötü durumdur. cahil insan kolay kandırılır kolay galeyana gelir. bütün istedigini yaptırabilirsin.
en büyük düşmanıdır insanın.
--spoiler--
iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
--spoiler--
--spoiler--
iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
--spoiler--
(Ülkemizde) adalet kelimesinin eş anlamlısıdır.
bazen sebep, bazense sonuçtur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar