bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler41
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- sözlükteki bölücüler16
- sarı renkli top8
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam8
- ben vuruldukça çoğalırım yılanoğlu6
- romanya5
- süper lig maçlarının artık izlenemez olması4
- benim de devletim olsun diyen kürt7
- türkiyelilik3
- ağlıyorum sözlük21
- amazon com tr2
- dem parti'nin dönüş takvimi beklentisi4
- istanbul'un göbeğinde 3 gün elektrik olmaması5
- cumaya gitmeyen erkekleri aşağılayan kadın7
- sözlüğü birbirine kattıktan sonra yazarlar2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek41
- fon vurgunu21
- türk arapsız yaşayamaz8
- libya4
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- mutlu günlerin yakın olması4
- bebek katili ama nelson mandela3
- çıplak ayakla araba kullanmak3
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı20
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar3
- sözlüğün 11 12 yaşındaki çocuklarla dolu olması3
- seren serengil6
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı11
- manifest dinleyen erkek10
- donuzlanan başlığıma yazmasın8
- gilded'in gözyaşları6
- bütün yazarların birbirine sarılması3
- mantı2
- osmanlı cehalet ve budalalık imparatorluğuydu4
- sen farklısın diyen erkek20
- sözlükte 0 online kalacağı gün2
- fransa3
- beni seviyor musun sözlük16
- güzel müzik klipleri3
- sözlük ablası16
- ayak yüzüğü2
- ayak2
- beşiktaş10
- ispanya2
- sabahları 2 simit 2 açma 2 poğaça yiyen insan8
- portekiz3
- türkiye ağır sanayiyi batı'dan öğrenmiştir3
islam dinine göre uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
ne oldugu kucuklukte ogrenilir. mesela anne minik ogluna, sobayi veya kaynayan caydanligi isaret ederek "caiz degildir", yani buna yaklasma, dokunma der; halbuki minik oglan "cıızdıır" diye anlar. aslinda ters anlam olur ama oyle ogrenilir. yani caiz "cız" degil, caiz olmayan "cız"dır. unutmadan, bir de igneler "cıızdıır" (caiz degildir). malum, kucukken bir yerimize batma riski coktur.
(bkz: ciz)
(bkz: ciz)
şüphesiz televizyon malzemesi.
(bkz: camide jimnastik caiz mi)
(bkz: camide jimnastik caiz mi)
işlenmesi yasak olmayan iş.
sözlük anlamı olarak "izin verilmiş" demektir. Kelime kökü olarak icazdan gelir. Ama daha çok dini konularda, yapılacak bir işin ya da söylenecek bir sözün vs islami kurallara uygun olup olmadığı sormak ya da belirtmek için kullanılır.
Güslun mümkün olmadığı durumda normal abdestle namaz kılmaz caiz midir? Şeklinde.
Güslun mümkün olmadığı durumda normal abdestle namaz kılmaz caiz midir? Şeklinde.
caiz, ''işlenmesinde günah olmayan, vebal bulunmayan'' anlamına gelen, islam hukuk literatüründeki bir terimdir. fakat bir şeyin caizlik ihtiva etmesi, o şeyi tamamen kapsayan işlerin tümünün iyi olduğu anlamına gelmiyor.
burada biraz felsefe yapacağız.
size bir misal vermek istiyorum:
islam'da evlenmek sünnettir. sünnet olan şey de, elbette ki caizdir. ancak bu ''caiz'' terimini islam hukukçuları bazı şartlar altında ehil görmüşler. şöyle ki;
bir kişi eğer cinsel anlamda açlık çekiyorsa, zinaya düşmekten korkuyorsa, evlenmesi müstehaptır. caizi de geçiyor bu şey. hatta vacip oluyor duruma göre.
bir kişi eğer hayırlı bir kimse bulduğunu düşünüyorsa evlenmesi caizdir, sünnettir.
bir kişinin maddi durumu kötü ise, evleneceği kişiye zulmedecekse, iyi bir kimse değilse, evlenmesi mekruhtur. hanefÎ mezhebinde tenzihen mekruh veya tahrimen mekruh ayrımı olmadığından, hanefîler bu duruma direkt haramdır demişlerdir. yani evleneceği kişiye zulmedeceğini bilen kişinin evlenmesinde vebal vardır.
''sünnet'' olan ve ''iyi'' olarak görülen bir olgu, 'caiz' olarak nitelendirilse dahi, şartlara göre islam hukukunda nasıl değişiklik gösteriyor, görüyorsunuz.
aynı şekilde başka bir örnek: diyelim bir köleniz var. aslında köle suç işlediğinde onu hafifçe dövmek caizdir. buharî hadisinde geçer hem de. lakin başka bir hadiste hz. peygamber'in, ebu mesud'u kölesini döverken gördüğü, uyarısı üzerine ebu mesud'un köleyi azat etmeye karar verdiği ve 'eğer bu köleyi azat etmeseydin suratına mutlaka ateş dokunurdu' dediği nakledilir.
hz. peygamber ebu mesud'a ''bunu neden dövüyorsun'' diye dahi sormaya tenezzül etmemiş. buna lüzum görmemiş. çünkü ebu mesud, köleyi şiddetlice döverek ona zulmetmekteydi. belki de köle bir suç işlemişti, ebu mesud da ''caiz'' olan bu icraatı gerçekleştiriyordu. ancak hz. peygamber, 'azat etmeseydin suratına mutlaka ateş çalardı' diyerek, sahabenin hata yaptığını ve günah işlediğini ifade ediyor.
aynı şey cariyeler için de geçerlidir. cariyeyi satın alan kişi, onun mülkiyetine sahip olur. istediği gibi tasarruf eder. fıkıhtaki şartları yerine getirdikten sonra, o kadınla nikahsız ilişki dahi kurabilir. bu hakkı vardır ve bu caizdir. ancak kadın istemiyorsa, adam da kadına zulmediyorsa, 'caiz' olan bir şey zulümden dolayı veballi olur. hukuksal olarak sorun yok gibi görülen bir işlemde, yapılan zulüm nedeniyle 'haram' işlenmesi mümkün.
her 'caiz' denilen şeyi uygulamaya çalışmak, zulme sebep olduğunda, kişiyi helake götürür.
burada biraz felsefe yapacağız.
size bir misal vermek istiyorum:
islam'da evlenmek sünnettir. sünnet olan şey de, elbette ki caizdir. ancak bu ''caiz'' terimini islam hukukçuları bazı şartlar altında ehil görmüşler. şöyle ki;
bir kişi eğer cinsel anlamda açlık çekiyorsa, zinaya düşmekten korkuyorsa, evlenmesi müstehaptır. caizi de geçiyor bu şey. hatta vacip oluyor duruma göre.
bir kişi eğer hayırlı bir kimse bulduğunu düşünüyorsa evlenmesi caizdir, sünnettir.
bir kişinin maddi durumu kötü ise, evleneceği kişiye zulmedecekse, iyi bir kimse değilse, evlenmesi mekruhtur. hanefÎ mezhebinde tenzihen mekruh veya tahrimen mekruh ayrımı olmadığından, hanefîler bu duruma direkt haramdır demişlerdir. yani evleneceği kişiye zulmedeceğini bilen kişinin evlenmesinde vebal vardır.
''sünnet'' olan ve ''iyi'' olarak görülen bir olgu, 'caiz' olarak nitelendirilse dahi, şartlara göre islam hukukunda nasıl değişiklik gösteriyor, görüyorsunuz.
aynı şekilde başka bir örnek: diyelim bir köleniz var. aslında köle suç işlediğinde onu hafifçe dövmek caizdir. buharî hadisinde geçer hem de. lakin başka bir hadiste hz. peygamber'in, ebu mesud'u kölesini döverken gördüğü, uyarısı üzerine ebu mesud'un köleyi azat etmeye karar verdiği ve 'eğer bu köleyi azat etmeseydin suratına mutlaka ateş dokunurdu' dediği nakledilir.
hz. peygamber ebu mesud'a ''bunu neden dövüyorsun'' diye dahi sormaya tenezzül etmemiş. buna lüzum görmemiş. çünkü ebu mesud, köleyi şiddetlice döverek ona zulmetmekteydi. belki de köle bir suç işlemişti, ebu mesud da ''caiz'' olan bu icraatı gerçekleştiriyordu. ancak hz. peygamber, 'azat etmeseydin suratına mutlaka ateş çalardı' diyerek, sahabenin hata yaptığını ve günah işlediğini ifade ediyor.
aynı şey cariyeler için de geçerlidir. cariyeyi satın alan kişi, onun mülkiyetine sahip olur. istediği gibi tasarruf eder. fıkıhtaki şartları yerine getirdikten sonra, o kadınla nikahsız ilişki dahi kurabilir. bu hakkı vardır ve bu caizdir. ancak kadın istemiyorsa, adam da kadına zulmediyorsa, 'caiz' olan bir şey zulümden dolayı veballi olur. hukuksal olarak sorun yok gibi görülen bir işlemde, yapılan zulüm nedeniyle 'haram' işlenmesi mümkün.
her 'caiz' denilen şeyi uygulamaya çalışmak, zulme sebep olduğunda, kişiyi helake götürür.
aşk acısı caiz midir şeklindeki kendimle sıkça tartıştığım ve net bir cevap alamadığım sorunun ögelerinden biri.
helal olan, yasak olmayan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar