bugün

muhtemelen okan bayülgen in sıkça kullanacağı iki kelime

- bu istanbul bizim çocuk gibi tanıştırma cümleleri olaraktan...
bu istanbul bizim ana fahişemiz, binlerce aşıklısını koynuna almış sonra da namusluyum diye dolaşmıştır. kimileri aşık bu fahişeye bazıları görmemiş bile, beyoğlundaki kaval çalan adam, eminönünde simit satan amca, kahve önünde ayakkabı boyayan çocuk ve hatta leyla bile bu fahişenin içinde. neler almadı neler yemedi ki, doymadı ha doymayacak. sen iyisi mi bin bir otobüse içinde dolan şu acuzenin. sevdadan kıskanıp yakmaya da kalkışma, vurdukça canlanıyor, vurdukça seni öldürüyor.
bir adam ki bunu öyle güzel söyler, öyle güzel "nanannananannanna.." der, öyle içten korur ki istanbul'u; "istanbul'un bir suçu yok, beni burda çok üzdüler" diyerek, unutulan yağmurları hatırlarsınız onunla birlikte.
© copyright 2005 - 2026