bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kel erkek3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- death2
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- başımın tatlı tatlı dönmesi2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- gazlamak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- sevgiliyle kavga etmek2
- kemal kılıçdaroğlu35
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- eski yazarların emekli yapılması5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- nur suresi 35 ayet2
- sözlük yazarlarına tavsiye4
her şeyin bir kokusu var şu hayatta. denizin, tuzun, balığın ve yoksulluğun. ve yaşamın ve de en çok ölümün kokusu. işte o kokuyu burnunun direğini sızlatacak şekilde hisseden birinin herhangi bir gece içindeki söylemidir.
bu gece, ölümü kokluyorum ben. yaşama inat. inadına yaşamak derdi şimdi o olsa. ben ise ona inat ölümü kokluyorum. ölümün kanlı, barutsu kokusu burnumun direğini sızlatmakta.
bu gece, nereye kaçarsam kaçayım, tüm yollar ona çıkmakta. zaten kaçacak başka bir deliğim yok şu hayatta. tüm var oluş zırvalarını, zırvalarını var oluşun, kaldırıyorum rafa. bugün, yok oluşun o müthiş kokusunu özgür bırakıyorum.
bu gece, ölümü kokluyorum ben. yaşama inat. inadına yaşamak derdi şimdi o olsa. ben ise ona inat ölümü kokluyorum. ölümün kanlı, barutsu kokusu burnumun direğini sızlatmakta.
bu gece, nereye kaçarsam kaçayım, tüm yollar ona çıkmakta. zaten kaçacak başka bir deliğim yok şu hayatta. tüm var oluş zırvalarını, zırvalarını var oluşun, kaldırıyorum rafa. bugün, yok oluşun o müthiş kokusunu özgür bırakıyorum.
bu gece ölümü kokluyorum.
tüylerim diken diken.
çığlıklar geliyor kulağıma. acı çığlıklar.
ölünce insan çığlık atar mı diyorum kendi kendime.
bilmiyorum. bağırıyorum. kimse duymuyor.
nefes aldığımı hissediyorum. evet, kalbim atıyor.
fakat neden beni kimse duymuyor?
yağmur sonrası toprak kokusunu hep sevmişimdir.
huzur verirdi bana. keşke o kokuyu hapsedebilseydik bir kavanoza, bir parfüm şişesine.
fakat o kokuyu güzel yapan doğallığı. yapay olarak elde etsek ne manası kalırdı değil mi?
bu gece topğrağın kokusu daha çok duyuyorum.
bedenim yaşıyor. lakin ruhum yaşamadıkça, ne önemi var bunun?
bu gece toprağın, ölümün kokusunu alıyorum.
ilk defa yürümeye başlayan bir çocuğun sendelemesi gibi kayıp düşüyorum yere.
oysa sarhoş değilim. aklım hiç olmadığı kadar başımda.
o an, ruhumun ölmüş olduğunu farkediyorum. ayağımın o yüzden kaydığını hayal meyal hatırlıyorum.
bu gece ölümü kokluyorum.
karanlıklar arasında bir mum ışığı.
cılız fakat umut verici.
birileri gelir de üfler diye korkuyorum.
o ışık "ben"im.
o ışık benim umutlarım.
bu gece ölümü kokluyorum.
beynimin yarattığı katiller öldürdü ruhumu.
öldürdüler.
öldürdüm.
tüylerim diken diken.
çığlıklar geliyor kulağıma. acı çığlıklar.
ölünce insan çığlık atar mı diyorum kendi kendime.
bilmiyorum. bağırıyorum. kimse duymuyor.
nefes aldığımı hissediyorum. evet, kalbim atıyor.
fakat neden beni kimse duymuyor?
yağmur sonrası toprak kokusunu hep sevmişimdir.
huzur verirdi bana. keşke o kokuyu hapsedebilseydik bir kavanoza, bir parfüm şişesine.
fakat o kokuyu güzel yapan doğallığı. yapay olarak elde etsek ne manası kalırdı değil mi?
bu gece topğrağın kokusu daha çok duyuyorum.
bedenim yaşıyor. lakin ruhum yaşamadıkça, ne önemi var bunun?
bu gece toprağın, ölümün kokusunu alıyorum.
ilk defa yürümeye başlayan bir çocuğun sendelemesi gibi kayıp düşüyorum yere.
oysa sarhoş değilim. aklım hiç olmadığı kadar başımda.
o an, ruhumun ölmüş olduğunu farkediyorum. ayağımın o yüzden kaydığını hayal meyal hatırlıyorum.
bu gece ölümü kokluyorum.
karanlıklar arasında bir mum ışığı.
cılız fakat umut verici.
birileri gelir de üfler diye korkuyorum.
o ışık "ben"im.
o ışık benim umutlarım.
bu gece ölümü kokluyorum.
beynimin yarattığı katiller öldürdü ruhumu.
öldürdüler.
öldürdüm.
Bu gece öleceğim.
Cesedim kokana kadar nerede olduğumu bilmeyecek kimse..
Cesedim kokana kadar nerede olduğumu bilmeyecek kimse..
güncel Önemli Başlıklar
