bugün
- yörük kızı15
- pum pum çorbası6
- kız düşürmenin kısa yolu15
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- mercimek çorbası içen kadın14
- uludağ sözlük size ne kattı24
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- yemeğe bulyon koyan insan7
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- serhat kılıç22
- sikişirken sigara içen kadın5
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- pankek mi pişi mi10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarımsak yiyen kız6
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- arkadaşlar larissa kim12
- sarapci koala43
- uyudunuz mu4
- s'i l v'e r m'i s t26
- pandela 38
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- türkiye13
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pizza6
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- nervio21
- hamarat kadın5
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- dinlenme tesisi soğuğu5
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- artı oy yalakalığı5
- taşaklı erkek4
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- soslu adana kebap5
- aşk5
- güzel kızların erkenden uyuması4
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- recep tayyip erdoğan11
Şimdi bunu ilk sorduğunuzda direk " bilim nesnel, felsefe öznel " diye bir yanıt alıyorsunuz.
bu çok tartışılacak bir sorudur, bana göre bilim de nesnel değildir. Bu ayrı bir konu.
Tarihe baktığınızda ilk zamanlarda felsefe ve bilim diye 2 ayrı dal yoktu. Dikkat edin bütün yunan bilginlerinde " fizikçi, matematikçi, felsefeci " yazar. Gerçekten öyledir çünkü.
Bilim ve felsefe ayrışması çok sonra olan bir şey.
Ama şöyle özetlemek gerekirse, bilim yapar, felsefe bilimin yaptığını da sorgular. Mesela bilim insan kopyalayabilir ama felsefe bunun etik olup olmadığı konusunu tartışır.
bu çok tartışılacak bir sorudur, bana göre bilim de nesnel değildir. Bu ayrı bir konu.
Tarihe baktığınızda ilk zamanlarda felsefe ve bilim diye 2 ayrı dal yoktu. Dikkat edin bütün yunan bilginlerinde " fizikçi, matematikçi, felsefeci " yazar. Gerçekten öyledir çünkü.
Bilim ve felsefe ayrışması çok sonra olan bir şey.
Ama şöyle özetlemek gerekirse, bilim yapar, felsefe bilimin yaptığını da sorgular. Mesela bilim insan kopyalayabilir ama felsefe bunun etik olup olmadığı konusunu tartışır.
Bilim kalıplara, sınırlara, yasalara sahiptir, felsefede ise bunlar yoktur. Bir şeyleri keşfeden, bulan insanlar genellikle eski dönemdeki insanlardır yani Fizikçi + matematikçi vs. olan insanlar. Çünkü bu insanlar sınırları olmadan düşünmüş, sorgulamış ve yaratıcı fikirler üretebilmiş. Günümüzdeki ayrımla yetişen ve o şekilde çalışan insanlar ise (bilim adamları ve felsefeciler) eskilerin yaptığını geliştirmekle uğraşıyorlar. Yani bu düzen yeni Şeyler üretmek için yanlış.
Felsefe ve bilim ortak çalışır. ikiside gerçekçidir. Bilgiye ulaşmaya çalışılır. Ayrıldığı yerler ise bilgiyi elde etme metodlarıdır. Bilim daha çok her şeyi her adımı görüp bilmek ister. Örnek olarak felsefe big bang teorisinin nasıl gerçekleştiğiyle ilgilenmez. Tekrar gerçekleşecek mi daha önceden de gerçekleşti mi bunları düşünce yoluyla anlamaya çalışır. Öte yandan bilim bu yönde felsefeye katkı sağlamaktadır. Çünkü bilim olmasaydı big bang teorisi düşünülecek bir konu olmazdı. Çoğu felsefecinin aynı zamanda astrolog, matematikçi vs olması da bunu açıklar nitelikte.
versus değil, şöyle olması gerekir; bilim&felsefe..
felsefe veriler arasında tutarlılık denetimi yapar, bilim veri arar.
bilim ile felsefe birbirinden ayrilamazlar ve bu yüzden de birbirleri ile kiyaslanamazlar.
Felsefe ve Din = Hakikat /
Hakikatin önündeki bir Bid'at: "Bilim"...
Felsefe hakikate giden yolda bir arayış olmakla birlikte erdemli olmanın niteliğini kavramaya yarayan bir araçtır.
Aynı zamanda ilmu'l felsefe, hakikat ve erdemin doğrultusunda nefsi ıslah etmeye yönelik olması açısından - teorik düzlemin ötesinde - pratiktir.
Din de aynı şekilde insanların dünya ve ahirette mutlu olmalarını sağlayan terbiye merkezli bir nizamdır.
Burhana dayanan adımlarla felsefe yolunda, teslimiyet yurduna varana dek, başından sonuna kadar mutlu olmanın tek süreci felsefe ve dindir.
Bu yönleriyle felsefe ve din objektiftir. Çünkü daha düşünce yolculuğunun başında hayata ve ötesine makro düzeyde bakmayı öğretir. Bilim ise bir tabu olup en başında hakikati fizik ve ötesi şeklinde taksim etmekle kalmayıp ötesini yok sayar.
Hakikati inkâr ve reaksiyon olarak karşımıza çıkan bilim bir bid'attir. Nitekim tarih sahnesinde felsefe ve bilim şeklinde bir taksim bulunmamaktadır.
Batlamyus, aristoteles ve daha nice bilginler böyle bir taksim de bulunmamıştır. Ayrıca filozof olarak öne çıkarılan Arşimed fizikçidir, tales matematikçidir yine benim için alanında değerli bir bilgin olan Batlamyus'da aynı şekilde matematikçidir.
Bu örnekler de böyle bir taksim de bulunmanın ne kadar ahmakça olduğunu göstermektedir.
Bilimperestler hegemonik bir uslub sahibi olup oldukça dar kafalı kimselerdir. Dini tabu olarak lanse eden bu kimseler bir takım cahil araştırmacıların ucuz görüşlerine temessuk etmekle kalmayıp dayatmaya kalkarlar.
Sonrada ıspanaktaki demirden tutun da güneşin hareketlerine kadar fikir değiştirmeyi meslek edinirler. Bu tipler bana mekke müşriklerini andırmaktadır, önce helvadan put yaparlar, hem taparlar hem taptırırlar, sonra da acıkınca yerler.
Âlâ kulli hâl bilim;
Hakikati parçalama temeline dayanır. Hakikate giden yolda bir engeldir. Öznel yargılarını dayatmaya çalışanların oyuncak silahıdır. Bu silahla ancak taklitçileri korkuturlar.
~Ebû Muhammed ez zahiri
Hakikatin önündeki bir Bid'at: "Bilim"...
Felsefe hakikate giden yolda bir arayış olmakla birlikte erdemli olmanın niteliğini kavramaya yarayan bir araçtır.
Aynı zamanda ilmu'l felsefe, hakikat ve erdemin doğrultusunda nefsi ıslah etmeye yönelik olması açısından - teorik düzlemin ötesinde - pratiktir.
Din de aynı şekilde insanların dünya ve ahirette mutlu olmalarını sağlayan terbiye merkezli bir nizamdır.
Burhana dayanan adımlarla felsefe yolunda, teslimiyet yurduna varana dek, başından sonuna kadar mutlu olmanın tek süreci felsefe ve dindir.
Bu yönleriyle felsefe ve din objektiftir. Çünkü daha düşünce yolculuğunun başında hayata ve ötesine makro düzeyde bakmayı öğretir. Bilim ise bir tabu olup en başında hakikati fizik ve ötesi şeklinde taksim etmekle kalmayıp ötesini yok sayar.
Hakikati inkâr ve reaksiyon olarak karşımıza çıkan bilim bir bid'attir. Nitekim tarih sahnesinde felsefe ve bilim şeklinde bir taksim bulunmamaktadır.
Batlamyus, aristoteles ve daha nice bilginler böyle bir taksim de bulunmamıştır. Ayrıca filozof olarak öne çıkarılan Arşimed fizikçidir, tales matematikçidir yine benim için alanında değerli bir bilgin olan Batlamyus'da aynı şekilde matematikçidir.
Bu örnekler de böyle bir taksim de bulunmanın ne kadar ahmakça olduğunu göstermektedir.
Bilimperestler hegemonik bir uslub sahibi olup oldukça dar kafalı kimselerdir. Dini tabu olarak lanse eden bu kimseler bir takım cahil araştırmacıların ucuz görüşlerine temessuk etmekle kalmayıp dayatmaya kalkarlar.
Sonrada ıspanaktaki demirden tutun da güneşin hareketlerine kadar fikir değiştirmeyi meslek edinirler. Bu tipler bana mekke müşriklerini andırmaktadır, önce helvadan put yaparlar, hem taparlar hem taptırırlar, sonra da acıkınca yerler.
Âlâ kulli hâl bilim;
Hakikati parçalama temeline dayanır. Hakikate giden yolda bir engeldir. Öznel yargılarını dayatmaya çalışanların oyuncak silahıdır. Bu silahla ancak taklitçileri korkuturlar.
~Ebû Muhammed ez zahiri
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar