bugün
- kadınların ilgisiz yaşayamaması5
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- patrona kurulmak3
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi2
- göbeksiz kadın kalmaması4
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- en son aldığınız iltifat8
- ısparta6
- teen slasher film klişeleri6
- petek dinçöz bam bam2
- göbek eritme taktikleri5
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı10
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- risale-i nur3
- çay koymak mı katmak mı8
- karabağlar2
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- amfetamin4
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- yazar k2
- güvenilir erkek3
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- irmik helvası6
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- fas4
- kemal kılıçdaroğlu15
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- netflix üyelik iptali2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- ariel şaron2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
samsun kurupelit e şube açılmasını istediğimiz dürümleriyle ünlü restaurant. bu kadar öğrenci potansiyeli olan bir yere daha önceden düşünülüp açılmaması zaten hatadır.
geç keşfettiğim türk rock müziğinin önderlerinden erkut taçkın'ın müthiş eseri.
1981 yılında yemin ederek ABD Başkanlığına göreve başlamasından yaklaşık bir ay sonra dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve eşi Nancy Reagan, Beyaz Sarayda akşam yemeğini yedikten sonra hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşırlar. Görevli garson yemeğin hesap faturasını getirmiştir. Baş kahyanın bir garsonla gönderdiği hesap faturasında sadece o akşamın değil son bir ayın bütün yemeklerinin hesabı da yer almaktadır. Sadece yemekler de değil
Ağırladıkları kişisel misafirlerin, bir aydır kullandıkları kuru temizleme hizmetinden, diş fırçası, diş macunu, temizlik ve parfümeri malzemelerine kadar bütün kişisel malzemelerin ücreti de miktarlarıyla beraber kaydedilmiştir. Ronald Reagan, hesabın büyüklüğüne şaşırsa da görevlinin getirdiği faturayı gülümseyerek alır ve muhasebeye maaşından ödenmesi talimatı verir. Kocasının aksine Nancy Reaganın şaşkınlığı çok daha büyüktür. Anılarında, kimse bize Başkan ve Eşinin Beyaz Sarayda yaşarken yedikleri yemeklere ve kullandıkları günlük malzemelere para ödemek zorunda olduklarından bahsetmemişti diye anlatıyor o şaşkınlık anını. Aslında, ABD kamuoyunun büyük çoğunluğu da pek bilmiyordu. ABD eski Başkanı Bill Clintonun eşi ve birinci Obama döneminin dışişleri bakanı Hillary Clintonın, bu yıl yayınlanan Hard Choices kitabının Haziran ayındaki tanıtım ve imza gezilerinden birinde, Beyaz Saraydan ayrıldıkları zaman, borç içinde ve beş parasız olduklarını söylemesi, sosyal medyada büyük yankı yapmıştı. Hillary Clinton, sekiz yıl kaldıkları Beyaz Saraydan taşınınca Washington DCde ve New Yorkta mortgage kredisiyle iki ev aldıklarını, bu kredi ile kızları Chelseanin Stanford Üniversitesi parasının kendilerini, 2001 kışında 12 milyon dolar borcu olan olan bir aile haline getirdiğini anlatacaktı. Borç batağından, Bill Clintonın art arda yayınlanan kitaplarının, ücretli konuşmalarının gelirleriyle düzlüğe çıkacaklardı. Son borçlarını da 2004 yılında ödeyerek borçlarını temizleyeceklerdi.
Peki, 8 yıl boyunca yıllık ortalama 500 bin dolar maaşı olan ve kira gideri olmayan bir aile niçin Beyaz Saraydan beş parasız ayrılacaktı? Nancy Reaganı çok şaşırtan sebepten dolayı
ABD Başkanları Beyaz Saraya kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.
Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir saray değil bir evdir. Amerikalılar buraya saray demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DCde 1600 Pennsylvania Avenue adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçeye yanlış şekilde Beyaz Saray diye çevirilmiş olsa da, aslında ingilizcedeki orijinal adı White House yani Beyaz Evdir. Ve ABDye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp Davidteki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının first class uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.
Gerald Fordtan George W. Busha kadar 6 başkan döneminde bu evin baş kahyası (chief usher) olmuş Gary Waltersın deyişi ile, başkan ve ailesi bu evin 4 veya 8 yıllık kira sözleşmesine sahip kiracılarıdır. istedikleri yemekler pişirilir, malzemeler ve ürünler istedikleri markalardan seçilir ama parasını Amerikan halkı değil, Başkan ve ailesi maaşlarından öder. Ve doğal olarak fiyatın yüksekliğine alışmaları zaman alır. Çünkü başkanlar ve ailelerine verilen hizmet 5 yıldızlı otel kalitesinde olduğu gibi başkanın bunlar için ödeyeceği para da 5 yıldızlı otel fiyatları düzeyindedir. Devlet konutu diye cüzi ücretlendirme yapılmaz. Walters, yemek, hizmet ve malzemelerin pahalı olduğundan yakınmayan tek bir first aile hatırlamıyorum diyor. Hatırladığı en büyük tepki ise Jimmy Carterın eşi Rosalynn Cartera ait. Memleketleri Atlantada yemeğin de malzemelerin de çok daha ucuz olduğunu söyleyip durmuş aylarca. Ama first ladynin şikayetleri, fiyatları aşağı çekmeye yetmemiş. George W. Bushun eşi Laura Bush da, Spoken from the Heart adlı anı kitabında, Beyaz Sarayda yaşamanın ne kadar pahalı olduğundan yakınıyor. Onu en çok zorlayan konulardan biri de, hergün saçlarını yapan kuaföre, devleti temsil edeceği törenlere giderken bile olsa, ücretini kendisinin ödemesi olmuş. Bayan Bush kitabında, faturanın aylık geldiğini ve Başkan ve eşi ile iki kızının bütün yemeklerinin, kullandıkları bütün kişisel malzemelerin, kuru temizleme dahil tüm hizmetlerin, garsonların ve temizlik görevlilerinin saat başı ücretinin, özel misafirlerinin tüm msaraflarının bu faturada yer aldığını yazıyor. Faturada ağzımı açık bırakan kalemler de vardı diye aktaran Bayan Bush şu örneği veriyor:
Ülkenin First Ladysi olarak giyeceğim kıyafetlerin de özel tasarım olması gerektiği şartı vardı ama elbisenin ücretinin yanı sıra bu tasarımların ücreti de yine benden tahsil ediliyordu.
ABD Başkanlarının maaşına en son 1999 yılında zam yapıldı. Buna göre ABD Başkanın çıplak maaşı yıllık 400 bin dolar civarında. 50 bin dolar da görev tazminatı ödenir. Bu her iki ödeme de vergiye dahildir. Başkan bunların gelir vergisini ödemek zorunda. Bunların yanı sıra başkanın gezileri için, vergiden muaf yıllık 100 bin dolar harcırah ödenir. Ancak, Beyaz Saray faturasının yüksekliği göz önüne alındığında bir ABD Başkanı, maaşının neredeyse tamamını aylık giderlerine harcar. Yani ayrıca bir serveti yoksa, Beyaz Sarayda ucu ucuna yaşamak durumunda Belki de bu yüzden Başkan Gerald Ford, Beyaz Evi, Bugüne kadar gördüğüm en lüks sosyal yardım konutu diye tanımlamıştı.
Beyaz Ev, kompleks bir yapıdır. Aynı anda hem bir konut, hem bir müze ve hem de bir devlet dairesidir. ABD dünyanın süper gücü olmasına rağmen, Beyaz Ev, dünyadaki en büyük devlet başkanı sarayı değil, aksine büyük devletler içindeki en küçük devlet başkanlığı konutlarından biridir. Sadece bir katından, dünyanın en büyük devletinin yürütme organı yönetilir. 1700lerin dünyasında 13 kolonili devlet için inşa edilmiş, bugün dünya lideriyiz. Bu ihtiyaca uygun çok daha büyük bir saray yapalım diyen tek bir başkan bile olmamıştır. Kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Çünkü, Beyaz Ev, ABD demokrasisinde devamlılığın da sembolüdür.Ve yine Beyaz Ev, kendi toplumundan izole bir yer de değil. Dünyada, içinde başkan yaşadığı halde halkının ziyaretine açık tek devlet başkanlığı konutudur. Çünkü Amerikan tarihinin en önemli kültür müzesidir. Haftalık ortalama ziyaretçi sayısı 30 bindir. Başkanın penceresinin bir kaç on metre uzağındaki bahçe demirliğinin önü ise ABDnin en ünlü gösteri ve protesto yeridir.
Beyaz Ev, başkanlar için kalıcı bir ihtişam ve keyif sarayı değil geçici bir barınma ve hizmet yeridir. Başkan Trumana göre, dışı çok gösterişli bir hapishaneden başka bir şey değildi. Ronald Reagan ise, buradaki yılları boyunca kendisini sürekli bir akvaryum balığı gibi hissettiğini anlatır. Michelle Obama da geçtiğimiz yıl, çok iyi dekore edilmiş bir hapishane olarak niteleyecekti. Bu eve kiracı başkanlar aileleriyle gelir geçer. Mülk sahibi Amerikan halkı ve demokrasisidir. Bu gerçeği, bir hizmetçisi, Baba George Bushun eşi Barbara Busha şöyle söyler bir gün:
Buraya her dört yılda bir başkanlar gelir gider Biz kalıcıyız.
CEMAL TUNÇDEMiR
http://amerikabulteni.com...yinda-oturmanin-faturasi/
Peki, 8 yıl boyunca yıllık ortalama 500 bin dolar maaşı olan ve kira gideri olmayan bir aile niçin Beyaz Saraydan beş parasız ayrılacaktı? Nancy Reaganı çok şaşırtan sebepten dolayı
ABD Başkanları Beyaz Saraya kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.
Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir saray değil bir evdir. Amerikalılar buraya saray demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DCde 1600 Pennsylvania Avenue adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçeye yanlış şekilde Beyaz Saray diye çevirilmiş olsa da, aslında ingilizcedeki orijinal adı White House yani Beyaz Evdir. Ve ABDye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp Davidteki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının first class uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.
Gerald Fordtan George W. Busha kadar 6 başkan döneminde bu evin baş kahyası (chief usher) olmuş Gary Waltersın deyişi ile, başkan ve ailesi bu evin 4 veya 8 yıllık kira sözleşmesine sahip kiracılarıdır. istedikleri yemekler pişirilir, malzemeler ve ürünler istedikleri markalardan seçilir ama parasını Amerikan halkı değil, Başkan ve ailesi maaşlarından öder. Ve doğal olarak fiyatın yüksekliğine alışmaları zaman alır. Çünkü başkanlar ve ailelerine verilen hizmet 5 yıldızlı otel kalitesinde olduğu gibi başkanın bunlar için ödeyeceği para da 5 yıldızlı otel fiyatları düzeyindedir. Devlet konutu diye cüzi ücretlendirme yapılmaz. Walters, yemek, hizmet ve malzemelerin pahalı olduğundan yakınmayan tek bir first aile hatırlamıyorum diyor. Hatırladığı en büyük tepki ise Jimmy Carterın eşi Rosalynn Cartera ait. Memleketleri Atlantada yemeğin de malzemelerin de çok daha ucuz olduğunu söyleyip durmuş aylarca. Ama first ladynin şikayetleri, fiyatları aşağı çekmeye yetmemiş. George W. Bushun eşi Laura Bush da, Spoken from the Heart adlı anı kitabında, Beyaz Sarayda yaşamanın ne kadar pahalı olduğundan yakınıyor. Onu en çok zorlayan konulardan biri de, hergün saçlarını yapan kuaföre, devleti temsil edeceği törenlere giderken bile olsa, ücretini kendisinin ödemesi olmuş. Bayan Bush kitabında, faturanın aylık geldiğini ve Başkan ve eşi ile iki kızının bütün yemeklerinin, kullandıkları bütün kişisel malzemelerin, kuru temizleme dahil tüm hizmetlerin, garsonların ve temizlik görevlilerinin saat başı ücretinin, özel misafirlerinin tüm msaraflarının bu faturada yer aldığını yazıyor. Faturada ağzımı açık bırakan kalemler de vardı diye aktaran Bayan Bush şu örneği veriyor:
Ülkenin First Ladysi olarak giyeceğim kıyafetlerin de özel tasarım olması gerektiği şartı vardı ama elbisenin ücretinin yanı sıra bu tasarımların ücreti de yine benden tahsil ediliyordu.
ABD Başkanlarının maaşına en son 1999 yılında zam yapıldı. Buna göre ABD Başkanın çıplak maaşı yıllık 400 bin dolar civarında. 50 bin dolar da görev tazminatı ödenir. Bu her iki ödeme de vergiye dahildir. Başkan bunların gelir vergisini ödemek zorunda. Bunların yanı sıra başkanın gezileri için, vergiden muaf yıllık 100 bin dolar harcırah ödenir. Ancak, Beyaz Saray faturasının yüksekliği göz önüne alındığında bir ABD Başkanı, maaşının neredeyse tamamını aylık giderlerine harcar. Yani ayrıca bir serveti yoksa, Beyaz Sarayda ucu ucuna yaşamak durumunda Belki de bu yüzden Başkan Gerald Ford, Beyaz Evi, Bugüne kadar gördüğüm en lüks sosyal yardım konutu diye tanımlamıştı.
Beyaz Ev, kompleks bir yapıdır. Aynı anda hem bir konut, hem bir müze ve hem de bir devlet dairesidir. ABD dünyanın süper gücü olmasına rağmen, Beyaz Ev, dünyadaki en büyük devlet başkanı sarayı değil, aksine büyük devletler içindeki en küçük devlet başkanlığı konutlarından biridir. Sadece bir katından, dünyanın en büyük devletinin yürütme organı yönetilir. 1700lerin dünyasında 13 kolonili devlet için inşa edilmiş, bugün dünya lideriyiz. Bu ihtiyaca uygun çok daha büyük bir saray yapalım diyen tek bir başkan bile olmamıştır. Kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Çünkü, Beyaz Ev, ABD demokrasisinde devamlılığın da sembolüdür.Ve yine Beyaz Ev, kendi toplumundan izole bir yer de değil. Dünyada, içinde başkan yaşadığı halde halkının ziyaretine açık tek devlet başkanlığı konutudur. Çünkü Amerikan tarihinin en önemli kültür müzesidir. Haftalık ortalama ziyaretçi sayısı 30 bindir. Başkanın penceresinin bir kaç on metre uzağındaki bahçe demirliğinin önü ise ABDnin en ünlü gösteri ve protesto yeridir.
Beyaz Ev, başkanlar için kalıcı bir ihtişam ve keyif sarayı değil geçici bir barınma ve hizmet yeridir. Başkan Trumana göre, dışı çok gösterişli bir hapishaneden başka bir şey değildi. Ronald Reagan ise, buradaki yılları boyunca kendisini sürekli bir akvaryum balığı gibi hissettiğini anlatır. Michelle Obama da geçtiğimiz yıl, çok iyi dekore edilmiş bir hapishane olarak niteleyecekti. Bu eve kiracı başkanlar aileleriyle gelir geçer. Mülk sahibi Amerikan halkı ve demokrasisidir. Bu gerçeği, bir hizmetçisi, Baba George Bushun eşi Barbara Busha şöyle söyler bir gün:
Buraya her dört yılda bir başkanlar gelir gider Biz kalıcıyız.
CEMAL TUNÇDEMiR
http://amerikabulteni.com...yinda-oturmanin-faturasi/
ertuç taçkın'ın söylediği muazzam şarkıdır. 70'lere özlem duyan 90 çocuklarının şarkılarından..
orjinali için;
(bkz: A Casa d Irene)
(bkz: A Casa d Irene)
Gelmiş geçmiş en iyi türkçe şarkıdır.
orada tatmıştık mutluluğu
kaldı uzakta o en derin haz.
kaldı uzakta o en derin haz.
erkut taçkın'ın sacha distel 'in la casa d irene 'sinden arakladığı romantik şarkı.
https://www.youtube.com/watch?v=9Ww70wcGXhw
https://www.youtube.com/watch?v=o6qWE1N12M0
https://www.youtube.com/watch?v=9Ww70wcGXhw
https://www.youtube.com/watch?v=o6qWE1N12M0
Samsunda bulunan meşhur bir dönerci. Ama bir çalıkuşu değildir.
En güzel türkçe parçalardan biridir. Erkut taçkın ın yorumu bana maço bir erkeğin ağlayışını çağrıştırır.
O ev beni çağırır gel gör gidemem sensiz, dırıruım.
hikaye gibi şarkı. dinlerken beyaz ev, o evde yaşananlar. hepsi kafada canlanıveriyor.
Girişi bile insanı duygulandıran, erkut taçkın şarkısıdır.
Kaldı ki arada erkut taçkın şiir edasında seslendirir şarkıyı o anda da verir duyguyu.
Sözlerinden Film çekilir denilen şarkıdır.
Kaldı ki arada erkut taçkın şiir edasında seslendirir şarkıyı o anda da verir duyguyu.
Sözlerinden Film çekilir denilen şarkıdır.
sade atakumda değil, bütün samsunda var olan dönercidir, ama sonu yakındır, teker teker kapatıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar