bugün

kış ayların da size acı veren bir soruya kimse inanmıyacak olsada canınız yana yana verdiginiz kısa cevaptır ben üşümüyorum cümlesi.
dısarıda kar yagar herkes montunu, kabanını, giyer kar topu oynanmaya cıkılır. ince bir hırkayla sizde cıkarsınız. ilk, farkınıza varılmaz biraz üşünmeye başlandıgı karlar uzerinde yuvaralanıldıgı, yuzler soguktan kızarıp, eller tutmaz oldugu zaman istemediginiz beklemediginiz bir soru yonletilir. sen üşümüyormusun ?
eller susar dost ta dostlugundan düşman da kalleşliginden sırta bakar olur. kifayetsiz kalır dudagınızdan dokulen cumleler.
aglar ana sani sokaga salarkende eller bu acıyı bilmez olur. el emegidir o hırka annem ormuştu dersiniz cok severimde ondan bunu giyerim . kacmak ister yureginiz gozleriniz kapalı koşmak gelir icinizden. gozleriniz yarı kapalı başınız egik bir cumle cıkar dudaklardan ben üşümüyorum...
soğuk kış günlerinde yalancıktan, avunmak için sarfedilen cümledir. hani beyin nasıl düşünürseniz öyle algılar diye bir kanı vardır ya, dışardaki soğuğa, moraran el, burun, ayaklarınıza inat söylersiniz bunu.işe yarar mı, işte orası bilinmez...
buz gibi bir havada uzuvlarınızı hissetmemeye başladığınız anda, kendinize psikolojik baskı yaparak; içinize yer etmiş olan soğuğu unutturma çabasıyla söylediğiniz cümle.
© copyright 2005 - 2026