bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri6
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- sözlük kızlarının kekleri24
- islamda namaz yoktur34
- kürdistan9
- günün sözü15
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- tanrı nazarında insan nedir3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez3
- sözlükten kız kaçırmak3
- ağzı kokan insan2
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- imalı laflardan anlamamak2
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- peynir helvası5
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- kefir patlaması3
- atatürk'ün en büyük türk milliyetçisi olması2
- hadisler2
- ölümsüzlük var4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- pandela3
- yesene beni diyen kız9
- dindarların çoğunun fakir olması7
- neme lazım diyen erkek6
- türk açılımı5
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ölümden korkuyor musunuz17
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- kıvırcık ali dinlerken varoluşsal sancılar çekmek2
- etli biber dolması3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- uludağ sözlük ün bugları3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- kekini yerim senin diyen erkek3
bir attila ilhan şiiri. sisler bulvarı adlı ilk şiir kitabında yer alır.
attila ilhan'ın sisler bulvarı isimli ikinci şiir kitabında yer alan güzel bir şiir. buyrun:
"yerinden kaldırmasalar
tedirgin etmeseler
armonikle ezbere polkalar çalan
alsace'li kör kadını
türkülerin başladığı bittiği yerdeki kız
raspail bulvarı'ndan
yine gelip yine geçen her akşam
yalnız
tedirgin etmeseler
armonik çalan bir kadını
ışıklar yola çıkınca herhangi bir akşam
beni alıp duvarların arkasına götürmeseler
seni alıp götürmeseler
zuider-zee körfezi'nin mastor bulutları
bir bir hatırında
hep böyle cam yeşili gökler boyar durur
sabahtan akşamlaradek
hollanda'lı bir ressam
orfevre rıhtımı'nda
demek
bir türkünün kıyısından çocuklar geçer
ellerini tertemiz bir yağmurda yıkamış
yalınayak macera gözlü çocuklar geçer
gülmüş gülmüş
ağlamış ağlamış
ben hızlı yıldızları deniz boylarında gördüm
ateşten oyulmuş çizgileri vardı
gözbebeklerinde
yıldız rüzgârları geçtiler
poyraz rüzgârları geçtiler
üşüdüm
büyük büyük üşüdüm
deniz fenerleri
akşamın içinden öksüz bakarlardı
palermo ve calabria sahillerinde
güvertede serseri ve mahzun gemiciler
ve gemicilerin gözbebeklerinde
bilmediğim
görmediğim
duymadığım
bir melankoli vardı
palermo ve calabria sahillerinde
deniz fenerleri
akşamın içinden öksüz bakarlardı
ben örsün kerpetenin şairi
istanbul limanından marsilya limanına kadar
kurşun döker gibi döktüm
mısra mısra
bütün namuskâr
bütün insancıl şiirleri
bulvarlarla rüzgâr
luxembourg bahçesi'nde rüzgâr
çoluk çocuk son yaprakları savuruyor
şimdi yerin altında
bir başka dünyanın nabzı gibi vuruyor
maden işçilerinin otomatik çekiçleri
ve köstebek yavrusu metrolar
armonik sesi utangaç
uzaktan
kaldırımlarda paris manzaraları
gökyüzünde bir çabuk
bir açık
bir hızlı mavilik
bir hızlı bulutlar
kırmızı kuşlarla süslenmiş yün eldivenlerin
gökyüzü kaldırımlar sen ve paris şehri
sen ve paris şehri sevgilim
ve her biri bir başka türlü çığrışan
yol-cu-luk-lar
ubangi-
şari'-
de
el değmemiş yıldızların altındaki
şehirsiz ve radyosuz dört duvarın
el değmemiş namuslu gözlerinde
ve yabani sarmaşıkları
misli görülmemiş hayranlıklar içinde
yabani yabani aydınlatan
beş alevlik ateşimiz
sonra bir adam
uğultulu ormanı
küstah çakal seslerini
ve bizzat çakalları
omuzlarına almış
yağlı simsiyah bir adam
yağlı ve kıvırcık
simsiyah sakalları
ben adam
başka adam
yürük adam
yıkmış sokaklara boylu boyunca gençliğini
ümitlerini güvercinler gibi uçurmuş
binlerce defa kaybetmiş ümitlerini
gemilerin kayboldukları yerde kaybetmiş
hain şiirlerde hain türkülerde kaybetmiş
binlerce defa yeniden bulmuş
ümitlerini
sonra fecir çığlıklarının saçlarından tutmuş
deniz gider o gider
bulut gider o gider
ben adam
başka adam
yürük adam"
"yerinden kaldırmasalar
tedirgin etmeseler
armonikle ezbere polkalar çalan
alsace'li kör kadını
türkülerin başladığı bittiği yerdeki kız
raspail bulvarı'ndan
yine gelip yine geçen her akşam
yalnız
tedirgin etmeseler
armonik çalan bir kadını
ışıklar yola çıkınca herhangi bir akşam
beni alıp duvarların arkasına götürmeseler
seni alıp götürmeseler
zuider-zee körfezi'nin mastor bulutları
bir bir hatırında
hep böyle cam yeşili gökler boyar durur
sabahtan akşamlaradek
hollanda'lı bir ressam
orfevre rıhtımı'nda
demek
bir türkünün kıyısından çocuklar geçer
ellerini tertemiz bir yağmurda yıkamış
yalınayak macera gözlü çocuklar geçer
gülmüş gülmüş
ağlamış ağlamış
ben hızlı yıldızları deniz boylarında gördüm
ateşten oyulmuş çizgileri vardı
gözbebeklerinde
yıldız rüzgârları geçtiler
poyraz rüzgârları geçtiler
üşüdüm
büyük büyük üşüdüm
deniz fenerleri
akşamın içinden öksüz bakarlardı
palermo ve calabria sahillerinde
güvertede serseri ve mahzun gemiciler
ve gemicilerin gözbebeklerinde
bilmediğim
görmediğim
duymadığım
bir melankoli vardı
palermo ve calabria sahillerinde
deniz fenerleri
akşamın içinden öksüz bakarlardı
ben örsün kerpetenin şairi
istanbul limanından marsilya limanına kadar
kurşun döker gibi döktüm
mısra mısra
bütün namuskâr
bütün insancıl şiirleri
bulvarlarla rüzgâr
luxembourg bahçesi'nde rüzgâr
çoluk çocuk son yaprakları savuruyor
şimdi yerin altında
bir başka dünyanın nabzı gibi vuruyor
maden işçilerinin otomatik çekiçleri
ve köstebek yavrusu metrolar
armonik sesi utangaç
uzaktan
kaldırımlarda paris manzaraları
gökyüzünde bir çabuk
bir açık
bir hızlı mavilik
bir hızlı bulutlar
kırmızı kuşlarla süslenmiş yün eldivenlerin
gökyüzü kaldırımlar sen ve paris şehri
sen ve paris şehri sevgilim
ve her biri bir başka türlü çığrışan
yol-cu-luk-lar
ubangi-
şari'-
de
el değmemiş yıldızların altındaki
şehirsiz ve radyosuz dört duvarın
el değmemiş namuslu gözlerinde
ve yabani sarmaşıkları
misli görülmemiş hayranlıklar içinde
yabani yabani aydınlatan
beş alevlik ateşimiz
sonra bir adam
uğultulu ormanı
küstah çakal seslerini
ve bizzat çakalları
omuzlarına almış
yağlı simsiyah bir adam
yağlı ve kıvırcık
simsiyah sakalları
ben adam
başka adam
yürük adam
yıkmış sokaklara boylu boyunca gençliğini
ümitlerini güvercinler gibi uçurmuş
binlerce defa kaybetmiş ümitlerini
gemilerin kayboldukları yerde kaybetmiş
hain şiirlerde hain türkülerde kaybetmiş
binlerce defa yeniden bulmuş
ümitlerini
sonra fecir çığlıklarının saçlarından tutmuş
deniz gider o gider
bulut gider o gider
ben adam
başka adam
yürük adam"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar