bugün

bıyıklarımın henüz yeni terlediği dönemlerimdi, ankara nın kuş uçmaz kervan geçmez mahallesinde, solucanlarla, karıncalarla, sokak köpekleriyle, boş salça kutularıyla, kara şimşek arabalarımızla, bilyelerimizle oynakmaktan vaz geçip; kendi kuşumuzla oynamaya başladığımız dönemlerdi. mahalle bakkalının oğlunun yaşıtımız olmasından mütevelli sık sık bakkalın arka odasında, köpek öldüren diye bilinen çubuk şarabını yüzümüzü ekşite ekşite, ezile büzüle içtiğimiz dönemlerdi, bakkala gelen kızları kesmekte cabasıydı tabi.bir bayram amcamız vardı, kendisi inşaatte saatlerce calişir aksam vaktide gelir bizimle oturup sarap içerdi zulada. 45-50 yaşındaki adam iki yudumdan sonra dökerdi bütün eteğindeki taşları daha yeni ergen olmuş bizlere. bizim utanıp büzülmemize rağmen hanımıyla olan cinsi münasebetini tüm samimiyeti ile ortalığa dökmekte hiç bir sakınca görmeyen bir adamdı. bacak omuzadan tut efendime söyliyeyim, envayi çesit pozisyon anlatırdı bize. eee tabi yaşta o zaman genç 5 tane sarap içmek bile bizlerin ufaklıkları sakinleştirmeye yetmezdi. o anlatır biz dinlerdik, haa ama yanliş anlaşilmasin cidden utana sıkıla dinlerdik, henuz daha piç olama mertebesinde değildik belkide. bir kıza bile dokunmamışken bayram amcanın "bana dötten vermiyen karıya ben ekmek vermem" söylemleri nasl kızartmasındı ki yüzümüzü. (buraya yazarken bile utandım, yeterli piçlik mertebesine gelemedik hala sanırım )saliha ablanın kapısından her geçişimde sanki ona bunu yapan benmişcesine kafamı öne eğerdim . bakamadım yıllarca kadının yüzüne. bu denli kocası tarafından afişe edilen bir insanın, şimdi ne yaptığını, bayram amcanın şuanda kimlere fantazilerini anlatığını merak etmiyor değilim açikcasi. ne pis adammıssın sen bayram amca.

bu entry burda bitmezdi türkçe bir klavyem olsadı, lakin yoruldum i leri ı, c leri ç , sert g leri de yumşatmaktan.
-ah ulan bayram amca, sen ulu sozluge meze olacak adam miydin.
© copyright 2005 - 2026