bugün
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor4
- herkes yatmış görünüyor3
- manifest dinleyen erkek11
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- eğitimde sınav sistemi2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- sudekiray3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- komik olmayan komedyen2
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- berrak tüzünataç3
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mesele ne senin benden ayrılman3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- yaz yemekleri5
- gulmekicinyaratilmis11
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- taşak sütyeni2
- insan zamandan ibarettir3
- spiderman mi döver batman mi5
- tofaş2
- mauro icardi3
- trabzonspor7
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- gocu4
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- stres yönetimi6
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- birleşik krallık3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- elalem ne der4
- almanya5
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- ispanya7
- petrol4
- gocu bay bey birader3
- dost2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
hürriyet cumartesi'nde yazılarını takip edebileceğiniz yazar. 3 ocak 2009 günü ekşisözlük, uludağsözlük ve itüsözlük'e köpürmüş yazar. köpürdüğü konu ise biz yazarların, köşe yazarlarını ''mantıksız, güvenilmez, iki satır yazarak büyük paralar kazanıyorlar.'' gibi kelimelerle küçük. görmemiz güyya aynı durum belirli bir yazarın adı geçtiğinde gerçekleşmiyormuş, sadece köşe yazarlarını karalıyormuşuz...
madem böyle bir eleştiride bulundu, öncelikle kendisine önce sözlük nedir bir araştırmasını tavsiye ediyorum.
biz burda günde maksimum 5000 kişinin önündeyiz. siz ise 500.000 gibi bir kitlenin.. durum böyle olunca hâl ve hareketlerinizde daha dikkatli olmak durumundasınız. bizim burda yapacağımız bir gafın unutulması kısa sürer, en fazla yazarlar arasında unutulmaz. dışarıya da taşmaz.
ayrıca çabuk gaza gelen bir kişiliği var, fikirler yerine şahısları karalama yöntemini seçerek ucuz bir yöntemle ilerlemekte.
köşesinin hemen yanına da ''belirli'' yazarlara okuyucuyla ilişkilerini sormuş. öncelikle gözümüze kocalarıyla fantezilerini bile çekinmeden yazan, gizlilik ve mahremden bihaber ayşe arman ile ne idüğü belirsiz ahmet hakan çıkıveriyor karşımıza. ahmet hakan kaç senelik yazar lakin hâlâ ''seni gazeteden atacaklar'' , ''bırak bu işi'' diye eleştirileri kulak veriyor, aldırış etmemeyi bilemiyor. ayşe arman'da algıda duyarsızlık gerçekleşmiş, tınlamıyor kimseyi. ahmet hakan ise daha duyarlı bu konulara. okuyucuyla arası pek iyi değil.
hemen altta elif çakır'ın başlığı gözümüze çarpıyor; ''tebrik etmeyi değil eleştirmeyi seviyorlar.''
''eleştiri'' kelimesini sadece ''yerden yere vurmaktan, kötülemekten'' sayıyor olsa gerek sayın elif çakır. bizler yeri geldiğinde kişiyi utandırmayı da, yüceltmeyi de biliyoruz. zamanı geldiğinde de de yapıyoruz. görmek istemezseniz göremezsiniz. böyle ucuz eleştirilerden de ileriye gidemezsiniz.
madem böyle bir eleştiride bulundu, öncelikle kendisine önce sözlük nedir bir araştırmasını tavsiye ediyorum.
biz burda günde maksimum 5000 kişinin önündeyiz. siz ise 500.000 gibi bir kitlenin.. durum böyle olunca hâl ve hareketlerinizde daha dikkatli olmak durumundasınız. bizim burda yapacağımız bir gafın unutulması kısa sürer, en fazla yazarlar arasında unutulmaz. dışarıya da taşmaz.
ayrıca çabuk gaza gelen bir kişiliği var, fikirler yerine şahısları karalama yöntemini seçerek ucuz bir yöntemle ilerlemekte.
köşesinin hemen yanına da ''belirli'' yazarlara okuyucuyla ilişkilerini sormuş. öncelikle gözümüze kocalarıyla fantezilerini bile çekinmeden yazan, gizlilik ve mahremden bihaber ayşe arman ile ne idüğü belirsiz ahmet hakan çıkıveriyor karşımıza. ahmet hakan kaç senelik yazar lakin hâlâ ''seni gazeteden atacaklar'' , ''bırak bu işi'' diye eleştirileri kulak veriyor, aldırış etmemeyi bilemiyor. ayşe arman'da algıda duyarsızlık gerçekleşmiş, tınlamıyor kimseyi. ahmet hakan ise daha duyarlı bu konulara. okuyucuyla arası pek iyi değil.
hemen altta elif çakır'ın başlığı gözümüze çarpıyor; ''tebrik etmeyi değil eleştirmeyi seviyorlar.''
''eleştiri'' kelimesini sadece ''yerden yere vurmaktan, kötülemekten'' sayıyor olsa gerek sayın elif çakır. bizler yeri geldiğinde kişiyi utandırmayı da, yüceltmeyi de biliyoruz. zamanı geldiğinde de de yapıyoruz. görmek istemezseniz göremezsiniz. böyle ucuz eleştirilerden de ileriye gidemezsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar