bugün
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı13
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- kore filmi izleyememek4
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması3
- superman türkiye de çekilseydi5
- fazla araştırmak kötü müdür7
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- karınızı başka erkeğin kolunda görüp gülümsemek3
- turizmciler battı mutlu musunuz2
- space oddity7
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- türk kızları neden kıskanç değil2
- 1 dakika neden 60 saniye3
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- hayata küsmek3
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- yayınlanmamış tanrı röportajları4
- çalışmak5
- uysaljakobene burç baktırmak8
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- üstteki yazarı öv15
- ona bir şey söyle17
- gözlüğü kaybetmek3
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi7
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak2
- manifest grubu vs pkk7
- ice break2
- chatgpt4
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- neden aşık oluyoruz3
- 128 milyar doların gündemden düşmesi2
- balık fiyatları2
- küçük memeli kız siniri4
- nesrin cavadzade4
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- sperm balinası2
- markette çalışmak7
- ilk sevgilisi ile evlenen insan2
- mete gazoz4
- israil'in olası türkiye saldırısı6
- 12 temmuz 2026 j sinner'a zverev maçı3
- götten vurdurup onurdan bahsetmek2
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- temiz para3
- avm otoparklarının ilk üç saat ücretsiz olması2
- sözlüğün son hali4
- ne olacak bu erkeklerin hali5
- anın görüntüsü18
- truenun online olması4
Zihnimden biraz uzakta, ya da şehrin gürültüsünde, sırtımı dönüp ağladığım yerde, düştüğümde kaldırdığın yerde.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
Aşk kalbin sıcak kendini sıcak hissettiği her yerdedir.
Cüzdanın kabarıklığındadır.
Çok içten ve güzel yazılmış bir yazının başlığı olmuştur. Okumadan yazacaktım. iyi ki gözüme çarpmış.
Çiçekçi ablanın kalemimi acaba?
Çiçekçi ablanın kalemimi acaba?
filmlerde.
gerçek hayatta aşk diye bir şey yoktur.
gerçek hayatta aşk diye bir şey yoktur.
aşkı arayan ve bir türlü bulamayan kişi serzenişdir.
biraz aşağılarda.
We found love in a hopeless place.
ne bok olduğunu anladıktan sonra taaa en derin kuyulara atılmıştır. uzak durula.
Ya yancıkta yada amcıktadır.
Jehan barbur - ask hıc biter mı
Sarkısının sozlerını getirir akla.
Sarkısının sozlerını getirir akla.
boğazımda tam da sözcüklerin düğümlendiği yerde...
vicdan.
Ask zar'dadır. Kutsal Bekaretlerımıze sahıp cıkalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar