bugün
- izmir de başörtülü kadını sahilden kovan seküler15
- sersem herif9
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması20
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- zihni göktay11
- yön duygusuna sahip olmamak6
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi5
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- kadınların piç erkek tercihi8
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- karı kıza para yedirir misiniz7
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam7
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- 2026 dünya kupası26
- günün şiiri21
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- yutar mısınız4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı7
- yeni yazarlara öneriler8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- evlenilmeyecek kız tipi5
- saraca finch house12
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- unutulmayan duvar yazıları7
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- brezilya milli futbol takımı2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- yılın ilk denize girişi4
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı3
- isveç norveç danimarka2
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı6
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı üzerine2
- daha önce başkasına nude atmış kızla evlenmek3
- carlo ancelotti2
- ragnar rockefeller38
- değersizlik hissi6
- beni de gammaz yapın5
- erling braut haaland6
- apophis göktaşı'nın 2029 da dünya'ya yakın geçişi2
- neymar2
- futbol21
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- şeriatçıyım deyip ingiltere ye sığınmak3
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi3
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
- heyt bea2
sevgilinizin hoşlandığı ya da sevgilinizden hoşlanan kişidir.
divan edebiyatı'ndaki aşk üçgeninden biridir ağyar. bu üçgenin diğer köşelerini aşık ile sevgili oluşturur. söz konusu aşk üçgeni divan edebiyatı'nın baslangıcından bitişine kadar hep var olmuştur..
(bkz: divan edebiyatı)
(bkz: divan edebiyatı)
ağyar idi gönlüm ki gözüm gönlünü yendi
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
sevgilinin sevdiği. rakip, düşman.
Yavuz Sultan Selim'in "Didar Olur" isimli şiirinde geçen söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
düyek usül bir hicaz olan söyleyemem derdimi adlı eserde geçer misal. eser icra edilirken yanlış anlamaktan mütevellit "aaah yar" şeklinde telaffuz edilir eşlik eden çoğunluk tarafından genellikle. gerçi bele kadar sarhoş adam o an sikip atmıştır zaten arapçayı farsçayı, kime neyi anlatıyosun? ben katılıyorum şahsen abilere. içilsin güzelleşilsin. oh bee.
"aaaaah yar"
"aaaaah yar"
yavuz sultan selimin şiirinde de geçen bir söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
arapça gayr kelimesinin çoğulu olup,lügatta yabancı -el - başkası anlamları içerir.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
şimdi tutup senin eline gök yüzünden yıldızları bir bir saysam bozuk para gibi, dönüp bana bunlar ne dersin hilal kaşlarını kaldırarak. oysa ben, gömleğimi yırtmışım o incir ağacına çıkarken. dikiş tutmaz anneme de gösterdim. kadıncağız bayramlığındı o senin deyip paraladı beni.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar