bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz10
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- kısa ve vurucu yazmak6
- sarapci koala65
- habire1221
- gün tabağı6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- sözlükte fosilleşmek6
- apo piçtir piç kalacak8
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- duş alıp uyumak2
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- deniz gül6
- filenin sultanları yarı finalde8
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- ellerim bos gonlum hos29
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- saraca096
- bir bela geliyor8
- arif kocabıyık16
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- devlet bahçeli8
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- lahmacun9
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- skoda fabia alınır mı5
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- silver ile evlenecek erkek52
- insan olmaya ceyrek kala15
- silvermist9
- ben sizin anonim11
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- pornonun zararları4
sevgilinizin hoşlandığı ya da sevgilinizden hoşlanan kişidir.
divan edebiyatı'ndaki aşk üçgeninden biridir ağyar. bu üçgenin diğer köşelerini aşık ile sevgili oluşturur. söz konusu aşk üçgeni divan edebiyatı'nın baslangıcından bitişine kadar hep var olmuştur..
(bkz: divan edebiyatı)
(bkz: divan edebiyatı)
ağyar idi gönlüm ki gözüm gönlünü yendi
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
var gözde yeri fitne-i ağyar-ı severem.
Kadı burhaneddin
sevgilinin sevdiği. rakip, düşman.
Yavuz Sultan Selim'in "Didar Olur" isimli şiirinde geçen söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkane yâr olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyâr olur
Sadıkâne belki ol âlemde bir serdar olur
Yâr olur ağyâr olur serdar olur dildâr olur
(bkz: didar olur)
düyek usül bir hicaz olan söyleyemem derdimi adlı eserde geçer misal. eser icra edilirken yanlış anlamaktan mütevellit "aaah yar" şeklinde telaffuz edilir eşlik eden çoğunluk tarafından genellikle. gerçi bele kadar sarhoş adam o an sikip atmıştır zaten arapçayı farsçayı, kime neyi anlatıyosun? ben katılıyorum şahsen abilere. içilsin güzelleşilsin. oh bee.
"aaaaah yar"
"aaaaah yar"
yavuz sultan selimin şiirinde de geçen bir söz.
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
"Yavuz Sultan Selim Han"
arapça gayr kelimesinin çoğulu olup,lügatta yabancı -el - başkası anlamları içerir.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
tasavvufta ise; hakikate yabancı olanlar vakıf olmayanlar makamında kullanılmaktadır.
kaynak;terimler deyimler sözlüğü.
şimdi tutup senin eline gök yüzünden yıldızları bir bir saysam bozuk para gibi, dönüp bana bunlar ne dersin hilal kaşlarını kaldırarak. oysa ben, gömleğimi yırtmışım o incir ağacına çıkarken. dikiş tutmaz anneme de gösterdim. kadıncağız bayramlığındı o senin deyip paraladı beni.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
mahallemizden trenler geçiyor, eski fransız yapımı ta 40'lardan kalma. belki elli sene önce çiçekli elbiseli kadınlar binerdi fötr şapkalarıyla, ayaklarında topuklular. şimdiyse, kapanmayan kapılarına asılıyorum adını haykırarak. hoş, bir yirmi sene sonra daha modernleri ile değiştirecekler o trenleri. benimse hala kulaklarımda çınlıyor kapadak kupadak sesleri.
cankurtaran mı? böyle sarı bir toz var üzerinde, ne bileyim ben ne olduğunu. ayasofya var sonra, kubbesi gökyüzünde, üzerine çıkarsam belki ayı da getirebilirim avuçlarının içine.
ne bileyim anlatmak isterdim divan yolunda enver paşa'nın yürüyüşünü. ihtilali görmedim ben ama 20 yıl sonra göreceğim ulu orta bir denemesini. enver paşanın tankları yoktu, beyaz bir kırata binerek geldi tıkıdak tıkadak onca yolu, bastı bab-ı aliyi. 20 sene sonra tanklar sürdüler ortaya, millet önüne yattı tankların. ben senin önüne yatardım sen tank olsan ama sen tank değilsin. keşke olsan, en azından yatacak yerim olurdu.
sahi, ayasofya ve sultanahmet camiilerinden okunan ezan sence de düet gibi değil mi? hocaların sesi de güzel yalnız. kösem sultan'la ibrahim sultan sefalar sürüyor bu sesle. güzel bence. sonra pargalının sarayı var. hani şu, kanuninin can dostu. idam ettirdi ya la 500 yıl önce, ben 500 yıl önce yaşamadım ama anlatıyor bazıları. benim de hikayemi anlatırlar mı bundan 500 yıl sonra. keşke birileri çıkıpta söylese. hiç ölmem böylece.
unutuyorum, unuttukça daha fazla şey hatırlamak gibi bir lanetim var. yanakların poğacaya benziyor. nasıl deme, istanbul poğaçasına. ben ki 7 iklim gezdim, görmedim istanbul poğaçası gibisini. içince 3-5 damla peynir full yağ. mide yakar. senin yanakların da gönlümü yaktı. çok benzerler bence.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar