bugün
- claudian clouds30
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- meriç dükalığı5
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlüğün ölü gibi olması5
- şemsiyeli lavuk6
- kamudaki torpil durumları3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı10
- sözlük kızlarının kekleri24
- islamda namaz yoktur32
- ağzı kokan insan5
- kürdistan10
- nervio15
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- anın görüntüsü24
- bildiğiniz sure sayısı3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- lahmacun3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası5
- tanrı nazarında insan nedir3
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- dindarların çoğunun fakir olması7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlükte ki gay başlıkları5
- neme lazım diyen erkek6
- 19 eylül 20264
- ölümsüzlük var4
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- türk açılımı5
- mülk suresi 30 ayet2
- sözlükten kız kaçırmak3
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- çok asketist bir insanım ben ya, kendimle gurur duyuyorum.
- neysin neysin? ne -ist?
- asket, asket
- o ne ya, bırak allah aşkına, senin başına güneş geçmiş, git kasket tak.
- *..?
- neysin neysin? ne -ist?
- asket, asket
- o ne ya, bırak allah aşkına, senin başına güneş geçmiş, git kasket tak.
- *..?
kendi bedeni ve ruhuna eziyet ederek tanrının sevgisini kazanacağına inanmak... acımasız bir tanrının insanı acılarla imtihan etmesi dogmasını temel alır. islam terminolojisinde 'nefs terbiyesi,' diye geçer. şahit olduğum bir vak'ada, bir zat, 'nasıl da kurufasulye diye tutturdu, ama yok sana fasulye, otur oturduğun yerde!' diye anlatırken, neden sonra kendisinden bahsettiğini anladım.
çileciliktir.özellikle hristiyan etik anlayışında rahatça gözlemlenecegi gibi bütün büyük etik anlayışlarında yer alır.
tinsel disiplini sağlamak amacı ile kendini alıkoyma, hatta kendi varlığını reddetme, çilecilik demektir. evet.
Dünya asketizmi vardır, ahiret asketizmi vardır. Bunlar apayrı şeylerdir. Dünya asketizmi tanrının şanını yüceltmek bahanesi ile kılıfına uydurulmuş tam kapitalist yaşamdır.
kendine eziyet etme sanatıdır. insan evladı kalkıp dünyanın bütün nimetlerini, zevklerini, konforunu, etini, şarabını, yatağını, her türlü rahatını bir kenara bırakıyor; çöllere, mağaralara, taşların üstüne kapanıyor ve “ben yokum” diyor. bedenini aç bırakıyor, ruhunu ıssız bir yalnızlıkla dolduruyor, arzusunu boğazlayıp “daha yüksek bir şey” peşinde koşuyor.
yunancadaki askesis’ten geliyor, yani talim, disiplin, alıştırma… ama bu talim öyle spor salonunda dumbbell kaldırır gibi değil lan, ruhu terbiye etmek için bedeni aç bırakma talimi. adamlar beden ruhun zindanıdır diyor, biz “ulan bırak kendini de yaşa” diyoruz ama yok, bazı tipler doğuştan bu yola meyilli.
stoacılar “arzudan vazgeç, acıya hazır ol” diye felsefe yapıyor, hristiyan ermişleri çölde kırbaçlıyor kendini, hindistan’da sadhular dikenli yatakta yatıyor, bizim sufiler bir lokma bir hırka’yla yetiniyor. ortak noktaları şu: bu dünya bir sınav salonu, burada ne kadar az keyif alırsan öbür tarafta o kadar yüksek not alırsın sanıyorlar.
günümüzde ise işler iyice karıştı tabii. eskiden çöle kaçardın, şimdi minimalizm diye 200 metrekare evde üç tişörtle yaşıyorsun, dopamine detox diye 24 saat telefon kullanmıyorsun, sonra da story atıyorsun. eskiden tanrı için zevkten vazgeçerdin, şimdi gelecekteki daha büyük bir zevk için sermaye biriktiriyorsun. ironik değil mi?
yunancadaki askesis’ten geliyor, yani talim, disiplin, alıştırma… ama bu talim öyle spor salonunda dumbbell kaldırır gibi değil lan, ruhu terbiye etmek için bedeni aç bırakma talimi. adamlar beden ruhun zindanıdır diyor, biz “ulan bırak kendini de yaşa” diyoruz ama yok, bazı tipler doğuştan bu yola meyilli.
stoacılar “arzudan vazgeç, acıya hazır ol” diye felsefe yapıyor, hristiyan ermişleri çölde kırbaçlıyor kendini, hindistan’da sadhular dikenli yatakta yatıyor, bizim sufiler bir lokma bir hırka’yla yetiniyor. ortak noktaları şu: bu dünya bir sınav salonu, burada ne kadar az keyif alırsan öbür tarafta o kadar yüksek not alırsın sanıyorlar.
günümüzde ise işler iyice karıştı tabii. eskiden çöle kaçardın, şimdi minimalizm diye 200 metrekare evde üç tişörtle yaşıyorsun, dopamine detox diye 24 saat telefon kullanmıyorsun, sonra da story atıyorsun. eskiden tanrı için zevkten vazgeçerdin, şimdi gelecekteki daha büyük bir zevk için sermaye biriktiriyorsun. ironik değil mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar