bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar13
- febelilerin herşeyi abartması3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- fenerbahçeli yazarlar8
- sözlükte kim kimle sevgili27
- arabada sakso3
- terapi niteliğindeki şeyler8
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik4
- nervio43
- galatasaray taraftarı2
- iyi menemenin sırrı7
- tarihin en kötü liverpollunu yenmek2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- almanca bilmek5
- kale3112 ifşa8
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- siyah sütyen5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- meme4
- muslettin amca14
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- sözlük klasikleri12
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov27
- anın görüntüsü32
- engineer288
- sözlük kürdü55
- ese dezze8
- aşk9
- true esaretten kurtulacak4
- kassız erkek neye benzer5
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- futbol17
eskimoların şiire verdikleri isim..
anlamı:soluk..
anlamı:soluk..
hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa anerka!
geçitlerinde yasaklanmış mevsim hatıralarıyla
sana nereden geleyim?
artık her ses içimdeki bir sözün katili
oysa, bir seni bildim anerka
bir de kaçmaya hazır gözlerindeki, yarı uykuyu
ki henüz bir kaç asırlık olsa da sensiz kalmışlığım
bir seni bildim,
bir de sensizliği...
dilimde, kavimler göçünden kalma bir yol türküsü,
aklımda, söze dönüşmeyen sesler,
yüzümde gülücük diye taşıdığım hüzün,
boynumda, mor hamaylı gözlerin
ve yüreğimde
aşkın kehanet korkularıyla
sabrımı yoklayan esmer geceyi
ayın öbür yüzündeki ihaneti
tanrıyı
ve
seni,
hakimin hükmüne kırılan kalemi,
ve
çekilen bıçağın
aşkın kirli tarihinden akıttığı kanları
soluk ve soğuk yüzlerin sinsi pusularını
celladın cüzzamlı, kanlı avuçlarını
ve her an tetikte, aklı firarda sevgilileri...
`bir seni bildim anerka
bir de sol göğsünde kızıl alev güllerini
yüzünün yaşama dönüşüp,
gözlerinin felsefe ile anlaştığını
ve bir ben bildim
platon'un gözlerine ne denli yakıştığını...`
bir seni bildim anerka
bir de yirmi dört saatin gece olduğunu
geçmiş zaman kipinde bütün umutları
gelecek zamana bağlayan
bağlantısız bir bağlaç
ve
güneşe devrilmeyen
devrik bir cümle gibi
her şeyin anlamından koptuğumu
ii
aşkınla,
ateşinde yanan şaşkın bir pervaneydim anerka!
yaşamın başlangıç noktası
ve ölümle başlayan başlangıçların son noktası...
`görünmez bir kazaydım kendi seyrimde
gece; zarf
ölüm; fiil
ışık; fail
ben ise bütün intiharların öznesiydim`
pusuda iken bütün firavunlar
kimseler sevmedi benim kadar gözlerindeki yarı uykuyu
bir intihar pervanesiydim, bir ışığa aşık
bir şaşkın düş kanadıydım
gözlerinde kırık,
gözlerine aşık...
oysa şimdi anerka,
oysa şimdi, kum saatinin ince belinden tek saniye süzülmezken
bruki göçü gibi diyar diyar sürülen yüreğimde(n) vuruyor zaman
babil'im, ninova'yım.
yitik ve mistik bir zaman tüneliyim
bir çığın ağır çığlığı
ve ağır bir sevda enkazıyım anerka!
iii
hislerimi bir dervişe satıp
tanımsız hiçliğimle duaların ürpertisine gizledim umudumu
boynumda bilmece gibi ismin
bir sevda türküsünün son notası özetinde
ve
her kulacımda dibe çekildiğim
anasından ayrı van gölü hüznündeyim
özü bilinmeyen dinler adına
xecé û siyabend aşkına anerka!
yut dudaklarımı
yut ki öpeyim yüreğinden
yoksa,
sol yanımda ağır bir kanamayla cebimde cerahatımı taşıyarak
kötücül varlıklar
ve kaybolmuş yüzlerin arkasında yatan hiçlikle
kendime yamanarak
ve yanarak
ve yalınayak tamara çaresizliğinde
kokunun sindiği kaleden bozma şatomun dehlizlerinde yitip
talihim gibi kör çıyanların
bedenini oyduğu akdamar olurum anerka!
kıvranan narin çaresizlik,
titreyen özüme bulaşmış acemilik,
ve
günah desenleriyle
ruhumun ölüsünde dirilen beden neye yarar?
yokluğun ölüm olur anerka!
yokluğun, başkale'de sırrı aşikar bir cinayet
ve zilan deresinde ölen çocuk ürpertisiyle
asi, direngen yüreğimdeki isyanı bastıran zulüm olur...
`bir seni bildim anerka
bir de senden olanı
kendimi ve yokluğumu
ve
uyruğumun aşk,
tabiyetiminse hiç olmadığını...`
ey göğsüne yaslanıp çırılçıplak ağladığım!
kaşlarını ağıtlarıma,
gözlerini çaresizliğime,
yalnızlığım kadar prüzsüz bir ten
ve ışığı boğan gölgem kadar yoksul çizgileriyle
yüzünü yüzüme benzettiğim siluetsiz sevgili
bilirsin ''aşk bir sığınma talebidir''
anadilim gibi dilimin ucunda ve yasak olsan da
iri gözlerine beni de al anerka!
iri gözlerine beni de al.
bir özhan hakan şiiri dir soluk soluğa ve okunulasıdır.
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa anerka!
geçitlerinde yasaklanmış mevsim hatıralarıyla
sana nereden geleyim?
artık her ses içimdeki bir sözün katili
oysa, bir seni bildim anerka
bir de kaçmaya hazır gözlerindeki, yarı uykuyu
ki henüz bir kaç asırlık olsa da sensiz kalmışlığım
bir seni bildim,
bir de sensizliği...
dilimde, kavimler göçünden kalma bir yol türküsü,
aklımda, söze dönüşmeyen sesler,
yüzümde gülücük diye taşıdığım hüzün,
boynumda, mor hamaylı gözlerin
ve yüreğimde
aşkın kehanet korkularıyla
sabrımı yoklayan esmer geceyi
ayın öbür yüzündeki ihaneti
tanrıyı
ve
seni,
hakimin hükmüne kırılan kalemi,
ve
çekilen bıçağın
aşkın kirli tarihinden akıttığı kanları
soluk ve soğuk yüzlerin sinsi pusularını
celladın cüzzamlı, kanlı avuçlarını
ve her an tetikte, aklı firarda sevgilileri...
`bir seni bildim anerka
bir de sol göğsünde kızıl alev güllerini
yüzünün yaşama dönüşüp,
gözlerinin felsefe ile anlaştığını
ve bir ben bildim
platon'un gözlerine ne denli yakıştığını...`
bir seni bildim anerka
bir de yirmi dört saatin gece olduğunu
geçmiş zaman kipinde bütün umutları
gelecek zamana bağlayan
bağlantısız bir bağlaç
ve
güneşe devrilmeyen
devrik bir cümle gibi
her şeyin anlamından koptuğumu
ii
aşkınla,
ateşinde yanan şaşkın bir pervaneydim anerka!
yaşamın başlangıç noktası
ve ölümle başlayan başlangıçların son noktası...
`görünmez bir kazaydım kendi seyrimde
gece; zarf
ölüm; fiil
ışık; fail
ben ise bütün intiharların öznesiydim`
pusuda iken bütün firavunlar
kimseler sevmedi benim kadar gözlerindeki yarı uykuyu
bir intihar pervanesiydim, bir ışığa aşık
bir şaşkın düş kanadıydım
gözlerinde kırık,
gözlerine aşık...
oysa şimdi anerka,
oysa şimdi, kum saatinin ince belinden tek saniye süzülmezken
bruki göçü gibi diyar diyar sürülen yüreğimde(n) vuruyor zaman
babil'im, ninova'yım.
yitik ve mistik bir zaman tüneliyim
bir çığın ağır çığlığı
ve ağır bir sevda enkazıyım anerka!
iii
hislerimi bir dervişe satıp
tanımsız hiçliğimle duaların ürpertisine gizledim umudumu
boynumda bilmece gibi ismin
bir sevda türküsünün son notası özetinde
ve
her kulacımda dibe çekildiğim
anasından ayrı van gölü hüznündeyim
özü bilinmeyen dinler adına
xecé û siyabend aşkına anerka!
yut dudaklarımı
yut ki öpeyim yüreğinden
yoksa,
sol yanımda ağır bir kanamayla cebimde cerahatımı taşıyarak
kötücül varlıklar
ve kaybolmuş yüzlerin arkasında yatan hiçlikle
kendime yamanarak
ve yanarak
ve yalınayak tamara çaresizliğinde
kokunun sindiği kaleden bozma şatomun dehlizlerinde yitip
talihim gibi kör çıyanların
bedenini oyduğu akdamar olurum anerka!
kıvranan narin çaresizlik,
titreyen özüme bulaşmış acemilik,
ve
günah desenleriyle
ruhumun ölüsünde dirilen beden neye yarar?
yokluğun ölüm olur anerka!
yokluğun, başkale'de sırrı aşikar bir cinayet
ve zilan deresinde ölen çocuk ürpertisiyle
asi, direngen yüreğimdeki isyanı bastıran zulüm olur...
`bir seni bildim anerka
bir de senden olanı
kendimi ve yokluğumu
ve
uyruğumun aşk,
tabiyetiminse hiç olmadığını...`
ey göğsüne yaslanıp çırılçıplak ağladığım!
kaşlarını ağıtlarıma,
gözlerini çaresizliğime,
yalnızlığım kadar prüzsüz bir ten
ve ışığı boğan gölgem kadar yoksul çizgileriyle
yüzünü yüzüme benzettiğim siluetsiz sevgili
bilirsin ''aşk bir sığınma talebidir''
anadilim gibi dilimin ucunda ve yasak olsan da
iri gözlerine beni de al anerka!
iri gözlerine beni de al.
bir özhan hakan şiiri dir soluk soluğa ve okunulasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar