bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- hakkımda bilmeniz gerekenler14
- yorgun mermi vs nervio12
- arkadaşlar çabuk bakın8
- ioçk7
- yoğurt mayalayan kızı üzmek6
- ben gidiyorum4
- uludağ sözlük discord grubu10
- uludağ sözlük partisi8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası3
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- nervio burak demirbilek evliliği10
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- nohut yaptım nası olmuş2
- birader ne demek10
- yeni parti46
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- tai lung18
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- mentollü sigara3
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri13
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- gocu meriç7
- sozlugun hafizasi6
- baş meriç7
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- mehdi beklentisi5
- damarlı ayak4
- nervio hamferdi4
- as maca3
- margarita lahmacun3
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
Anaximander Anadolu'da Milet'ten antik filozof.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar