bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması18
- anın görüntüsü32
- nar tanelemek5
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- millette manyak para var20
- erken uyanmak4
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- boşandığı eşine araba alan adam7
- kuzey buz denizi3
- quentin tarantino nun en iyi filmi2
- zenci uşağın aniden içeri girmesi3
- sözlük kürdü54
- yazılımcının flört edememesi2
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- papatya çayı içen erkek10
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- 007 tarzı entry girmek4
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- 20075
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
- etnik köken20
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- escort ile para kavgası5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
Anaximander Anadolu'da Milet'ten antik filozof.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Anaximander yaklaşık olarak M.Ö. 610- 546 arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.Aynı zamanda, Thales'in daha genç bir çağdaşıydı. Kendisi iyonya okulunun ikinci düşünürüdür. Yaklaşık olarak iki yüzyıl sonra yaşamış olan Aristo gibi başkalarının yorumlarının yanında Anaximander e atfedilen günümüze kadar gelmiş sadece tek bir fragman vardır.Anaksimander de bilimsel faaliyetler ile felsefi düşünceler iç içe geçmiş bir haldedir.Kendisinin Karadeniz e açılan denizciler için bir harita yapmış olduğu söylenilmektedir.Din ya da mitolojiden ayrı bir şekilde kendisini öne süren, kendisine yer açan felsefenin, onda biraz daha soyut ve gelişmiş bir düzeye ulaştığını görmekteyiz. Anaksimander'in evren anlayışı, dünyanın su üzerinde yüzen düz bir tepsi olduğunu öne süren Thales in evren anlayışının çok daha ötesine gitmiştir.
Anaximander, Thales gibi benzer soruları sormuş ve benzer öncülle işe başlamıştır. Anaximander, suyun değişmeyen cevher (urstoff) olduğunu iddia etmek için, hiçbir zorlayıcı neden bulamamıştır. Şayet su toprağa ve toprak da, suya ya da su, havaya ve hava suya dönüşüyorsa; bunun anlamı her şeyin, her şeye dönüştüğüdür. Mantıksal olarak suyun ya da toprağın ya da havanın ya da herhangi bir şeyin urstoff olduğunu iddia etmek tamamen nedensizdir. Belki de Anaximander'in Thales'in cevabına karşı getirdiği itirazlar, bu türdendi.
Anaximander kendi açısından urstoff u, apeiron yani zaman ve mekanda sınırsız ve belirsiz olan şeklinde tanımlamayı tercih eder. Bu anlamda kendisi, yukarıda bahsi geçen itirazlardan kaçınmış olur.
Gözlemleri ile evren düzenini açıklamaya çalışmış ve bunun için ilk defa kozmos sözcüğünü kullanmıştır, bu sözcükle düzenli ve anlaşılır bir evreni kastetmiştir. Ekliptiğin eğimini hisseden ilk kişidir. Yıldızların ve gezegenlerin dönen bir küreye çakılı olduklarını ve basık bir silindir şeklindeki dünyanın, bu kürenin merkezinde yer aldığını ileri sürmüştür. Güneş, gündüz saatlerinde, üzerinde delikler bulunan bu kürenin içinde bulunurken, gece süresinde kürenin dışında bulunuyordu. Böylece gece, deliklerden giren ışık yıldız ve gezegen olarak görünüyordu.
Tutulmalardan yararlanarak Güneş in yarıçapının Yer yarıçapının 27 katı olduğunu tahmin etmiştir. Ona göre Güneş in Yer e olan uzaklığı da Güneş çapının 27 katı idi. Ay ın uzaklığını ise Yer yarıçapının 19 katı olarak hesapladı.
Anaximander'in canlıların kökenine ilişkin görüşü de oldukça çarpıcıdır: insan yavrusunun doğuş sırasındaki çaresizliği gözleminden hareket eden filozof, atalarımızın başlangıçta balık olduğunu ileri sürer. Açıklaması da oldukça basittir; Bir zamanlar denizlerin çekilmesiyle yaşamlarını karada sürdürme zorunda kalan kimi balıklar insana kadar uzanan pek çok hayvan türüne kaynak olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar