bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    Eskiden çocukların ilk okula başladığı gün yapılan merasim.
    ... sulh
  2. .
    osmanlılarda çocuğun yaşı 4 yıl 4 ay 4 gün olunca eğitime başlaması töreni.
    1 ... akustikcinayet
  3. .
    mehmet akif ersoy'un yazmış olduğu şiir. ilk mısraları ile sizi içine çekmeye başlayan bir girdap.

    ''Gözüm ki kane boyandı, şarâbı neyliyeyim?

    Şarâbı neyliyeyim?

    Ciğer ki odlara yandı, kebâbı neyliyeyim?

    Kebâbı neyliyeyim?

    Ne yâre yaradı cismim, ne bana, bilmem hiç!

    ilâhi, ben bu bir avuç türâbı neyliyeyim?

    Türâbı neyliyeyim?

    Âmin! Amin!''

    En önde, rahlesi âguş-i ihtirâmında

    Ağır ağır yürüyen bir dokuz yaşında melek;

    Beş on adım geriden, pîş-i ihtişâmında,

    Şafak ziyâları hattâ ufûl edip gidecek

    Kadar lâtîf, iki ma'sûmu bir açık payton

    Vakâr u nâz ile çekmekte; arkasında bunun,

    Küçük adımlı yaman bir tabur ki hayli uzun





    O rûhtan daha sâfi olan yüreklerden,

    Zaman zaman bir ilâhî terâne yükseliyor;

    Bu cûş-i saffetin aksiyle tâ meleklerden

    Zemîne doğru bir "amîn!" sadâsıdır geliyor.

    Muhîti her birinin bir sabâh-ı nûrânûr,

    Bütün bu kâfile efrâdı, pür-sürûd-i sürûr,

    Yarıp önünde duran halkı muttasıl gidiyor!





    Bu bir ketîbe-i ma'sûmedir ki, ey millet:

    Selâma durmalısın şanlı rehgüzârında;

    Bu bir cenâh ki: Atîde bir ufak hareket

    Yapıp cihanları oynatmak iktidârında!

    Gelir de sâye-i imdâd-ı Hak'ta bir gün, bu,

    Girer diyâr-ı meâlîye doğrûdan doğru.

    Bu ancak işte, eğer varsa, şanlı bir ordu!





    Evet, ilerlemek isterse kârbân-ı şebâb,

    Yolunda durmaya gelmez. O çünkü durmıyarak

    Sabâh-ı sermed-i âtîye eylemekte şitâb;

    O çünkü isteyemez hâle katlanıp durmak!

    Onun kudûmü için nâzenîn-i istikbâl,

    Açar da sîne, o olmaz mı per-güşâ-yi visâl?

    Durur mu artık onun karşısında, mâzî, hâl?





    Fakat o zemzemeler uçtu hep dudaklardan...

    Sürûd-i neşve bu âlemde pek süreksizdir!

    Ağır ağır geçiyorken alay sokaklardan,

    Gelir de caddenin ağzında mıhlanır, dikilir,

    Mehîb-manzara bir anlı şanlı gerdûne;

    içinde pudralı üç kanlı çehre! Neyse yine,

    Yol açtı bir iri ses mevkibin geçip önüne:





    - Siz ey heyâkil-i bî-rûhu devr-i mâzînin,

    Dikilmeyin yoluna kârbân-ı âtînin;

    Nedir tarîkını kesmekte böyle isti'câl?

    Durun, ilerlesin Allâh için, şu istikbâl.
    1 ... akustikcinayet