bugün
- yaşadım demek için ne yapmalı4
- blaupunkt3
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri41
- sözlüğü ayakta tutanlar2
- kitap okumamak3
- belediye ruhsat birimi2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi5
- ateşte kızartılacaksın2
- kısa vadeli faydalı güdülenim araçları2
- dilencilik yasal bir iş midir2
- dilenme usulleri2
- gece gelen yemek yapma isteği8
- paranın mutluluk getirmemesi3
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- terhis oluyorum sözlük21
- konuşurken anladın mı deyip duran tip2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- karın üzerinde yürüme sesi2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- fatma betül sayan kaya28
- aşk15
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- silik sayınız7
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- coca cola3
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- akıllı telefon kullanan erkek9
- camilerdeki ayak kokusu11
- münafık11
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- fatma betülüm yapmaz13
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- victor osimhen8
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- online yazarlar nasıl görünür4
* Amartya Kumar Sen (Bengalce:Ômorto Kumar Shen) (d. 3 Kasım 1933), Hintli ekonomist. Açlık, insani kalkınma teorisi, refah ekonomisi, ile yoksulluk, cinsiyet ayrımcılığı, ve liberalizmin altında yatan mekanizmalar hakkındaki çalışmalarıyla refah ekonomisine büyük katkıda bulunmuştur. Bunun neticesinde 1998 yılında "refah ekonomisi konusundaki katkıları için" Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülmüştür.
1998 ile 2004 yıllarında, Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Trinity College'ın başına geçerek, Oxbridge kolejlerinden birinin başına geçen ilk Asyalı olmuştur. Günümüzde Sen, Harvard Üniversitesi'nde felsefe ve ekonomi profesörüdür. Amartya Sen'ın kitapları otuzdan fazla dile çevrilmiştir.
Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve ingiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 8., 2008 yılında 16. sırada yer almıştır.
2009 yılına geldiğimizde 80'den fazla üniversiteden fahri doktora ünvanı almıştır.
(eserlerinin listesi ve resmi için : http://tr.wikipedia.org/wiki/Amartya_Sen )
1998 ile 2004 yıllarında, Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Trinity College'ın başına geçerek, Oxbridge kolejlerinden birinin başına geçen ilk Asyalı olmuştur. Günümüzde Sen, Harvard Üniversitesi'nde felsefe ve ekonomi profesörüdür. Amartya Sen'ın kitapları otuzdan fazla dile çevrilmiştir.
Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve ingiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 8., 2008 yılında 16. sırada yer almıştır.
2009 yılına geldiğimizde 80'den fazla üniversiteden fahri doktora ünvanı almıştır.
(eserlerinin listesi ve resmi için : http://tr.wikipedia.org/wiki/Amartya_Sen )
john rawls'un justice and fairness kitabındaki adalet yaklaşımını eleştirir. ama bunu yaparken çok yumuşak bir dile başvurur. mesela aijaz ahmad'ın edward said'i eleştirirken "biz senin babanı da biliriz" türünden çiğliklere yer vermez. rawls hepimizin hocasıdır, ondan çok şey öğrendik, adalet meselesini gündeme getirmiştir, büyük bir dehadır, türünden cümlelerle girer the idea of justice eserine. hatta adam rawls'u eleştirirken bile, "benim anladığım kadarıyla..." falan diyerek eleştiriyor. neyse, işte amartya sen rawls'a diyor ki neden birincil (güya) ihtiyaçlarımız; özgürlük, eşitlik, saygı gibi değerlerimizden daha öncelikli olmak zorunda olsun ki? kaldı ki rawls eşitsizlikleri azaltacak ekonomik bir yeniden dağıtımı önerse bile bu bireylerin aldıkları üründen birincil (primary) ihtiyaçlarını giderebilecekleri anlamına gelmez ki. bu işte itirazının temelidir. amartya sen öyle fırsat eşitliğini çıkıp da joker cevap gibi görenlere pabuç bırakmaz. iyi amk, eşitsizliğe dayalı bir düzen yarat ondan sonra "herkese eşit şans verilirse isteyen cumhurbaşkanı bile olur" de. yemezler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com