bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- ona bir cümle bırak4
- gecenin şarkısı4
- pazarda su satmak2
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gençler iş beğenmiyor3
- gazlamak2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- eski yazarların emekli yapılması5
1967 de vefat etmiştir.
--spoiler--
Bu akşam sonbahar ne kadar serin;
Geceyi hasretle bekliyor zaman.
Üstünde hasretle leylekler uçan
Beyaz perdeleri indiriverin.
Masamda düşünen eski lâmbayı
Yakmayın, odamız karanlık dursun;
Gecenin ufkundan yükselen ayı
Görelim, perdemiz üstüne vursun.
Perdemiz üstünde uçan leylekler
Şimdi ay vurunca, yabancı, uzak
Mâvi bir iklîmden kanad çırparak
Geçen leyleklere benzeyecekler.
O zaman unutup aşkı, hevesi,
Neş'eyle çarparken yorgun kalbimiz,
Göğsümüzden kopan bu coşkun sesi
Kanat seslerine benzeteceğiz.
--spoiler--
Ali Mümtaz Arolat - leylekler
Bu akşam sonbahar ne kadar serin;
Geceyi hasretle bekliyor zaman.
Üstünde hasretle leylekler uçan
Beyaz perdeleri indiriverin.
Masamda düşünen eski lâmbayı
Yakmayın, odamız karanlık dursun;
Gecenin ufkundan yükselen ayı
Görelim, perdemiz üstüne vursun.
Perdemiz üstünde uçan leylekler
Şimdi ay vurunca, yabancı, uzak
Mâvi bir iklîmden kanad çırparak
Geçen leyleklere benzeyecekler.
O zaman unutup aşkı, hevesi,
Neş'eyle çarparken yorgun kalbimiz,
Göğsümüzden kopan bu coşkun sesi
Kanat seslerine benzeteceğiz.
--spoiler--
Ali Mümtaz Arolat - leylekler
1897'de istanbul'da doğmuş şairimiz.
doğa ve aşk temalarını işleyen hece ölçüsü ile yazılmış şiirleriyle tanınır. galatasaray lisesi'nde okurken 1.dünya savaşı'na katıldı. daha sonra ticaret lisesi'ni bitirdi ve bankalarda çalıştı. ilk şiirlerini seza adıyla yayımladı. yeni mecmua ve dergah'ta sürekli şiirleri çıktı. hecenin yanı sıra serbest nazmı da kullanan şairimiz 4 eylül 1967'de istanbul'da vefat etti.
"bir gemi yelken açtı", "hayal ikliminden dönen diyor ki" isimli şiir kitapları vardır.
bir gemi yelken açtı
bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine,
civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine;
hayâl iklimlerine bir gemi yelken açtı.
beyaz yelkenlerinde ölgün bir kızıllığın
titrek son akisleri dalgalandı belirsiz;
toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın
hırçın bir fırtınayı düşünüyordu deniz.
ufuklarda solarken altın şafak gülleri
yabancı âlemlerden sâadetler, emeller,
ihtiraslar bekliyen kimsesiz gönülleri
gizlice sıkıyordu kızgın demirden eller.
en katı yüreklinin bile bu sabah iki,
üç damla yaş kurudu solgun yanaklarında;
açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
bugün de erişilmez o diyâra, yarın da...
mâdem ki o iklime erişmeye imkân yok,
neden böyle vakitsiz enginlere çıkışlar?
bulutlar toplanıyor, ufukta dalgalar çok,
kış geliyor, yelkenler emin bir yerde kışlar!
yolcular diyorlar ki: -erişmek ümidi az;
biliriz dalgaların her biri bir mezarlık.
belki de içimizden hiçbiri ayak basmaz,
lakin yolunda ölmek, bu da bir bahtiyarlık!
ufkun dört duvarına kanadını vurarak
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine,
gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak
bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine.
kaynak: cumhuriyetten günümüze türk şiiri antolojisi, abdullah özkan-refik durbaş, boyut dosya yayınları, 2003.
doğa ve aşk temalarını işleyen hece ölçüsü ile yazılmış şiirleriyle tanınır. galatasaray lisesi'nde okurken 1.dünya savaşı'na katıldı. daha sonra ticaret lisesi'ni bitirdi ve bankalarda çalıştı. ilk şiirlerini seza adıyla yayımladı. yeni mecmua ve dergah'ta sürekli şiirleri çıktı. hecenin yanı sıra serbest nazmı da kullanan şairimiz 4 eylül 1967'de istanbul'da vefat etti.
"bir gemi yelken açtı", "hayal ikliminden dönen diyor ki" isimli şiir kitapları vardır.
bir gemi yelken açtı
bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine,
civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine;
hayâl iklimlerine bir gemi yelken açtı.
beyaz yelkenlerinde ölgün bir kızıllığın
titrek son akisleri dalgalandı belirsiz;
toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın
hırçın bir fırtınayı düşünüyordu deniz.
ufuklarda solarken altın şafak gülleri
yabancı âlemlerden sâadetler, emeller,
ihtiraslar bekliyen kimsesiz gönülleri
gizlice sıkıyordu kızgın demirden eller.
en katı yüreklinin bile bu sabah iki,
üç damla yaş kurudu solgun yanaklarında;
açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
bugün de erişilmez o diyâra, yarın da...
mâdem ki o iklime erişmeye imkân yok,
neden böyle vakitsiz enginlere çıkışlar?
bulutlar toplanıyor, ufukta dalgalar çok,
kış geliyor, yelkenler emin bir yerde kışlar!
yolcular diyorlar ki: -erişmek ümidi az;
biliriz dalgaların her biri bir mezarlık.
belki de içimizden hiçbiri ayak basmaz,
lakin yolunda ölmek, bu da bir bahtiyarlık!
ufkun dört duvarına kanadını vurarak
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine,
gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak
bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine.
kaynak: cumhuriyetten günümüze türk şiiri antolojisi, abdullah özkan-refik durbaş, boyut dosya yayınları, 2003.
güncel Önemli Başlıklar
