bugün

1967 de vefat etmiştir.
--spoiler--
Bu akşam sonbahar ne kadar serin;
Geceyi hasretle bekliyor zaman.
Üstünde hasretle leylekler uçan
Beyaz perdeleri indiriverin.

Masamda düşünen eski lâmbayı
Yakmayın, odamız karanlık dursun;
Gecenin ufkundan yükselen ayı
Görelim, perdemiz üstüne vursun.

Perdemiz üstünde uçan leylekler
Şimdi ay vurunca, yabancı, uzak
Mâvi bir iklîmden kanad çırparak
Geçen leyleklere benzeyecekler.

O zaman unutup aşkı, hevesi,
Neş'eyle çarparken yorgun kalbimiz,
Göğsümüzden kopan bu coşkun sesi
Kanat seslerine benzeteceğiz.
--spoiler--

Ali Mümtaz Arolat - leylekler
1897'de istanbul'da doğmuş şairimiz.

doğa ve aşk temalarını işleyen hece ölçüsü ile yazılmış şiirleriyle tanınır. galatasaray lisesi'nde okurken 1.dünya savaşı'na katıldı. daha sonra ticaret lisesi'ni bitirdi ve bankalarda çalıştı. ilk şiirlerini seza adıyla yayımladı. yeni mecmua ve dergah'ta sürekli şiirleri çıktı. hecenin yanı sıra serbest nazmı da kullanan şairimiz 4 eylül 1967'de istanbul'da vefat etti.

"bir gemi yelken açtı", "hayal ikliminden dönen diyor ki" isimli şiir kitapları vardır.

bir gemi yelken açtı

bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine,
civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine;
hayâl iklimlerine bir gemi yelken açtı.

beyaz yelkenlerinde ölgün bir kızıllığın
titrek son akisleri dalgalandı belirsiz;
toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın
hırçın bir fırtınayı düşünüyordu deniz.

ufuklarda solarken altın şafak gülleri
yabancı âlemlerden sâadetler, emeller,
ihtiraslar bekliyen kimsesiz gönülleri
gizlice sıkıyordu kızgın demirden eller.

en katı yüreklinin bile bu sabah iki,
üç damla yaş kurudu solgun yanaklarında;
açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
bugün de erişilmez o diyâra, yarın da...

mâdem ki o iklime erişmeye imkân yok,
neden böyle vakitsiz enginlere çıkışlar?
bulutlar toplanıyor, ufukta dalgalar çok,
kış geliyor, yelkenler emin bir yerde kışlar!

yolcular diyorlar ki: -erişmek ümidi az;
biliriz dalgaların her biri bir mezarlık.
belki de içimizden hiçbiri ayak basmaz,
lakin yolunda ölmek, bu da bir bahtiyarlık!

ufkun dört duvarına kanadını vurarak
rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine,
gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak
bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine.

kaynak: cumhuriyetten günümüze türk şiiri antolojisi, abdullah özkan-refik durbaş, boyut dosya yayınları, 2003.
© copyright 2005 - 2026