bugün

Bitlis'in Adilecevaz ilçesindeki Mollafadıl köyünde öğretmenlik yapan idealist kadın.

Haberle sabittir...

Alev Turgut. . . idealist bir öğretmenin adı. Onun dikkate alınası en önemli özelliği; görevlendirme ile şehirde çalışmayı reddederek köy hayatını tercih edişi.

Alev öğretmen, "çalışırken eğlenmesini bilenler asla yorulmazlar" sözüne en güzel örnek. Çalışmayı bir eğlence haline getirmiş. Öğrencileriyle arasında bir öğretmen - öğrenci ilişkisinden çok anne - çocuk ilişkisi var. Öğrencilerinden laf açılınca "çocuklarım" diye bahsetmesinden anlıyorsunuz bunu.

Dünyanın en iyi öğretmenlerinin olduğu listeye giren Dilek Livaneli kadar popüler olmayabilir Alev öğretmen. Ama en az onun kadar gayetli, en az onun kadar başarılı.

Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki bir köyde; Mollafadıl'da yaşayan Alev Turgut, işe okulun fiziki şartlarını düzenlemekle başlamış. Bunun içen en büyük yardımcısı sosyal medya. Twitter'dan Facebook'tan eğitim ve öğretim adına yardımlar istiyor, eğitim gönüllüleri ise bu çağrılara teveccüh ile mukabele ediyor. Şimdilerde Alev öğretmenin okulunun, diğer illerdeki ve ilçelerdeki okullarından bir farkı kalmamış.

Alev öğretmenin çalışmaları anlatmakla, projeleri konuşmakla bitmez. 23 Nisan'da "çocuklarım" dediği "öğrencileri"yle birlikte istanbul'u gezmeye gidecek olan fedakar öğretmen çok heyecanlı. Heyecanlı çünkü "çocukları" ilk kez uçağa binip, istanbul'u gezecek.

Gelin, Alev öğretmenin köy hayatını, çocuklarını, hayallerini kendisinden dinleyelim. Tabi bu sütunlara sığabilen kadarıyla. . .

***

SADECE KENDi KÖYÜNE DEĞiL, DiĞER KÖYLERE DE HiZMET EDiYOR

— idealist bir öğretmensiniz. idealistlik aynı zamanda gönüllülüktür de. Sizi mesleğine karşı bu derece gönüllü/ilgili yapan şeyler ne?

Mesleğe başladığım ilk gün aklıma koymuştum; "her zaman önceliğim okulum ve öğrencilerim olacak" diye. Tayinimin çıktığı Mollafadıl Köyü ilçeye 50 km uzaklıkta ve 24 yıldır hiç bayan öğretmenin kalmadığı, görevlendirme alıp gittiği bir köy. Kaymakam Bey bana da ilçe merkezinde bir okula görevlendirme verdi. 3 günlük öğretmendim; kabul etmedim. Çünkü bana göre gitseydim, sadece kendi rahatımı düşünseydim bu çocukların vebalini alırdım. Yaptığım her şeyi severek yapıyorum; sadece kendi köyüme değil, elimden geldiğince başka köylere de hizmet etmek benim öğretmenlik anlayışım.

ÖĞRENCiLER HAYATIN KÖYDEN iBARET OLMADIĞINI ÖĞRENiYOR

— Sizin için köy öğretmeni olmak ne demek?

Köy öğretmeni olmak; hayatından fedakarlık etmektir. Birçok şeyi geri plana atıp çocukları ön plana almaktır. Zaten birleştirilmiş sınıfta okuyarak hayata 1-0 geride başlayan bu çocuklara umut olmaktır. ilkokula başlayıp da güneşin rengini bilmeyen çocuklarımıza severek, usanmadan hayatı tanıtmaktır. Hayatın sadece köyden ibaret olmadığını; tek hayvan çeşidinin koyun, tavuk olmadığını göstermektir. Sabahları bir yandan sobayı yakıp, bir yandan okulu temizleyip, bir yandan da çocuklara şarkı öğretebilmektir.

ÇOCUKLARIN MUTLULUĞU BAĞIMLILIK YAPMIŞ

— Henüz çok gençsiniz. Bir gün yorulacağınızı düşünüyor musunuz?

Mutlaka yorulacağım dönemler olacaktır. Kısa bir süre dinlenip yine yoluma devam ederim çünkü çocukların gözlerindeki mutluluk bağımlılık yapıyor.
OKULU EVE DÖNÜŞTÜRDÜ

— Öğrenciler için bu kısa sürede neler yaptınız? Neler yapmayı planlıyorsunuz?

Öğrencilerim için ilk olarak okulun fiziksel şartlarında iyileştirme yaparak işe başladım. Okulun iç-dış boyası, sınıfı halı kaplama, duvarlarımızı eğitici materyallerle donatma vs. Bunun için "Okul Bizim Evimiz" adında bir kampanya başlattım, sağ olsun hayırsever insanların beni yalnız bırakmaması sonucunda okulumuz bir ev ortamına dönüştü ve çocuklar okula çok istekli geliyor. Okulda bulunan iki tane eskiden sınıf olarak kullanılan odamız var; bunlardan birini hobi odası yaptım. Bu odada çocuklar satranç oynayabiliyor, film izleyebiliyor, kitap okuyabiliyor ya da oyuncaklarıyla oynayabiliyorlar. Diğer boş odayı ise mutfak yaptırdım, veliler sırayla gelip çocuklara yemek yapacaklar tam olarak işlemeye başladığı zaman. Yine geçen yıl içinde bankacı bir arkadaşımın sponsorluğunda okuluma 1200 kitaplık bir kütüphane kurduk. Günde 1 saat kitap okuma saatini ilk başlarda zorunlu tutarken şimdilerde çocuklar her fırsatta kitap okumak için birbirleriyle yarışıyorlar. Öğrencilerin giysi, ayakkabı ve kırtasiye ihtiyaçlarını alışkanlığa mahal vermeyecek sıklıkla gideriyoruz.

"ÇOCUKLAR ÜŞÜMESiN" DEDi, 392 ÖĞRENCiYi GiYDiRDi

Bunların hepsini yaparken ki düşüncem; benim öğrencilerimin de elden geldiğince başka şehirlerdeki öğrencilerle eşit şartlarda eğitim-öğretim görmesidir. Yine aynı düşünceyle ilçemizde bulunan 12 birleştirilmiş sınıflı köy okulunun tüm öğrencileri için BiGiAD sponsorluğunda "Çocuklar Üşümesin" kampanyasını gerçekleştirdim ve bu 392 öğrencinin mont, bot ve atkı-bere ihtiyaçları giderildi. Yine ilçemizde bulunan 8 yıllık bir köy okulunun OMNi AŞ aracılığıyla tüm öğrencilerinin bot ihtiyacı giderildi,. Sosyal medya üzerinden başlattığım "Çocuklar Kitap Okusun" kampanyasıyla 40 gün içinde 7200 kitap topladım ve bu toplanan kitapları 12 köy okuluna paylaştırıp, okulların kütüphanesinin kurulmasını sağladım.

ÇOCUKLAR iLK KEZ UÇAĞA BiNECEK

Öğrencilerimi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda istanbul gezisine götüreceğim. Hepsi ilk kez uçağa binecek. Bir de daha verimli ders işlemek için okuluma kalorifer yaptırmak istiyorum. Çünkü tek öğretmenim ve okulun tüm işlerini yapmak bana düşüyor. Yorulduğum dönemler olsa da yakınmıyorum bundan. Ancak soba yakmak ve sınıfın ısınması fazla zaman alıyor.

SOSYAL MEDYA EN BÜYÜK YARDIMCISI

— Sosyal medyada aktif olduğunuzu gördük. Sosyal medya, eğitim-öğretim adına yaptığınız kampanyalardan beklediğiniz etkiyi yapıyor mu?

Kesinlikle. Sosyal medya olmasaydı görev yaptığım bu dağ köyünde 7200 kitabı nasıl toplayabilirdim? Ayrıca sosyal medya üzerinden insanların duyarlılıkları ve ilgileri bana umut ve çalışma gücü veriyor.

— Bu emeklerinizin bir karşılığı olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu işin tek bir karşılığı var; çocukların yüzündeki gülümseme. Çocuklar mutlu oldukça ben de mutlu oluyorum.

TEYZELERE OKUMA - YAZMA ÖĞRETiYOR

— Öğretmenlikten arta kalan zamanlarda neler yapıyorsunuz?
ilerleyen zamanlarda yüksek lisans yapmayı hedefliyorum. Bu sebeple sınava hazırlanıyorum. Ayrıca yetişkinlere yönelik Halk Eğitim bünyesinde okuma yazma kursu başlattım, teyzelere ve genç kızlarımıza okuma yazma öğretiyorum. Bunun dışında köylülerimiz misafirimiz oluyor ya da biz onlara gidiyoruz.

http://www.haberaktuel.co...turgut-haberi-958048.html
© copyright 2005 - 2026