bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak5
- kızlar naber5
- askeri ücretle evlenebilir mi11
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek10
- yağmurcu neden akpli3
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- isana3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- ateizm2
- galatasaray10
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- en tehlikeli insan tipleri3
- bir şeyler söyle5
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- doruklara sevdalanmak2
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- dönmek istenilen yıl2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- yunanistan29
- menemen9
- hırvatistan14
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- kalem4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
çoğu galler şehri gibi boqtan bi yer.ayrıca galler aksanıyla ingilizce zaten çekilmez.ismi bile kötü buranın.*
(bkz: Aberystwyth Town)
iyilik meleği gibi bir yazar. altıncı nesil, uzun ve kaliteli yazılar yazabilen...
zekasına hayranlık duyduğum nadir yazarlardan.
kesinlikle samimi olduğuna inanmıyorum..
akp'nin troll politikasını belirleyen ekibin büyük bir gelişim içinde olduğunu düşünüyorum aksine..
yazdıklarının ana fikri, yazın tarzı vs 15 senedir insanlara empoze edilen şeyler zaten..
şunu biliyorum ve de eminim ki akp'yi, ülkeyi bugünlere getiren güç bizim toplumumuzdan çok daha ileride, çok daha iradeli ve güçlüler..
dolayısıyla bu coğrafya ve bizim coniler gidişata taş koyamayacak..
ben o ismail alpen'i de, serkan inci'yi de göreceğim elbet..
umarım suratlarına tükürme fırsatım olur..
kısacası itibar etmeyiniz..
akp'nin troll politikasını belirleyen ekibin büyük bir gelişim içinde olduğunu düşünüyorum aksine..
yazdıklarının ana fikri, yazın tarzı vs 15 senedir insanlara empoze edilen şeyler zaten..
şunu biliyorum ve de eminim ki akp'yi, ülkeyi bugünlere getiren güç bizim toplumumuzdan çok daha ileride, çok daha iradeli ve güçlüler..
dolayısıyla bu coğrafya ve bizim coniler gidişata taş koyamayacak..
ben o ismail alpen'i de, serkan inci'yi de göreceğim elbet..
umarım suratlarına tükürme fırsatım olur..
kısacası itibar etmeyiniz..
(bkz: akpli değilim ama)
orijinal bir yazar. sevdim bunu.
Yazdıklarını okutan az sayıdaki yazardan.
Bana burada bulunma amacımı hatırlattı -okumak-
Maalesef okuyacak şey bulamayınca can sıkıntısından okurluktan yazarlığa geçiyoruz işte böyle kendi çapımızda.
Bana burada bulunma amacımı hatırlattı -okumak-
Maalesef okuyacak şey bulamayınca can sıkıntısından okurluktan yazarlığa geçiyoruz işte böyle kendi çapımızda.
Ender kalitede bir yazar. Yazdıklarını keyifle okuyup vermiş olduğu bilgilerden, yapmış olduğu tespitlerden ziyadesiyle faydalandığım da doğrudur.
(#38723919) entrysiyle kendisine hayran bırakmış yazardır. Bence sözlük ve müdavimleri için şanstır kendileri.
Mesajıma cevap vermediği için buraya yazma gereği duydum..
Entrylerimizde hepimizin alıntıları olabilir. Ancak uzuuunca aldığı yazıyı/alıntıyı belirtmeden entrylerini girmesi beni rahatsız etti.
Peki bu onun umurunda mı? Elbette değil..
Entrylerimizde hepimizin alıntıları olabilir. Ancak uzuuunca aldığı yazıyı/alıntıyı belirtmeden entrylerini girmesi beni rahatsız etti.
Peki bu onun umurunda mı? Elbette değil..
https://www.uludagsozluk.com/e/39907091/
https://www.uludagsozluk.com/e/39900332/
iki mantıkçı kahvaltı etmektedir. biri ekmeğine tereyağ sürerken; ''hiç dikkat ettin mi?'' der. ''kızarmış ekmek yere düştüğünde daima yağ sürülü yüzü altta kalıyor.''
ikinci adam; ''hayır, bence yağlı yüzü alta geldiğinde temizlik meselesi can sıkacağı için sana hep öyle düşüyormuş gibi geliyor...her iki yüzün de aynı oranda altta kaldığına bahse girebilirim.''
öteki, ''yaa öyle mi! izle o zaman.'' der ve elindeki ekmeği yere bırakır. ekmek, yağlı yüzü üstte kalacak şekilde yere düşer.
ikinci adam, '' yaa demedim mi?'' der.
bunun üzerine diğeri, ''aa anladım! der. ''tereyağını yanlış yüze sürmüşüm.''
bu fıkra ile giriş yapıyorum ki; hiçbir şekilde sizinle herhangi bir tartışmaya girmek gibi ''gafilce'' bir niyetim olmadığını açıkça ortaya koymuş olayım. benim hiç hoşlanmadığım, hatta yazarken beni, bunu yapmak zorunda bıraktığınız için şahsınıza müthiş bir öfke duyduğumu şiddetle belirtmek isterim. sizin için farkı var mıdır bilmem -ki yaşınız gereği olmalı, ergen değilsiniz fikrimce- öfkemin nedeni benim için ettiğiniz hakaretten çok, şu yazıyı yazmak zorunda bırakmanızdır. fakat içiniz rahat olsun sizin sevdiğiniz ve adınıza yakışır şekilde epeyce uzun bir nick altı yazacağımdan şüpheniz olmanız efendim.
beklentimi ve yorumumu "ahmakça ve aptalca" bulduğunuz ve yine benim gibi nobele layık görmediğiniz murakami için, yine aynı entrynizde ''dıngıl -ne demekse?- ve amerikan p*çi'' diyerek benimle aynı fikirde olmanıza gelince ise; tereyağını ekmeğin hangi yüzüne sürdüğünüz konusuna da hiç girmeyeceğim elbette bay yanlış!
tıpkı benim üşenip yazmadığım yazarın, tokyo ve osaka'da bir barda değilmiş de; müzikleri, yemekleri, sokakları, tv. leri ve hatta pop art çizgi roman diyalogları ile sanki new york veya los angeles'de geçen koca üç romanındaki herhangi bir insan hiç mi sake içmez? hiç mi suşi yemez? ya da yolda ne bileyim, benim değil artık bütün dünyanın bildiği hiç mi bir geleneksel kiraz ağacıyla karşılaşmaz? gibi yazarın okuduğum üç romanında da yetersiz ve anlamsız bulduğum kurgusuna da girmeyeceğim.
daha önce de paylaştığım bir ilhan berk şiiri için beni yine şimdi burada yazamayacağım kendi amiyane tabirinizle, ''ahlaksızlıkla'' suçlamıştınız günün şiiri başlığı altında. hatırlayamadım nazım hikmet de olabilir... -hatta enteresandır sevdiğim, hatta nick altı girdiğim hemcinsim bir yazar da favlamıştı, çok şaşırmıştım. okumadan favlamış olacak ki, hala özür niyetine midir bilmem, kendisini hiç okumama rağmen beni oylar. madem gemileri yakıyoruz, onun filikayı da aradan çıkaralım. açık oylamayın efendim beni okuyorsanız, ilgilenmiyorum zira beni okumanızla artık!-
veyahut adıma her başlık açıldığında ki; bu çok nadirdir. altında hakaret etmek için adeta nöbet tutuyorsunuz. geriyorsunuz beni aylardır. ne yapmış olabilirim ki size? ya da daha açık şöyle sorayım: benim yazılarımda nedir sizi bu kadar kışkırtan? ki enteresandır, bahsettiğimiz yazılardan biri şiir, diğeri yazar adına açılmış bir başlık.
yahu burada, sözlükte, her gün insanı kışkırtan, adeta çileden çıkartan yüzlerce başlık açılıyor. hakaret veya küfretmek sizin için bu kadar kolaysa oralarda sarf etseniz ya bu enerjinizi? sevmesek de bu şair ve yazar başlıkları altında, beni karalamak adına heba etmeseniz ''nadide'' küfür ve hakaretlerinizi?
burada bulunduğum neredeyse 1,5-2 yıllık süre zarfında donuz butonunun işlevini sayenizde öğrenmiş oldum. bakın bilmiyorsanız söyleyeyim; o sihirli düğmeye basınca görünmez oluyormuşum. kulağa ne hoş geliyor değil mi? bu kadar kolay efendim!!
belli ki moderatörlerin bu konuda yapacakları şeyler sınırlı!!! şu cehennem sıcaklarında tek eğlencesi şu sözlük olan, kimseye bulaşmadan, hatta sizin gibi gelip nick altında gözünün içine sokulana dek hakaret etmeden, pek çok sataşma ve saldırıya eyvallah etmiş, siyaset, din veya etnik kimlik başlıklarının yanından dahi geçmeden, kıyıdan köşeden yazan beni rahat bırakmanız, artık sol framede adımı her gördüğümde germemeniz için ne yapmalıyım efendim? burada olmam mıdır sizi rahatsız eden? ya da merak etmiyorum, nedeni her ne ise... şöyle yapalım; siz iyisi mi içinizdeki bütün öfke ve zehrinizi akıtın buraya, bitsin. siz de kurtulun, ben de...
hem kaç yaşında insansınız efendim, burada yazılarınızla belli bir saygınlık kazandığını düşündüğüm bir yazarsınız yakışıyor mu size? herkes birilerine göre aptal veya cahil bu dünyada. bilgeliğin sınırı olmadığı gibi aptallığın da sınırı yok maalesef.
ben öğrenmekten gocunmam efendim, hem şunu söyleyeyim size, hayatta kimin, kime, nerede, ne öğreteceği hiç belli olmaz. ben bunu öğrenecek kadar büyüdüm, her gün 10-11 yaşındaki çocuklardan neler öğrendiğimi bir bilseniz insanlığınızdan utanırdınız. dilerim siz de bir gün, insanları aptal ya da cahil diye yaftalamadan önce hayatta, ''ötekine ve yaşamının saygınlığı''na dair, ''o koca, büyük dünya tarihi''nden daha kutsal bilgilerin olduğunu öğrenirsiniz.
fakat belli ki benim kitakami nehrinin sularında ''öğrenemeyeceğim'' şeyler kadar sizin de narayama dağı'nda öğrenmeniz gereken kutsal bilgiler var hala efendim.
velhasılıkelam, rica ederim beni rahat bırakın!!'
https://www.uludagsozluk.com/e/39900332/
iki mantıkçı kahvaltı etmektedir. biri ekmeğine tereyağ sürerken; ''hiç dikkat ettin mi?'' der. ''kızarmış ekmek yere düştüğünde daima yağ sürülü yüzü altta kalıyor.''
ikinci adam; ''hayır, bence yağlı yüzü alta geldiğinde temizlik meselesi can sıkacağı için sana hep öyle düşüyormuş gibi geliyor...her iki yüzün de aynı oranda altta kaldığına bahse girebilirim.''
öteki, ''yaa öyle mi! izle o zaman.'' der ve elindeki ekmeği yere bırakır. ekmek, yağlı yüzü üstte kalacak şekilde yere düşer.
ikinci adam, '' yaa demedim mi?'' der.
bunun üzerine diğeri, ''aa anladım! der. ''tereyağını yanlış yüze sürmüşüm.''
bu fıkra ile giriş yapıyorum ki; hiçbir şekilde sizinle herhangi bir tartışmaya girmek gibi ''gafilce'' bir niyetim olmadığını açıkça ortaya koymuş olayım. benim hiç hoşlanmadığım, hatta yazarken beni, bunu yapmak zorunda bıraktığınız için şahsınıza müthiş bir öfke duyduğumu şiddetle belirtmek isterim. sizin için farkı var mıdır bilmem -ki yaşınız gereği olmalı, ergen değilsiniz fikrimce- öfkemin nedeni benim için ettiğiniz hakaretten çok, şu yazıyı yazmak zorunda bırakmanızdır. fakat içiniz rahat olsun sizin sevdiğiniz ve adınıza yakışır şekilde epeyce uzun bir nick altı yazacağımdan şüpheniz olmanız efendim.
beklentimi ve yorumumu "ahmakça ve aptalca" bulduğunuz ve yine benim gibi nobele layık görmediğiniz murakami için, yine aynı entrynizde ''dıngıl -ne demekse?- ve amerikan p*çi'' diyerek benimle aynı fikirde olmanıza gelince ise; tereyağını ekmeğin hangi yüzüne sürdüğünüz konusuna da hiç girmeyeceğim elbette bay yanlış!
tıpkı benim üşenip yazmadığım yazarın, tokyo ve osaka'da bir barda değilmiş de; müzikleri, yemekleri, sokakları, tv. leri ve hatta pop art çizgi roman diyalogları ile sanki new york veya los angeles'de geçen koca üç romanındaki herhangi bir insan hiç mi sake içmez? hiç mi suşi yemez? ya da yolda ne bileyim, benim değil artık bütün dünyanın bildiği hiç mi bir geleneksel kiraz ağacıyla karşılaşmaz? gibi yazarın okuduğum üç romanında da yetersiz ve anlamsız bulduğum kurgusuna da girmeyeceğim.
daha önce de paylaştığım bir ilhan berk şiiri için beni yine şimdi burada yazamayacağım kendi amiyane tabirinizle, ''ahlaksızlıkla'' suçlamıştınız günün şiiri başlığı altında. hatırlayamadım nazım hikmet de olabilir... -hatta enteresandır sevdiğim, hatta nick altı girdiğim hemcinsim bir yazar da favlamıştı, çok şaşırmıştım. okumadan favlamış olacak ki, hala özür niyetine midir bilmem, kendisini hiç okumama rağmen beni oylar. madem gemileri yakıyoruz, onun filikayı da aradan çıkaralım. açık oylamayın efendim beni okuyorsanız, ilgilenmiyorum zira beni okumanızla artık!-
veyahut adıma her başlık açıldığında ki; bu çok nadirdir. altında hakaret etmek için adeta nöbet tutuyorsunuz. geriyorsunuz beni aylardır. ne yapmış olabilirim ki size? ya da daha açık şöyle sorayım: benim yazılarımda nedir sizi bu kadar kışkırtan? ki enteresandır, bahsettiğimiz yazılardan biri şiir, diğeri yazar adına açılmış bir başlık.
yahu burada, sözlükte, her gün insanı kışkırtan, adeta çileden çıkartan yüzlerce başlık açılıyor. hakaret veya küfretmek sizin için bu kadar kolaysa oralarda sarf etseniz ya bu enerjinizi? sevmesek de bu şair ve yazar başlıkları altında, beni karalamak adına heba etmeseniz ''nadide'' küfür ve hakaretlerinizi?
burada bulunduğum neredeyse 1,5-2 yıllık süre zarfında donuz butonunun işlevini sayenizde öğrenmiş oldum. bakın bilmiyorsanız söyleyeyim; o sihirli düğmeye basınca görünmez oluyormuşum. kulağa ne hoş geliyor değil mi? bu kadar kolay efendim!!
belli ki moderatörlerin bu konuda yapacakları şeyler sınırlı!!! şu cehennem sıcaklarında tek eğlencesi şu sözlük olan, kimseye bulaşmadan, hatta sizin gibi gelip nick altında gözünün içine sokulana dek hakaret etmeden, pek çok sataşma ve saldırıya eyvallah etmiş, siyaset, din veya etnik kimlik başlıklarının yanından dahi geçmeden, kıyıdan köşeden yazan beni rahat bırakmanız, artık sol framede adımı her gördüğümde germemeniz için ne yapmalıyım efendim? burada olmam mıdır sizi rahatsız eden? ya da merak etmiyorum, nedeni her ne ise... şöyle yapalım; siz iyisi mi içinizdeki bütün öfke ve zehrinizi akıtın buraya, bitsin. siz de kurtulun, ben de...
hem kaç yaşında insansınız efendim, burada yazılarınızla belli bir saygınlık kazandığını düşündüğüm bir yazarsınız yakışıyor mu size? herkes birilerine göre aptal veya cahil bu dünyada. bilgeliğin sınırı olmadığı gibi aptallığın da sınırı yok maalesef.
ben öğrenmekten gocunmam efendim, hem şunu söyleyeyim size, hayatta kimin, kime, nerede, ne öğreteceği hiç belli olmaz. ben bunu öğrenecek kadar büyüdüm, her gün 10-11 yaşındaki çocuklardan neler öğrendiğimi bir bilseniz insanlığınızdan utanırdınız. dilerim siz de bir gün, insanları aptal ya da cahil diye yaftalamadan önce hayatta, ''ötekine ve yaşamının saygınlığı''na dair, ''o koca, büyük dünya tarihi''nden daha kutsal bilgilerin olduğunu öğrenirsiniz.
fakat belli ki benim kitakami nehrinin sularında ''öğrenemeyeceğim'' şeyler kadar sizin de narayama dağı'nda öğrenmeniz gereken kutsal bilgiler var hala efendim.
velhasılıkelam, rica ederim beni rahat bırakın!!'
sanırsam biraz kötümser bir insan.
t: eski nesil bir yazar.
t: eski nesil bir yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar