bugün
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili13
- kızlar bakar mısınız13
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak8
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var7
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor10
- islamda namaz yoktur13
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak3
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- süleyman demirel3
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- alo cafer pilav hattı2
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek7
- tora'ya göre allah arşta istiva etmiyor2
- zeynep bastık'ın beyaz külodu4
- siyaset2
- aykolik bey biraderin birader bey olması3
- insan olmaya ceyrek kala16
- hakaret etmek7
- her ilde üniversite kurulması5
- 12 eylül 2026 alanyaspor göztepe maçı2
- geçmişe takılıp kalmak8
- okan buruk12
- boyumun 2 cm kısalması25
- motorin7
- 12 eylül 2026 konyaspor trabzonspor maçı2
- mısır'ın gazzelileri mısır'a bırakmaması2
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- cumartesi gecesi erken uyuyan insan2
- yaşar dinleyen erkek10
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak5
- zengin erkek vs fakir kız2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- kombinlerin efendisi6
- ev yapımı cezerye5
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- akp mhp apo ittifakı3
- ibne c4
- benkimki9
- cumartesi gecesi partilemeyen insan2
- portakallı revani6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- türk pop müziğinin kurucusu2
Can Candan ve Serdar Değirmencioğlu'nun sinema filmi uzunluğundaki belgeseli. tam adı: ''3 saat (bir öss belgeseli)''. filmin internet sitesi: http://www.3saat.net filme dair bulabildiğim adam akıllı tek eleştiri yazısı aşağıda. yazarı fatih özgüven:
''ismi bir çeşit resmiyet ve mecburiyetle özdeşleşen, kanıksadığımız, hatta görmez olduğumuz, belki de görmek istemediğimiz bir Türkiye şeysine, öğrenci seçme ve yerleştirme kurumuna bakıyor. 3 Saat aslında seçme ve yerleştirme sınavının kendisinin değil, ona maruz kalanların, Türkiye'de bir kurumla yaşamak, cebelleşmek zorunda olanların, ayrıca bir sürecin belgeseli. Alışılmış konuşan kafalar tipi belgesel gibi başlasa da çok geçmeden hiç de öyle olmadığı hatta bu girişin o tarz belgesellerin bir parodisi olduğu anlaşılıyor. Belgesel, birbirinden farklı aile yapılarından gelen altı lise öğrencisini sınava hazırlık, sınav ve sınav sonrası aşamalarında, bir yılı aşkın bir süre içinde yakından izliyor ve onların kelimenin gerçek anlamıyla nasıl seçildiklerine ve yerleştirildiklerine tanıklık ediyor. Daha doğrusu nasıl seçilmediklerine ve yanlış yerleştirildiklerine... Bireyi biçimlendirmeye yarayan aile, okul gibi kurumların ya da dershane, arkadaş çevresi gibi yan kurumların, ulaşılmak istenen, arzu nesnesi olan ya da olmayan üniversitelerin, ayrıca olup bitenleri olağanlaştırıp yaygınlaştımaya yarayan basın-yayın organlarının, hatta teknolojinin hep birlikte, bir olağanlık görüntüsü içinde nasıl işlediklerini bütün açıklığıyla görüyoruz. 3 Saat kendi iki saate yakın süresi içinde değişen, başka birer insan olan hatta adeta fiziken yaşlanan altı insanın hikayesini sadakatle izliyor. Yetişkinlerin, hatta belki bir süre sonra sınava girenlerin kendilerinin 'bu da bir hayat tecrübesi' ya da 'hepimiz aynı yollardan geçtik' diye özetleyeceği bir süreci iyice saydamlaştırıyor. Ayrıca onu yargılıyor da; bu sürece tabi tutulmanın insanın üzerinde bıraktığı izlere işaret etme dürüstlüğünü gösteriyor. Türkiye'de kurumlara bu kadar saydamlaştırıcı biçimde bakan şeylere alışık olmadığımiz için de 3 Saat'i hayret ve hayranlıkla izliyoruz. Mutlu sonlanmıyor sözkonusu '3 Saat'; bunun da istediğiniz okulu kazanıp kazanmamakla ilgisi yok, konu daha çok bu tür bir örselenmeye tabi tutulmanın adil olup olmamasıyla ilgili. Türkiye'nin diğer kurumlarını da bu biçimde saydamlaştıran belgeseller olsa keşke.''
(kaynak: 'Hepimiz bu yollardan geçtik...' başlıklı köşe yazısı, radikal gazetesi)
''ismi bir çeşit resmiyet ve mecburiyetle özdeşleşen, kanıksadığımız, hatta görmez olduğumuz, belki de görmek istemediğimiz bir Türkiye şeysine, öğrenci seçme ve yerleştirme kurumuna bakıyor. 3 Saat aslında seçme ve yerleştirme sınavının kendisinin değil, ona maruz kalanların, Türkiye'de bir kurumla yaşamak, cebelleşmek zorunda olanların, ayrıca bir sürecin belgeseli. Alışılmış konuşan kafalar tipi belgesel gibi başlasa da çok geçmeden hiç de öyle olmadığı hatta bu girişin o tarz belgesellerin bir parodisi olduğu anlaşılıyor. Belgesel, birbirinden farklı aile yapılarından gelen altı lise öğrencisini sınava hazırlık, sınav ve sınav sonrası aşamalarında, bir yılı aşkın bir süre içinde yakından izliyor ve onların kelimenin gerçek anlamıyla nasıl seçildiklerine ve yerleştirildiklerine tanıklık ediyor. Daha doğrusu nasıl seçilmediklerine ve yanlış yerleştirildiklerine... Bireyi biçimlendirmeye yarayan aile, okul gibi kurumların ya da dershane, arkadaş çevresi gibi yan kurumların, ulaşılmak istenen, arzu nesnesi olan ya da olmayan üniversitelerin, ayrıca olup bitenleri olağanlaştırıp yaygınlaştımaya yarayan basın-yayın organlarının, hatta teknolojinin hep birlikte, bir olağanlık görüntüsü içinde nasıl işlediklerini bütün açıklığıyla görüyoruz. 3 Saat kendi iki saate yakın süresi içinde değişen, başka birer insan olan hatta adeta fiziken yaşlanan altı insanın hikayesini sadakatle izliyor. Yetişkinlerin, hatta belki bir süre sonra sınava girenlerin kendilerinin 'bu da bir hayat tecrübesi' ya da 'hepimiz aynı yollardan geçtik' diye özetleyeceği bir süreci iyice saydamlaştırıyor. Ayrıca onu yargılıyor da; bu sürece tabi tutulmanın insanın üzerinde bıraktığı izlere işaret etme dürüstlüğünü gösteriyor. Türkiye'de kurumlara bu kadar saydamlaştırıcı biçimde bakan şeylere alışık olmadığımiz için de 3 Saat'i hayret ve hayranlıkla izliyoruz. Mutlu sonlanmıyor sözkonusu '3 Saat'; bunun da istediğiniz okulu kazanıp kazanmamakla ilgisi yok, konu daha çok bu tür bir örselenmeye tabi tutulmanın adil olup olmamasıyla ilgili. Türkiye'nin diğer kurumlarını da bu biçimde saydamlaştıran belgeseller olsa keşke.''
(kaynak: 'Hepimiz bu yollardan geçtik...' başlıklı köşe yazısı, radikal gazetesi)
ösym'ye göre hayatınıza yön vermek için uzun yıllar yeterli olmuş süredir.
Yıllar gibi geldi bünyeme.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar