bugün
- yeni parti21
- true vs yagmurcu12
- din olmadan ahlak temellendirilemez9
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi5
- kemalizmin gericilik olması7
- cumhuriyet halk partisi10
- zafer partisi neden düştü8
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi12
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- gül gibi efendi erkek10
- süper lig'e gelen yeni kurallar3
- recep tayyip erdoğan10
- uludağ itiraf4
- g'i l d'e d l'i l y14
- askeri hastanesi olmayan nato ülkesi3
- bu koyden olsam ne olacak4
- muslettin amca11
- escorta giden erkek8
- chp dönemi bitti5
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu4
- ardaya yüzmeye gitmek5
- türkiye de amerikan futbolu oynamak3
- bayandan nasıl istenir5
- ibda c3
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- diamond bosphorus7
- dişçiye gitmek9
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- pipisi 18 cm olan erkek4
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- kitap alıntıları5
- velvet36
- karşı binadaki kızlar4
- seri gizli artı oy veren melek3
- habire1233
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- okan üniversitesi2
- clean code yazmak için 10 yıl bekleme2
- yagmurcu3
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- ata yaşat2
- erdoğan kılıçdaroğlu bahçeli üçgeni4
- türkiye'nin en iyi dizisi kanıt2
Can Candan ve Serdar Değirmencioğlu'nun sinema filmi uzunluğundaki belgeseli. tam adı: ''3 saat (bir öss belgeseli)''. filmin internet sitesi: http://www.3saat.net filme dair bulabildiğim adam akıllı tek eleştiri yazısı aşağıda. yazarı fatih özgüven:
''ismi bir çeşit resmiyet ve mecburiyetle özdeşleşen, kanıksadığımız, hatta görmez olduğumuz, belki de görmek istemediğimiz bir Türkiye şeysine, öğrenci seçme ve yerleştirme kurumuna bakıyor. 3 Saat aslında seçme ve yerleştirme sınavının kendisinin değil, ona maruz kalanların, Türkiye'de bir kurumla yaşamak, cebelleşmek zorunda olanların, ayrıca bir sürecin belgeseli. Alışılmış konuşan kafalar tipi belgesel gibi başlasa da çok geçmeden hiç de öyle olmadığı hatta bu girişin o tarz belgesellerin bir parodisi olduğu anlaşılıyor. Belgesel, birbirinden farklı aile yapılarından gelen altı lise öğrencisini sınava hazırlık, sınav ve sınav sonrası aşamalarında, bir yılı aşkın bir süre içinde yakından izliyor ve onların kelimenin gerçek anlamıyla nasıl seçildiklerine ve yerleştirildiklerine tanıklık ediyor. Daha doğrusu nasıl seçilmediklerine ve yanlış yerleştirildiklerine... Bireyi biçimlendirmeye yarayan aile, okul gibi kurumların ya da dershane, arkadaş çevresi gibi yan kurumların, ulaşılmak istenen, arzu nesnesi olan ya da olmayan üniversitelerin, ayrıca olup bitenleri olağanlaştırıp yaygınlaştımaya yarayan basın-yayın organlarının, hatta teknolojinin hep birlikte, bir olağanlık görüntüsü içinde nasıl işlediklerini bütün açıklığıyla görüyoruz. 3 Saat kendi iki saate yakın süresi içinde değişen, başka birer insan olan hatta adeta fiziken yaşlanan altı insanın hikayesini sadakatle izliyor. Yetişkinlerin, hatta belki bir süre sonra sınava girenlerin kendilerinin 'bu da bir hayat tecrübesi' ya da 'hepimiz aynı yollardan geçtik' diye özetleyeceği bir süreci iyice saydamlaştırıyor. Ayrıca onu yargılıyor da; bu sürece tabi tutulmanın insanın üzerinde bıraktığı izlere işaret etme dürüstlüğünü gösteriyor. Türkiye'de kurumlara bu kadar saydamlaştırıcı biçimde bakan şeylere alışık olmadığımiz için de 3 Saat'i hayret ve hayranlıkla izliyoruz. Mutlu sonlanmıyor sözkonusu '3 Saat'; bunun da istediğiniz okulu kazanıp kazanmamakla ilgisi yok, konu daha çok bu tür bir örselenmeye tabi tutulmanın adil olup olmamasıyla ilgili. Türkiye'nin diğer kurumlarını da bu biçimde saydamlaştıran belgeseller olsa keşke.''
(kaynak: 'Hepimiz bu yollardan geçtik...' başlıklı köşe yazısı, radikal gazetesi)
''ismi bir çeşit resmiyet ve mecburiyetle özdeşleşen, kanıksadığımız, hatta görmez olduğumuz, belki de görmek istemediğimiz bir Türkiye şeysine, öğrenci seçme ve yerleştirme kurumuna bakıyor. 3 Saat aslında seçme ve yerleştirme sınavının kendisinin değil, ona maruz kalanların, Türkiye'de bir kurumla yaşamak, cebelleşmek zorunda olanların, ayrıca bir sürecin belgeseli. Alışılmış konuşan kafalar tipi belgesel gibi başlasa da çok geçmeden hiç de öyle olmadığı hatta bu girişin o tarz belgesellerin bir parodisi olduğu anlaşılıyor. Belgesel, birbirinden farklı aile yapılarından gelen altı lise öğrencisini sınava hazırlık, sınav ve sınav sonrası aşamalarında, bir yılı aşkın bir süre içinde yakından izliyor ve onların kelimenin gerçek anlamıyla nasıl seçildiklerine ve yerleştirildiklerine tanıklık ediyor. Daha doğrusu nasıl seçilmediklerine ve yanlış yerleştirildiklerine... Bireyi biçimlendirmeye yarayan aile, okul gibi kurumların ya da dershane, arkadaş çevresi gibi yan kurumların, ulaşılmak istenen, arzu nesnesi olan ya da olmayan üniversitelerin, ayrıca olup bitenleri olağanlaştırıp yaygınlaştımaya yarayan basın-yayın organlarının, hatta teknolojinin hep birlikte, bir olağanlık görüntüsü içinde nasıl işlediklerini bütün açıklığıyla görüyoruz. 3 Saat kendi iki saate yakın süresi içinde değişen, başka birer insan olan hatta adeta fiziken yaşlanan altı insanın hikayesini sadakatle izliyor. Yetişkinlerin, hatta belki bir süre sonra sınava girenlerin kendilerinin 'bu da bir hayat tecrübesi' ya da 'hepimiz aynı yollardan geçtik' diye özetleyeceği bir süreci iyice saydamlaştırıyor. Ayrıca onu yargılıyor da; bu sürece tabi tutulmanın insanın üzerinde bıraktığı izlere işaret etme dürüstlüğünü gösteriyor. Türkiye'de kurumlara bu kadar saydamlaştırıcı biçimde bakan şeylere alışık olmadığımiz için de 3 Saat'i hayret ve hayranlıkla izliyoruz. Mutlu sonlanmıyor sözkonusu '3 Saat'; bunun da istediğiniz okulu kazanıp kazanmamakla ilgisi yok, konu daha çok bu tür bir örselenmeye tabi tutulmanın adil olup olmamasıyla ilgili. Türkiye'nin diğer kurumlarını da bu biçimde saydamlaştıran belgeseller olsa keşke.''
(kaynak: 'Hepimiz bu yollardan geçtik...' başlıklı köşe yazısı, radikal gazetesi)
ösym'ye göre hayatınıza yön vermek için uzun yıllar yeterli olmuş süredir.
Yıllar gibi geldi bünyeme.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar