bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat30
- dincilere laf anlatmakta çalışmak12
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması8
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- fon vurgunu54
- yazarların kulaklık markaları4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- çilekli pasta yiyen erkek6
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- borsa istanbul19
- nervio bayan6
- galatasaray vs akp8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- en iyi çakmak markası9
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- ismet gürbüz'ün tırnakları vs bikbik'in tırnakları2
- pastırma sıcakları3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- tavuk dolma5
- sosyal medyaya foto atmayınca hayatsız zannedilmek2
- dido3
- muzlu süt4
- antalya6
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- from gold from dust34
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- iltica22
- tavuklu pilav13
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- kürk mantolu madonna4
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- peyniriyle meşhur ilimiz2
- aralık2
- pişmaniyesiyle ünlü olan ilimiz2
- podofili3
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- zahter3
- tanga giyince osuramıyorsun5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- yulaf lapası vs tost8
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana10
--- alıntı ---
-kuvâyi milliye-
(...)
beşinci bap
920'nin 16 marti
ve
manastirli hamdi efendi
ve
reşadiyeli veli oğlu memet'in hikâyesi
«bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. istanbul'da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu ankara'da bulunan telin istanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?»
(nutuk, s. 295, devlet basımevi, istanbul 1938)
920'nin 16 martı.
öğleden evvel
saat onda
makina başında şöyle bir telgraf aldı ankara'daki :
----«der-aliye 16/3/1920.
----ingilizler bastı bu sabah
-----------şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu.
----müsademe edildi.
----işgal altına alıyorlar istanbul'u şimdi.
----berâyi malûmat arzolunur.
-----------------------------------manastırlı hamdi.»
920'nin 16 martı.
harbiye nezareti telgrafhanesi buldu ankara'yı :
----«etrafta dolaşıyor ingiliz askerleri.
----şimdi işte
----ingiliz askerleri giriyorlar nezarete.
----işte giriyorlar içeri.
----nizamiye kapısına.
----teli kes.
----ingilizler burdadır.»
920'nin 16 martı.
manastırlı hamdi efendi
------------buldu ankara'dakini tekrar :
----«paşa hazretleri,
----harbiye telgrafhanesini de işgal etti ingiliz bahriye askeri
----tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
----bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
----vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
----paşa hazretleri,
----emri devletlerine muntazırım.
-------------------------------------16 mart 1920
------------------------------------------hamdi»
920'nin 16 martı.
durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi :
----«sabah bizim asker uykuda iken
----ingiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
----askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
----neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
----ingilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
----beyoğlu ve tophane'yi işgal edip.
----işte beyoğlu telgrafhanesi de yok.
----işte beyoğlu telgraf memurları geldiler.
----kovmuşlar.
----burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
----şimdi haber aldım efendim.»
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü,
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ingiliz'in hepsi değil domuzu
sabaha karşı aldı canımızı.
920'nin 16 martı
basıldı vezneciler'de karargâh.
uyan be tosunum uyan.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
üçümüz : abdullah çavuş, şarkışla'dan osman,
--------------------------------bir de zileli abdülkadir.
920'nin 16 martı
bozdoğan kemeri'nde
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü.
soktu osman'ın karnına kasaturayı,
bastı göğsüne kâfirin dizi.
dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
doymadı dünyasına abdülkadir.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
920'nin 16 mart sabahı,
karakolun karşısında
--------bırakmadım elimden silâhı,
--------yere serdim iki ingiliz'i.
senin ırzını kurtardım istanbul'um,
sana can feda çakır gözlü gülüm.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
şimdi üçümüz :
abdullah ve osman ve abdülkadir,
taşları yan yana yatar eyüp'te.
arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki maşrıkta, belki mağripte,
biz de bilmeyiz yerini.
uykuda kestiler üçümüzü,
kurşuna dizdiler ikimizi,
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
bir de altıncımız var,
kara kaytan bıyıklı bir şehit,
son mekânı şöyle dursun,
adını da bilen yok...
(...)
nâzım hikmet
--- alıntı ---
-kuvâyi milliye-
(...)
beşinci bap
920'nin 16 marti
ve
manastirli hamdi efendi
ve
reşadiyeli veli oğlu memet'in hikâyesi
«bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. istanbul'da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu ankara'da bulunan telin istanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?»
(nutuk, s. 295, devlet basımevi, istanbul 1938)
920'nin 16 martı.
öğleden evvel
saat onda
makina başında şöyle bir telgraf aldı ankara'daki :
----«der-aliye 16/3/1920.
----ingilizler bastı bu sabah
-----------şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu.
----müsademe edildi.
----işgal altına alıyorlar istanbul'u şimdi.
----berâyi malûmat arzolunur.
-----------------------------------manastırlı hamdi.»
920'nin 16 martı.
harbiye nezareti telgrafhanesi buldu ankara'yı :
----«etrafta dolaşıyor ingiliz askerleri.
----şimdi işte
----ingiliz askerleri giriyorlar nezarete.
----işte giriyorlar içeri.
----nizamiye kapısına.
----teli kes.
----ingilizler burdadır.»
920'nin 16 martı.
manastırlı hamdi efendi
------------buldu ankara'dakini tekrar :
----«paşa hazretleri,
----harbiye telgrafhanesini de işgal etti ingiliz bahriye askeri
----tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
----bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
----vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
----paşa hazretleri,
----emri devletlerine muntazırım.
-------------------------------------16 mart 1920
------------------------------------------hamdi»
920'nin 16 martı.
durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi :
----«sabah bizim asker uykuda iken
----ingiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
----askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
----neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
----ingilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
----beyoğlu ve tophane'yi işgal edip.
----işte beyoğlu telgrafhanesi de yok.
----işte beyoğlu telgraf memurları geldiler.
----kovmuşlar.
----burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
----şimdi haber aldım efendim.»
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü,
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ingiliz'in hepsi değil domuzu
sabaha karşı aldı canımızı.
920'nin 16 martı
basıldı vezneciler'de karargâh.
uyan be tosunum uyan.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
üçümüz : abdullah çavuş, şarkışla'dan osman,
--------------------------------bir de zileli abdülkadir.
920'nin 16 martı
bozdoğan kemeri'nde
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü.
soktu osman'ın karnına kasaturayı,
bastı göğsüne kâfirin dizi.
dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
doymadı dünyasına abdülkadir.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
920'nin 16 mart sabahı,
karakolun karşısında
--------bırakmadım elimden silâhı,
--------yere serdim iki ingiliz'i.
senin ırzını kurtardım istanbul'um,
sana can feda çakır gözlü gülüm.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
şimdi üçümüz :
abdullah ve osman ve abdülkadir,
taşları yan yana yatar eyüp'te.
arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki maşrıkta, belki mağripte,
biz de bilmeyiz yerini.
uykuda kestiler üçümüzü,
kurşuna dizdiler ikimizi,
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
bir de altıncımız var,
kara kaytan bıyıklı bir şehit,
son mekânı şöyle dursun,
adını da bilen yok...
(...)
nâzım hikmet
--- alıntı ---
istanbul'un işgalidir. Misak ı millî Ye olan tepkidir işgal devletlerince.
dinciler tarafından yok edilen misakı millinin tepkisel destanıdır.
corona virüsünün türkiye'de ortaya çıkışının tam 1 yıl öncesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar