bugün

entry'ler (3)

bir kitaba 25 tl veren insan

Kitapsa değil 25 lira, 55 lira da verebilecek insandır. Çünkü parasında değildir, alabilecek gücü varsa alır. insanları rahat bırakın. Bir kitaba şeklinde başlık yazılmış olduğundan, okumayı seven insanları yermek amacı güttüğü aşikar. Sigaraya verseydi daha mı iyiydi? Yada ne bileyim aptal bir t-shirte? Yada gereksiz ne varsa ona verecekti muhtemelen.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben de bir kitaba 25 tl veririm. Korsan kitap almam, çünkü aldığımda hem emek hırsızına para kazandırmış olurum hem de puntolar kaymış, eksilmiş sayfalar olur.

Altarnatif olarak, pdf de okunabilir bittabii ama hem her kitabın pdfsi yok, hem de kitabı kitaptan okumanın zevki başka bunu kitap okuma alışkanlığı olmayan insanlar, insancıklarımız anlayamaz.

bipolar bozukluk

Çok yakınımın sahip olduğu bozukluk. iki ucu keskin bıçak tanımı herşeyi özetler durumdadır.

Ben genel tanımı psikiyatrist ve psikologlara bırakarak, Bu hastalığa sahip olan yakınınıza nasıl davranmanız gerektiği ile ilgili yazmak istiyorum.

Çok yakınım dediğim kişinin bu bozukluktan muzdarip olduğunu ilk öğrendiğim sıralarda deli gibi araştırma yaptım. internetten olsun, araştırma makalelerinden olsun, hasta yakınlarının yorumlarından olsun, ne bulduysam okudum. Ancak açıkçası yüzde yüz yararlı bir bilgi bulduğumu söyleyemem. Benim bu konudaki bilgim, yakınımı gözlemlemekle gelişti diyebilirim. Bu bozukluğun henüz kitabını yazarım diyemem ama en azından depresyon periyodu hakkında çaresiz hisseden hasta yakınlarına 'yararlı' bilgiler verebilirim.

Öncelikle benim çok yakınım bipolar tip 1. Önceden 6 aylık ağır bir depresyon süreci yaşadı ve bu sürecin başlangıcında kendisine bipolar tip 2 teşhisi konuşmuştu. Neden sonra tip bir olduğu anlaşıldı ve ilaçları değiştirildi. Açıkcası ben hala onun tip iki olduğunu sanmıyorum ama doktorunun bir bildiği olmalı diye düşünüyorum. Öyle düşünmek istiyorum...

Öncelikle depresyonda olduklarında onunla nasıl daha sağlıklı iletişim kurabilirsiniz ondan bahsedeceğim. Çünkü özellikle o ve sizin aranızdaki 'bağ' ve 'onun size olan güven tohumları' bu dönemde atılıyor.

Öncelikle şunu aklınızdan çıkartmayın, yaptığı yapmadığı, düşündüğü düşünemediği vs şeyler onun elinde olmuyor. Beyni bir şekilde onu düşürüyor ve saniyeler boyunca aklından bir sürü olumsuz telkinler geçip duruyor.

Bir kere kendinizi mental olarak hazırlamalısınız. ' Bu kişi hasta, bu kişiyi çok seviyorum ve onun bu süreci daha az acı çekmesini sağlayarak geçirmesi için yardımcı olmak istiyorum, bu kişi bu rahatsızlığa sahip bunu bir an olsun unutmamalıyım' demelisiniz. Bunları bir an unutmanız bile ona davranışınızı değiştirebiliyor.
En önemli şey sabır. Bu rahatsızlığın üstesinden gelen en iyi ilacınız sabrınız oluyor. Sabırlı olmak zorundasınız. Güven vermelisiniz. Belki sürekli onu telkin etmelisiniz ve asla bıkmamalısınız. insan bıkar, bazen bıkarız şuramıza kadar gelir, öyle zamanlarda bir şeyi bahane edip onunla yada onsuz ( ki onsuz olur çünkü sürünerek bile evden çıkmayabilirler bazen ) evden çıkın. Ondan uzaklaşın. Ama geri dönün mutlaka ona geri dönün.

Biliyor musunuz tüm bipolar rahatsızlığına sahip insanlar saftırlar. Yaptıkları hiç bir şey sizi incitmek için değildir. Size bazen kırıcı sözler söyleyebilirler. Kendinden uzaklaştırmak için tekrar tekrar sizi bezdirici konuları açabilirler, ama sizi öyle çok severler ki, size sarılıp sürekli özür dilerler ve ağlarlar bile.
Hayatımda gördüğüm en mükemmel insandır benim bu çok yakınım. Depresyonunun en ağır dönemlerinde elindeki çatalı tutmakta bile zorlanırken bile beni kendisinden çok düşünmüştür. Emin olun ki eğer bipolar bir yakınınız varsa gerçek sevgiyi size verdikleri doğrudur.

Onunla depresyonu süresince ilgilenirken, size söylediği olumsuz şeyleri görmezden gelin. Mesela 'ben seni mutlu edemem' yada ' beni bir gün terk edeceksin biliyorum' yada güven sorunu yaşadıkları zamanlar çok fazladır ' beni sevmiyorsun biliyorum ' gibi olumsuz cümleleri sürekli tekrar ettiklerinde bunu görmezden gelin. Başka bir konu hakkında konuşmaya başlayın.

Depresyondayken, onların zihnini oyalamak zordur ama imkansız değildir. Normalde dedikodu sevmeyen biri bile depresyondayken bir şekilde buna ilgili olabiliyor. Tecrübeyle sabit. Ona gazete yada dergiden ilginç birşeyler bulup okuyun, yada çok da ilginç olmayan birşeyi ilginçmiş gibi anlatın. Genel kültür bilgisi olsun mesela. Ama sakın absürt bilgiler aktarmayın, manik döneme geçtiğinde absürt bilgiler onun dengesini bozabilir de. Bilemezsiniz.

ilaçlarını takip etmek ve ona içirmek zorundasınız. Gerektiği kadar içtiğinden emin olmalısınız ne az ne çok. Ne yazıktır ki bipolar insanlar hayatlarının özellikle depresyon dönemlerinde intihara meğilli hale gelebiliyorlar. Böyle bir tehlike her zaman söz konusu. Bunu konuşmak bile bizim için korkunçken onlar düşünebiliyorlar.

Spor yada egzersiz yaptığından emin olun. Yapmıyorsa en azından elini kolunu bacaklarını hareket ettirecek ufak görevler verin ona. Bunu şirinlikle yaptırabilirsiniz. Eline vileda verin yada toz bezi verin, yalandan yapmasını sağlayın. Bir şarkı mırıldanıp, dans edin onunla, size katılacaktır. Muhtemelen ıslık çalacaktır.

Arkadaşları ile görüştürmeye çalışın. Genellikle bipolar yada depresyonda olan kişilerin yakın arkadaşları ortamı terk ederler. Kişi iyiyse, harikaysa arkadaşlar oradadır. Maalesef bu böyle. insanlar nankörler.
Bir kaç arkadaşını arayın beraber kahvaltı yada evde yapılacak şeyler yapın. Uzanmak istediğinde ona izin verin ve diktator gibi davranmayın. Onu istemediği bir şeye zorlamayın, istediğiniz şeyi yapmaya ikna edin.

italya vizesi

En yakın tarihler ile italya'ya çıkışımı ve sonrasında sancılı olan çıkamayışlarımı size aktaracağım.

ilk başvurumu yaptığımda vize danışman şirketi olan bir aracı kurumla idata'dan randevu alarak gerçekleştirdim.
Bu ilk vize başvurumdu ve danışmanlık şirketi bana çok umutlanmamalısın demişti.
ilk başvuru her zaman 7 günlük olurmuş ve benimkini de 7 günlük başvurduk.
2019 Aralık'ta başvurudan 2 gün sonra mülakata çağırdılar. Mülakata çağrıldım ve aşırı heyecanlandım halbuki tatil amaçlı turistik bir vizeye başvuruyordum, ancak elim ayağım titredi. Neyse bana hala anlamadığım ve asla anlayamadığım soruyu sordular. Ne amaçla gidiyorsun?
Ben turist olarak gitmek istiyorum dedim. Çünkü turist olarak gitmek istiyordum. Bu konuya sonra geri döneceğim.
(Çok ahımı aldınız çokk)
Efenim, iki gün sonra pasaportumun kargoya verildiği haberini aldım. Ekspress başvurmuştum. Yoksa 15 günde sonuçlanır dediler.
iki gün türlü telaşla ve korkularla pasaportu bekledikten sonra geldi, hemen açmadım. insan gerçekten heyecanlanıyor değişik bir duygu. Sonra açtım ve 8-9 günlük vize verilmişti. Açıkcası sevindim çok sevindim ama ben zaten uçak biletlerimi 7 günlük almıştım ve değiştirmek tuzlu oluyordu. Buruk bir sevinç yaşadım ama olsundu, çıkmıştı işte.
Bu tatilimi yaptım. ilk defa başka bir ülkeye seyahat ediyordum ve uçak fobimi bile yenmiştim. Saat farkı yüzünden 4 saat falan sürüyor aslında. 7 gün memleketimin topraklarından, italya'nın topraklarına seyehat ettim ve o kadar beğendim ki, sadece 7 gün kalacak olmaya hayıflanıp durdum.
Tatilim bitti ve Türkiye'ye geri döndüm. Gelirken de uçakta 'ne olacak yaaa, tekrar başvururum, nasıl olsa başvuru sürecini artık biliyorum' diyordum...
Ocak ayının ortalarında tekrar başvurmak için kolları sıvadım. Gereken tüm belgeleri fazlasıyla topladım. Ocak'ta tekrar başvurma nedenim yılbaşının araya girip, 3 ay bekleme süresinin ortadan kalkmış olmasıydı... normalde 3 ay beklemek zorundaymışız dostlar. Velhasıl ben 15 günlük başvurumu yapacakken, avukatı, bilgisayar mühendisi, defalarca Almanya'ya gidip gelen arkadaşlarım ' ya başvuracaksan 3 ay başvur bare, kesin verirler' diye baskı yaptılar. Bende 'tamam ya nasıl olsa verirler, ne etliğe ne sütlüye karışırım, tatilimi yaparım bi güzel, daha çok gezerim, ne olacak ya??'diyerek 3 aylık başvurdum. Yine pasaport süresi ekspressti, yine mülakata çağrıldım. Yine aynı sorular başka bir çalışan tarafından soruldu. Hemen hemen ayni cevaplar tarafımca verildi. Değişik olan tek şey 3 aylık turistik vize talebimdi. Bunun dışında ilk mülakatta ne dediysem onu dedim. Çünkü gerçek olan buydu, bir türlü anlamadıkları şey
'Gezeceğim' 'turistik' 'gezmek ve italya'yı daha fazla görmek istiyorum'
iki gün sonra pasaportum ve red mektubum geldi. Şok olmuştum. Bankada ilk başvurumla aynı miktar param, tüm belgelerim aynı( 2 şer tane de fotokopili) verildiğim cevaplar aynı, ama red mektubu ve olumsuz cevap yeniydi!
Bunun şokunu iki üç gün sonra atlattığımda mülakattaki personelin söylediklerini hatırladım.
itiraz hakkımı kullanmam yerine yeniden ve itiraz dilekçeli bir başvuru yaparsam ve 15 güne kadar başvurursam muhtemelen çıkarmış......
Bu bilgiyi bana neden ve nasıl bu kadar kesin bir ifade ile verdi anlamış değilim ama verdi işte. Ben de geç olmasın, iyice güçleşmesin ve red itirazımın süresi dolmasın diye şubat ayında hemen tekrar randevu aldım. Bu sefer 14 gün başvurdum. Bakın 15 de değil. 14 . Bu sefer beni telefonla aradılar ve şirin sesli bir personel tarafından bir kaç soru soruldu. Bunlar :
Önceki seyehatimi yapmış mıyım ? ( ilk vizeyi sormuş meğer)
Girişte ve çıkışta sorun yaşamış mıyım?
Bu seyahatimin amacı neymiş ? ( yine bu soru ....)
Ve şuan hatırlamıyorum ama bir şey daha sormuştu hatırlayınca editlerim önemsiz bişeydi.
Seyehatimin amacını 1000. Kez anlattım gibi hissettikten sonra telefonu kapattık.
Bu görüşmeden 4 gün sonra yani bugün red mektubu ile pasaportumu teslim almış bulunmaktayım..
şimdi bu yazımı okuyacaklarını düşünerek tamamlamak istiyorum.
Turistik olarak yapılan başvurularda amaç turizmden, gezmekten, orda burda kahve tatmaktan, pizza gömmekten, bir kaç interneşınıl arkadaş edinmekten başka ne olabilir ????
Bunu bana konsoloslukta görevli veya muhtelif bir zamanda görev yapmış bir arkadaş açıklasın lütfen.
Gelelim 2. Soruya... Eğer amacım başka olsaydı, ilk çıkışımda bu amacımı gerçekleştirmez miydim??? Neden Türkiye'ye döneyim ki çıkmışım zaten . Belli ki turistim işte geleceğim gideceğim, amacım bu turist vizesi almak ve turist haklarımdan faydalanmak!
3. Sorum : sürekli aynı maddeden red aldım 'seyehat amacı çelişkili bulundu.'
Nasıl bir çelişkiydi bu acaba çok merak ediyorum. Her seferinde binlerce para harcayarak, olumsuz olan vize parasını da geri alamayarak nasıl bir çelişki yaşatıyorum bilmek isterdim. gezmek istiyorum işte , bence çelişkili olan sizin red edip duruyor olmanız. Ne bekliyorsunuz anlamadım ki? Turist olmamı ispatlamam için amuda mı kalkmalıyım ???
Şimdi genel bir sitem edip burayı bırakacağım yapacağım içimde kalmasın !
Seyahat özgürlüğü diye bir şey var !!! Konsolosluğa dıdımızın dıdısına kadar tüm belgelerimizi veriyoruz. Herşey apaçık ortada oluyor! at hırsızı tipli insanlara şak şak vize verilirken ( benden önce biri böyleydi ama aldı ) yada yaşlı bir teyzeye 5 yıllık vize verilirken, genç olana, temiz sicilli, efendi olana, gitmek için heyecanı olana, istekli ve hayat dolu, meraklı olana vize çıkmaması haksızlıktır. 8. Ve 10. Maddelerden aldığım redleri hak etmemiştim!
Not : 3 aylık başvurunca 3 ayın 3 ayı da vize çıkmıyor üstelik. yine belli bir zaman dilimi veriliyor.

Edit:Devam edeceğim burdan, hak etmedim çünkü sadece turisttim. Bunu hangi belgelerle desteklemem istenseydi destekler gönderirdim ama istenmedi ve direkt red verildi. 2. Kez. Oradan bir maddeyi işaretleyip pasaportu kargolalatmak çok kolay. Ortadaki maddi manevi emek nasıl göz ardı edilebilir aklım hafsalam almıyor bir türlü. Keşke 7 gün verseydiniz , 5 yada 2 gün verseydiniz, açıklaması sizin için imkansız olan 'çelişkileri' nasıl ispatlayacağımı belirtseydiniz ne olurdu sanki? Taş atıpta eliniz mi yorulacaktı?
Şuanda önceki yaptırdığım 3 aylık sigorta ve bu sefer yaptırdığım 14 günlük sigorta da başladı. italya'da çift sigortam var ve aldığım şirketler iptal etmediler param da boşa gitti, paranın yanı sıra giden moralimi size ifade etmekte gerçekten zorlanıyorum. Tam bir hayal kırıklığı içindeyim.
:(((
© copyright 2005 - 2026