bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı14
- yazarların özlü sözleri5
- sözlükten giden yazarlar3
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı9
- anın görüntüsü25
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- sosyoloji okuyan erkek4
- honda dio3
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi2
- en son ne yediniz6
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- mony tontana3
- aşk7
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- pandela11
- haysenin125
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- seksting2
- kızıl tehlike2
- haletiruhiyemin müşevveş olması2
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- ziya gökalp5
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- mao zedong3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- ölüm2
- sözlüğün aptal kaynaması16
- gölge2
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- araba kovalamayan köpek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- 2026 dünya kupası37
- arkadaşlar bakar mısınız7
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- bulgar göçmeni kız vs türk kızı3
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- eski nickimi özlüyor olmam7
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
- kürtçüler ne işe yarar2
- gram altın3
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler5
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de3
- ismet bin serkisof ül nal omega vel tecededeevi2
- cumhuriyetin intikamı8
- ustalara kek yapmak6
entry'ler (48)
reklamındaki cin kek kişilik bölünmesi yaşamakla birlikte bunu bir histeri krizine girmişçesine kafasına bir şey düşene kadar tekrarlamakta ve bu sırada izleyiciyi kendinden etmektedir. hayır bu yolla insanın bu ürünü alası değil fersah fersah kaçası geliyor. Reklamın iyisi ötüsü olmaz muhabbetine girmiyorum bile çünkü olur. Tamam akılda kalıcı ama cezbedici veya satın alma isteğini kamçılayıcı olmadıktan sonra neye yarar.
kesinlikle Eti Cin Kek Reklamları. Cin misin? Kek misin? Cin Kek Cin kek cin kek cin kek cin kek cin kek cin kek.......adamın sinirlerini benim diyen gerilim filminden daha çok bozan epi topu bir kek reklamında neden bu kadar balyoz etkisi yaratılmak istenmektedir anlam veremedim. Hayır ben eti cin i çok severim ama bu cin kek muhabbeti yüzünden resmen eti cin başta olmak üzere tüm eti ürünlerine bir antipati oluştu bende.
eşek kadar olmuş ve çocukluğunda en az bir kere eti cici bebe' nin tadına varmış kişilerin maziyi yad etme ihtiyacından değil de önlenemez bir bağımlılıktan kaynaklanan yoksunluk durumuna yenik düşüp gördüğü yerde eti cici bebe yemek. Hatta bazen akraba konu-komşu çocukları için gıda olan ama ona "bak bak bak kuş gelmiş" denerek önündeki tabaktan iki-üç tane aşırıldığı tarafımca gözlenmiştir. ister eşek kadar ister fil kadar olunsun, boya posa bakmadan yenilen bol kalorili bisküvi. Muzlusu güzel değil.
Amerika'da yaşayanların bir süre gördükleri - hala gösterilmeye çalışıldığı dönemler olmuyor değil- rüya. (bkz: amerikan rüyası)
romantik diye niteleniyorsa aşk tarafı her an ağır basıp her türlü futbol aktivitesini - şampiyonlar ligi maçları, iddia kuponları veya derbi maçlarını- elinin tersi ile itme potansiyeli olan er kişi. Ama elbette yüreğinin bir köşesi her daim buruk kalır.
kişinin bayrama ne anlam yüklediğine bağlı olan yitimlerin vuku bulduğu andır.Üzülmemek için bayrama yeni anlamlar yüklenir ve her anlam yitimi yeni bir anlam kazanmaya yol açtığından "hayatım çok renkli" denerek teselli bulunur.
erkekliği tarihsel bir perspektif içinde ele alacak olursak, erkek oturmadı gitti avlandı, yabani hayvanları evcilleştirdi, at üstünde yeni yerler keşfetti, binlerce yıl sonrasına kalsın diye piramitleri, çin seddini yaptı, gemilerde talim yaptı, denizler aştı amerikayı keşfetti, kılıç kuşandı, tüfek icat etti, o cephe senin bu cephe benim savaştı, gece ne kadar geç evine girerse o kadar kara geçtiğini düşündü. Bakın bunlar evde oturarak yapılacak işler değil. O halde evde oturmak bir yana evde oturmayı sevmek erkeğin tarihsel rolüne ters bir eylemdir. Derhal tüm erkekler sokağa, fırsatı kaçırmayın zaten 70 inde mecburen evde oturmayı seveceksin. çık, gez, eğlen, coş, ev senin neyine? saygılar.
geceden kalma hafif bir başağrısı ve başdönmesi olsa da istikrarlı yükselişini sürdürmesi ve ilk seansı mutluluk içinde dostlarıyla öğle yemeği yiyerek kapatması bekleniyor.
karşılığında evin bilumum camlarının tuz ve buz olarak geri dönebileceği bayram kıllığı. Ama unutmayın çocukları bir kez düşman ettiniz mi artık kurtuluşunuz olmaz. Bu davranıştan sonra sokağa çıktığınızda artık daha dikkali olmanız gerekecektir. Malum her an kafanıza çiğ yumurta yiyebilirsiniz.
küçük bir beyinle arkasından iş çevirmeye çalışmak, tavsiye isteyip sonra onu tınlamamak, karşısında kibirlenmek, kendisini bir aslan sanmak(tabi başka bir aslan burcu bireyi değilse).
çocuklara kavram kargaşası yaşatan, bir an için amca-teyze ikilemine neden olan yaşça olgunluğa ermiş dişi insanlar.
tren gelir hoş gelir ley ley limi limi ley. olsun tüm tren boyunca yazılsın
Nil Karaibrahimgil' in Nil kıyısında adlı Albümünde 6 numaralı şarkı. Şahsi kanaatime göre, ska tarzında insanı coşturma kabiliyeti olan enerjik, yaz şarkısı. Klip çeker mi? Bilmiyorum ama yaz başı Nil' in kalabalıklar içinde koşuşturduğu oradan oraya hoplayıp zıpladığı bir klip geldi gözümün önüne.Kimbilir?
içinde "eminim sevmediğine" ve "Çok canım acıyo" gibi muhteşem iki şarkı bulunan, bu albumde Nil biraz fazla kalp acısı çekmiş dedirten ve bunu oldukça dışa vuran bir albüm. Nil Kıyısı gibi bereketli olur umarım...
iki kişi şiddetle tartışırken özellikle ağız dalaşı yaparken taraflardan bir daha ateşli olup el kol kareketleriyle kendisini haklı çıkarmaya çalışır. Diğeri de tıkandığı, söz bulamadığı noktada "bi kere o elini indir" der. Yani bu bir kurtarıcı cümledir.
Aman kimseler duymasın burnumu sümkürürken ses çıkmasın sadece sileyim yeter diyip biri burnunu aleni hönkürünce ters ters bakma durumu avrupa da yok. Gayet herkes - kızlar dahil- burunlarını hönkürüyorlar.
Handel in eseri olan bu yapıt size de çok tanıdık gelecektir. Nerden mi? Babam ve oğlumdan. Hem de en acı yerleri akla getirir.
90 larda ilkokula giden herkesin hayatının en güzel yıllarının soundtracklerini oluşturan, şimdilerde o eskimeyen şarkıları duyulduğunda "vay be yıllar ne de çabuk geçiyor..." dedirten sanatçı. Ama insan bir anda durup şunu da söylemeden edemiyor, " ya ben resmen metamorfoz geçirdim kadın onca yıla rağmen aynı, bu işte bir iş var." Maşallah demekten başka bir şey gelmiyor elden.
en azından "tek başına şimdi nerde neler yapar vah vah..." diye ardından üzülmeyeceğiniz, aksine "oh ne güzel sevdiceğiziyle mavi ufuklara yelken açmış vay be onun yerinde olmak vardı şimdi..." diyerek kendilerine iyi dileklerinizi sunabileceğiniz şanslı çift.
sakalların yazarlığa etkisi var mıdır? başlıklı araştırma konusunun örneklemini oluşturacak olan kitle. Eğer deneysel bir çalışma yapmak istersek de bir o kadar da sakalsız yazar bulmalı ve bu iki grup arasındaki başarıyı ölçmek gerekir. Bekliyorum isviçreli bilim adamları dişler ile ilgili çalışmlarını bitirdikleri anda buraya gelip bu konuya eğileceklerdir. Nerden mi biliyorum? Kuşlar söyledi