bugün
- sözlük kızlarının kombinleri19
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- yaşlanma belirtileri2
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- tai lung51
- recep tayyip erdoğan22
- ne kadar yaşlısın19
- ankete gelin beyler27
- sarapci koala40
- anın görüntüsü18
- dolly parton'ın ölümü3
- sözlüğe küsmek4
- geceye bir tavsiye bırak2
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- kızarmış ekmek10
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- sevmediğiniz yazarlar14
- gece2
- avon ultra colour indulgence ruj3
- kendine yabancılaşmak10
- doğu perinçek6
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- ben gökten inen ekmeğim5
- terörsüz türkiye5
- yalnızlık rahatlıktır15
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- ben de reise oy vericem12
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- stephen king ile birlikte içip sohbet etmek2
- bir soru sor7
- velvet39
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali10
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
- akepelilerdeki imamoğlu korkusunun asıl nedeni3
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- kutlu doğum haftası9
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması6
entry'ler (2)
Mesela erkekler ağlamaz. Siz hiç hüngür hüngür ağlayan erkek gördünüz mü? Ben şahsen görmedim. Ben de, tek başıma, yalnız başıma bile hiç öyle hüngür hüngür ağladığımı hatırlamam. Erkek ağlamaz, ağlayamaz. Çünkü ağladığında zayıf görünür. Güçsüz ve zavallı görünür. Kadınlar da, her ne kadar duygusal erkekleri sevdiklerini söyleseler de ağlayan erkek sevmezler. Erkeklerin, erkeklerinin güçlü olmasını isterler.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Mesela erkekler ağlamaz. Siz hiç hüngür hüngür ağlayan erkek gördünüz mü? Ben şahsen görmedim. Ben de, tek başıma, yalnız başıma bile hiç öyle hüngür hüngür ağladığımı hatırlamam. Erkek ağlamaz, ağlayamaz. Çünkü ağladığında zayıf görünür. Güçsüz ve zavallı görünür. Kadınlar da, her ne kadar duygusal erkekleri sevdiklerini söyleseler de ağlayan erkek sevmezler. Erkeklerin, erkeklerinin güçlü olmasını isterler.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.