bugün
- sözlük kızlarının kombinleri17
- recep tayyip erdoğan20
- ne kadar yaşlısın19
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- sarapci koala40
- tai lung51
- doğu perinçek6
- ankete gelin beyler27
- şarapcı koala ile beyaz toros küba turu yapmak2
- blok3ün gece napıyorsun mesela diye mesaj atması2
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması2
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- kızarmış ekmek10
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- mazlum abdi den sdg'nin feshi açıklaması2
- sözlüğe küsmek2
- ben gökten inen ekmeğim5
- akepelilerdeki imamoğlu korkusunun asıl nedeni3
- kendine yabancılaşmak10
- terörsüz türkiye5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- velvet39
- duşta dinlenebilecek şarkı önerileri2
- canım kardeşim2
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- sevmediğiniz yazarlar14
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- sdg ypg'nin kendini fesh etmesi3
- sözlük bacıları2
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- azerbaycan2
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- dem'in lenin che guevara ve deniz gezmişle alakası3
- ilk buluşmada hesabı kim öder2
- iskoçya4
- yeni parti emekçilerin hakkını verecek mi3
- bir soru sor7
- 25 ağustos 2026 madencilerin gözaltına alınması3
- yalnızlık rahatlıktır15
- ben de reise oy vericem12
- temu'dan giyinmek4
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi6
- her dönerin adamı5
entry'ler (2)
Mesela erkekler ağlamaz. Siz hiç hüngür hüngür ağlayan erkek gördünüz mü? Ben şahsen görmedim. Ben de, tek başıma, yalnız başıma bile hiç öyle hüngür hüngür ağladığımı hatırlamam. Erkek ağlamaz, ağlayamaz. Çünkü ağladığında zayıf görünür. Güçsüz ve zavallı görünür. Kadınlar da, her ne kadar duygusal erkekleri sevdiklerini söyleseler de ağlayan erkek sevmezler. Erkeklerin, erkeklerinin güçlü olmasını isterler.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Mesela erkekler ağlamaz. Siz hiç hüngür hüngür ağlayan erkek gördünüz mü? Ben şahsen görmedim. Ben de, tek başıma, yalnız başıma bile hiç öyle hüngür hüngür ağladığımı hatırlamam. Erkek ağlamaz, ağlayamaz. Çünkü ağladığında zayıf görünür. Güçsüz ve zavallı görünür. Kadınlar da, her ne kadar duygusal erkekleri sevdiklerini söyleseler de ağlayan erkek sevmezler. Erkeklerin, erkeklerinin güçlü olmasını isterler.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.
Erkekler güçlüdür. Her zaman ve her koşulda güçlü olmak zorundadır. Zayıflık gösteremez. Çok eski çağlardan beridir devam eden bir olgu bu. Hele de bizimki gibi Ortadoğu toplumlarında. insanlığın doğduğu topraklarda. Erkekler acı da çekse, duygusal anlamda çöküşte de olsa, sevgilisinden yeni de ayrılmış olsa, bir yakınını da kaybetmiş olsa, ne olursa olsun güçlü olmak, güçlü durmak zorundadır. Üzüldüğü, ağladığı görülürse küçük çocuk gibi davrandığı düşünülebilir. istese de yapamaz yani.
Erkek baba olduğunda çocuğunu çok sevemez mesela. Sevse dahi bunu uluorta göstermesi hoş karşılanmaz. Duygusal görünür çünkü. Baba imajına terstir bu durum. Baba olan erkek hele de tanınan, bilinen bir kişiyse daha da zordur çocuğuna karşı yakın olması, yakınlık göstermesi.
Erkek dediğin her zaman hesabı öder. Herhangi bir yemeğe çıkıldığında, bir yere gidildiğinde hesabı kim isterse istesin masadaki erkeğe gelir hesap. O öder. Cebinde parası olması gerekiyordur. Parasız erkek mi olunur? Hayır tabii ki. Bir erkek, harcaması gerekmese dahi, cebinde parası varken daha güvende hisseder kendini.
Erkek dediğin üşümez. Bir yemeğe, partiye, etkinliğe gidilmiştir. Kadınlar en şık ve gösterişli kıyafetlerini giyer ve yanlarına en fazla incecik bir şal alırlar. Tabii hava üşütmeye başladığında erkeğin ceketi imdada yetişmek durumundadır. Erkek çıkarıp verir kadına ceketini. Çünkü erkek dediğin insan değildir, üşümez.
Erkek korur ve kollar. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz ama herkes onun korumasındadır. Ailenin reisidir. Herkesin sorunlarını çözmekle yükümlüdür. Kendi sorunları dahi olsa, kimse bilmez bunu, bilemez. Kendi içinde çözmesi gerekir.
'Güzele bakmak sevaptır' diye bir söz var. Trene bakmak gibisini kastetmiyorum gerçi ama erkek güzel kadına baktığında hiç hoş karşılanmaz bu durum. Öküz denir, abaza denir, bir sürü laf edilir. Ama bak güzele bakıyor denmez nedense.. Çünkü ayıptır bakmak.
Bir kadın bir erkekten hoşlansa da gidip konuşmaz, konuşamaz. Konuşursa kötü görülür, hafif görülür. Çünkü bu görev erkeğin görevidir. Karşısındakinin arkadaş olarak mı yoksa hoşlandığı için mi yakın davrandığını tahmin etmek ve doğru tahmin etmek zorundadır. Bir bakarsın yakınlaşmak istediği kişi kendisini arkadaş olarak görüyor ve tek seferde hem arkadaşını hem de hoşlandığı kişiyi kaybeder. En modern kadınlar bile erkeğin ilk adımı atmasını bekler, ister, tercih eder..
Şimdi aklıma geldi de, kadınlar günü vardır ama erkekler günü yoktur. Rusya'da aslında asker günü olarak kutlanan gün değil, genel anlamda erkekler günü yani.
Erkek dediğin (eşi çalışmayanlar özellikle) eve geldiğinde işteki yorgunluğunun üstüne bir de kadının konuşmalarını, anlatmalarını (kimine göre dırdırını) dinlemek durumundadır.