bugün

sevdiği entry'ler

ben bu yazıyı sana yazdım

BURSA' DA SiNEMA ..

Bursa' da kar yağıyordu. Kentin asla çıkmayacak son biletlerini bağırıyordu biletçiler. Her bir yanını boyamış kadınlar geçiyordu bir yerlerden. Sen gülmüyordun ..
Oysa bu kentin bana verebileceği başka da bir şey kalmamıştı.
Kentim, kentinden birini seviyordu .. Benim adım kayıp, senin gözlerin güzel ..

Ve yeni kelimeler icat edilene kadar da bırakabilirdim seninle konuşmayı.
Kalabalıktan değil, o kalabalıkta olmadığından korkuyordum oysa ben.
Ya da kendime aslında seni değil akşam olmasını beklediğime dair yalanlar söylerdim çaresiz. Çözmüştüm sen olduğun gibi olursun. Ben de orada olurum. Kapanır üzerime sanki sonra kapılar, kapılar .. hiç durmadan kapanan kapılar. Hiç yapılmamış sürekli bozulmuş bir yapboz gibi çare arıyordum yokluğuna ..

Karanlıktan değil, görmemekten korkuyordum seni.
Tıklım tıklım, balık istifi yalnız kalıyordum sonra.
Ya da seninle aynı şarkıyı mırıldanmak isterdim gün boyu. Dudaklarını okumaya çalışmam bundandır eğer varsa. Hava kararır üzerine bir örtü örtülmüşçesine, sen beni benden alırsın, ben şarkımı, dünya canımı alır ..
Bir adam boğulur; avuçlarında resmin, yüzü asık Arap şükrü' de ..
Kentim, kentinden birine sevdalı ve asla çıkmayacak son biletlerini satıyorlar Bursa' nın.
Bursa' da kar yağıyordu ..
Buna rağmen de kumarda kaybetmek için ilk önce ben alıyordum. Elini tutup Çekirge' ye kadar koşmak istiyordum sonra. Hiçbir şey söylemeden .. Ya da Tophane' de bir bardak çayın içine düşmüş çırpına çırpına boğuluyordum sensiz. Ama en azından üşümüyorum.
Dondurmasını düşürmüş ama üzerine basmadığına sevinen bir çocuk gibi bununla da mutlu olabilirdim seni tanımasaydım ..

Bursa' da kar yağıyordu.
Ayaklarım kayıyordu, gözlerinin içine düşüyordum ..

Bakışları güzel, kendi güzel kadın,
Hiç kimseye benzemiyor bendeki yanın.

Ve ben yanılmıyorum ..
© copyright 2005 - 2026