bugün
- dhalsim9
- gocu35
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- lionel messi12
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- futbol13
- slavko vincic4
- dünya18
- sütlü buz2
- korku evi2
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- aşk hayatı4
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- resim hocaları5
- le cola'nın 67 tl olması5
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- ilk torun olmak2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- türklerin ileri olduğu konular21
- kemal kılıçdaroğlu7
- sapık7
- şehir kurma oyunları5
- gocu nerede8
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- marc cucurella5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- bir kadının en güzel bölgesi13
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- allah varsa beni milli yapsın7
- muşlettin amca bey birader bey3
- donald trump6
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
entry'ler (112)
sözlükte nickinin hakkını layıkıyla veren ender yazarlardan..
sezen aksu - gidiyorum
"sana korkular bıraktım, bir de yeni başlangıçlar.. bir kendim, bir ben gidiyorum.."
"sana korkular bıraktım, bir de yeni başlangıçlar.. bir kendim, bir ben gidiyorum.."
sözleri seneler sonra dank eden, dank ettiği noktada da beni yere çakan efsane sezen şarkısı. ilk bakışta vazgeçtim, unuttum gibi görünüyor ama nerdee.. "bir ah de yeter!"
gecenin bu saati dinlenmemeli!
gecenin bu saati dinlenmemeli!
öğretecek arkadaşların sevişirken "owww yeahhh, 6. nesil böyle de ...." diye bağırdığını düşündürten enteresan eylem. madem böyle nesiller arası durmadan gelişen bir hadise bu, aklımızda tutalım da sevişmeden önce neslini soralım insanlara..
(bkz: zall seviselimmi)
(bkz: zall seviselimmi)
son derece haklı bir tespittir. hatta bu hatunlar bi de utanmadan kıs kıs gülerler böyle atılan oltalara.*
az bekle, dizi bitsin, şarap etkisini göstersin geliyorum çok fena.. koru kendini!
son derece sevimli, oryantalist olmamak için çabaladığı her halinden belli olan ayrıca kadın hikayelerini anlatırken buram buram erillik kokmayan izlenesi dizi. şive kısmı pek irite etmiyor beni şahsen, zira o şiveli ağızlardan çıkan vecizeler güzel ediyor ortamı hemen. kürt düşmanlığına kurban gitmez inşallah...
muhtemelen olayı 'çıkmak' diye tanımladığı için bir müddet daha anca düz duvara 'çıkacak' olması durumudur.*
bir şey yapma hevesinden yoksun kalmış, domates çorbası yapıp sıkıntısını aynı tencerede kaynatıp buharlaştırmak isteyen kadın. kek de yapabilir tabii, ondan yayılan kokular sıkıntıları alıp götürür belki kim bilir?
moral bozukluğunun da zaman zaman gerekli olduğu gerçeğiyle barışmak.. morali hiç bozmayacak bir hayat mı yaşıyoruz ki keyiften zıplayalım tüm gün? efendi ol, otur bozuk moralinle arada bir!
canım sıkılıyor, kafam karmakarışık.. işin boktan tarafı yaşım 30lara ufaktan yaklaşmaya başlamış olmasına rağmen, girdiğim her ortamda pek sevilirken, beni seven bir sürü arkadaşım varken, ve elbette bir de sevgilim varken ben oturup da derdimi anlatacak birini bulamıyorum şu koca şehirde! başlıycam artık istanbulun yalnızlaştıran havasından. ne boktan iş bu yahu.. nasıl fena yalnızlıklara itiyor seni sevdiklerinle el ele. dönüp ne zamandır yazmadığın sözlükten medet umuyorsun "yazayım da gazım çıksın" diye..
güçlü kadınmış, her boka yetermiş.. yetmez yahu! yetemez-yetmek istemez!! kaşındırıyor bu hayat beni, itiraf ediyorum. bildiğin sinirden hatur hutur kaşınıyorum. makarayı bi 5 yıl sarmak istiyorum. az daha büyüyeyim, döne dolana sorgulamayayım, dostluklarım otursun. ilişkim olacaksa da doğru düzgün olsun. beynini bu akşam sanırım fena mıncıklıycam sözlük, haberin olsun!
güçlü kadınmış, her boka yetermiş.. yetmez yahu! yetemez-yetmek istemez!! kaşındırıyor bu hayat beni, itiraf ediyorum. bildiğin sinirden hatur hutur kaşınıyorum. makarayı bi 5 yıl sarmak istiyorum. az daha büyüyeyim, döne dolana sorgulamayayım, dostluklarım otursun. ilişkim olacaksa da doğru düzgün olsun. beynini bu akşam sanırım fena mıncıklıycam sözlük, haberin olsun!
beyni..
meğer ben ona gerçekten aşıkmışım..
ne kadar güzel kontrol ediyorum kendimi hayran kaldım, götü başı neredeyse hiç dağıtmadan aylar devrildi, ona karşı zaten kuyruk hep dik.. çok havalıyız, takmıyoruz anca takılıyoruz halleri gırla gidiyor. ama işte ben hep öyle kıpır kıpırım ki buluşacakken ve ben hep o kadar buruluyorum ki sabah olduğunda.. ama insan yine de büyük oranda neyi nasıl yaşayacağını belirleyebiliyor, aşığız diye toptan edilgen olmuyoruz süreçte. o coşkular, hüzünler olanca yükleriyle çökmeyebiliyor çabalayınca sanki..
dün geceye kadar mevzuunun hiç dile gelmemesinin yarattığı muğlaklığın verdiği bir umut varmış sanırım içimde. yoktu aslında, hakkımı da yemiyeyim, hiç umut vermedi ki hülyalara dalayım doya doya! ama işte yine de bir rakı sofrasında duyunca 'arkadaş kalmak istiyorum' nidalarını ve adını kendinin bile bilmediği güzelim parfümü burnuma kokarken, öpsem ağzı aynı tadacakken, dokunsam ah işte yine yanıyor olacakken duyunca bütün bu mavalları üzülüyor insan. kendi içinden başka bir kadın çıksın, mesela savcı esra alsın sazı eline, biz de mutsuz olalım! desin istiyor. insan böyle anlarda kendi geçişi bulamayacak olsa da o kadar çok istiyor ki ona giden bir yolun olmasını...
bi tuhafım sözlük.. anlayamıyorum 'arkadaş kalalım' söylem ve davranışlarını takip eden tutku manyağı sevişmeleri.. olmasa öyle şeyler, vallaha keseceğim umudu, iyice dizginleyeceğim hislerimi. ama bir yandan öyle diyip bir yandan aylarca nasıl arzuladığını diyince ben bütün beceriksiz aşıklığımla kalıyorum o yatakta. o uyuyor, ben yanımda onu izliyorum, biz diye bir şey nedir, bizden ne kadar olur onu düşünüyorum. sabah oluyor gidiyorum sonra işe, akşam eve geldiğimde de ilk iş çarşafı koklamak oluyor kalmış mı o kokusundan birazcık, bir gecelik daha diye..
sözlük ben acı çekiyorum...
ne kadar güzel kontrol ediyorum kendimi hayran kaldım, götü başı neredeyse hiç dağıtmadan aylar devrildi, ona karşı zaten kuyruk hep dik.. çok havalıyız, takmıyoruz anca takılıyoruz halleri gırla gidiyor. ama işte ben hep öyle kıpır kıpırım ki buluşacakken ve ben hep o kadar buruluyorum ki sabah olduğunda.. ama insan yine de büyük oranda neyi nasıl yaşayacağını belirleyebiliyor, aşığız diye toptan edilgen olmuyoruz süreçte. o coşkular, hüzünler olanca yükleriyle çökmeyebiliyor çabalayınca sanki..
dün geceye kadar mevzuunun hiç dile gelmemesinin yarattığı muğlaklığın verdiği bir umut varmış sanırım içimde. yoktu aslında, hakkımı da yemiyeyim, hiç umut vermedi ki hülyalara dalayım doya doya! ama işte yine de bir rakı sofrasında duyunca 'arkadaş kalmak istiyorum' nidalarını ve adını kendinin bile bilmediği güzelim parfümü burnuma kokarken, öpsem ağzı aynı tadacakken, dokunsam ah işte yine yanıyor olacakken duyunca bütün bu mavalları üzülüyor insan. kendi içinden başka bir kadın çıksın, mesela savcı esra alsın sazı eline, biz de mutsuz olalım! desin istiyor. insan böyle anlarda kendi geçişi bulamayacak olsa da o kadar çok istiyor ki ona giden bir yolun olmasını...
bi tuhafım sözlük.. anlayamıyorum 'arkadaş kalalım' söylem ve davranışlarını takip eden tutku manyağı sevişmeleri.. olmasa öyle şeyler, vallaha keseceğim umudu, iyice dizginleyeceğim hislerimi. ama bir yandan öyle diyip bir yandan aylarca nasıl arzuladığını diyince ben bütün beceriksiz aşıklığımla kalıyorum o yatakta. o uyuyor, ben yanımda onu izliyorum, biz diye bir şey nedir, bizden ne kadar olur onu düşünüyorum. sabah oluyor gidiyorum sonra işe, akşam eve geldiğimde de ilk iş çarşafı koklamak oluyor kalmış mı o kokusundan birazcık, bir gecelik daha diye..
sözlük ben acı çekiyorum...
hakkında dolanan onca efsane yüzünden daha bir kere bile görülmediği halde bünyede gelişen çengelköy sempatisinin aşıp taşıp ulaştığı ileri bir boyuttur. lakin istanbulun ve özellikle anadolu tarafının kezbanı olan ve bu mekanlarda da henüz coşamamış olan yazarın ulaşım, kira, rahatlık gibi konularda birçok çekincesi olması sebebiyle bir rüya olarak da kalma ihtimaline de sahiptir aynı zamanda.. oysa ki ne güzel olurdu burada yaşayan ya da burayı bilen yazar arkadaşların yardımcı olmaları, mevzuya bi el atmaları di mi sözlük?
(bkz: yazar burada bildiğin yardım istemiş)
(bkz: yazar burada bildiğin yardım istemiş)
şahaneliğinden, o hüznü dibine kadar yaşayabilmesinden ölüp gitmiş bir kadındır.. çok fena, insan bir şey diyemiyor/yazamıyor bile.. büyük ihtimalle şişli camiinden pazartesi günü öğle namazında uğurlanacak.
sözlüğün hakkında hassasiyet geliştirdiğini görünce sevindiğim, bu topraklarda mutlu mesut yaşamamızın önündeki en büyük engel olarak gördüğüm suçtur. sözlük sınırları içinde kesinlikle ama kesinlikle çaylaklıkla ve devamında uçurulmakla cezalandırılması gerektiği kanısındayım. iyi niyet mesajlarıyla önüne maalesef geçilemiyor. moderasyon bu çıkışında samimiyse lütfen nefret söyleminin yaptırımlarını keskinleştirsin.
yeni bir 8. nesil yazar, hoşgelmiş sözlüğe.. leonard cohen ve muz sesleri sevgisiyle göze çarpmış, beğeni toplamıştır.
son sahneyi izlediğim dakikadan bu yana kendime gelmeye çalışıorum. nasıl bir bölümdü o öyle, savcı esra sen nasıl şahane bi kadınsın yahu?? cemal süreyya bundan daha güzel anılabilir miydi, "ben seninle mutsuzluğa da varım" derken? bi şarkı bir bölüm sonuna bundan daha fazla yakışablir miydi? aseksüel ve asosyal olduğu neredeyse su götürmeyen bir tipin altından çıkan aşk hikayesi gazete küpürlerinin arkasından daha güzel bir yere saklanabilir miydi? şefkat o kara köpekten başkasından beklenebilir miydi?
hala şoktayım! bölüm boyunca gönderilen on numara politik mesajlara değinemiyorum bile, o derece duygu yoğunluğuna batmış durumdayım!
hala şoktayım! bölüm boyunca gönderilen on numara politik mesajlara değinemiyorum bile, o derece duygu yoğunluğuna batmış durumdayım!
bunca zaman kimsenin zedeleyemediği nihat doğan sevgimin sarsılmasına sebep olmuş yarışma. dominik sahillerinden doğan yeni yıldız tanere selamlarımı da göndermeyi borç bilirim ayrıca. dilini yengece kaptıran başka bi şahane düşleyemiyorum..*