bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler6
- bana gel film izleriz diyen erkek14
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil4
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- arkadaşlar nasılsınız9
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- kavalali mehmet ali pasa3
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam3
- kendine bir soru sor5
- mekke anlaşması11
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- cansever18
- gratisin içini merak etmek4
- insan sevmemek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sözlüğün kırbacı5
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- simko317
- sokakta kavga teknikleri2
- recep tayyip erdoğan3
- kafamın içindeki sesler5
- pkklı anaları3
- tavuk pilav4
- merfulu2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- kitabını sikerim2
- hewal ebo9
- küçük bir ilçede yaşamak2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- futbol24
- sarapci koala7
- nick vermeden bir yazara seslen3
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- günlük tutan erkek13
- victor osimhen9
- ümit özdağ6
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- kek yiyen erkek3
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
entry'ler (3)
Bugün 14 yıllık arkadaşlığım bitti, bitirdim, bitirdik.
Üzgün değilim çünkü sanırım aylardır tarih olmuştu bizim arkadaşlığımız. Vardı ama yoktu yani, bugün ikimiz de uzun kavgalar sonucu bu noktaya geldik, aylardır fark ettiğimizi, bildiğimizi ama görmezden geldiğimizi söyledik. Hoş değildi o noktaya gelene kadarki konuşma, hatta çok kırıcıydı. Hala daha bugünki kırılma noktasını düşündüğümde haklı olduğumu düşünüyorum çünkü haklıyım, net. Hep ben çaba sarf eden taraf oldum, o hiçbir şey yapmadı ve bekledi yalnızca, bu arada önceden verilmiş sözlere dahi sadık kalmadı, bana bir adım atmadı. Hep benden beklediğini, kendisinin çaba sarf etmediğini bugün bir kez daha gösterdi. Üstelik dinlemedi beni, kendimi açıklama çabamı dinlemedi, anlamaya çalışmadı. Kestirip attı, ergen triplerine girdi. O an bu arkadaşlık bitmeli dedim, o böyle davrandığı an. Bitti işte. Hep aynı konudan tartışıyorduk, çünkü onun bu meseleyle ilgili tutumu hiç değişmiyordu, sorgulamıyordu kendini ve bugünkü davranışlarından emin olduğum kadarıyla hiç de sorgulamayacaktı. Bu yüzden iyi oldu bittiği, çok üzülüyorum desem yalan olur. Bu konuda asla ortak bir noktada buluşamayacaktık, hep çabalayan taraf ben, önem vermeyen taraf o olacaktı. Bu yüzden iyi olduğu bittiği.
Ama sadece son satırlarımızı düşünüyorum. Bu arkadaşlığın zaten aylardır yalan olduğunu, aylardır birbirimizin kötü günlerinde yanında olmadığımızı ve bambaşka dünyalarda olduğumuzu kabul ettik o son anda. O benden biraz daha iyi fark etmiş galiba, ha tabi böyle olmasında kendisinin olmayan çabalarının da payı yüksek ama o değil konu. Benim de ona göre olmuş ihmalim ama çabalamamak aydır, bir anlık şey çok farklıdır. Neyse, sonuç olarak o son konuşmalarımızda on dört yıllık arkadaşlığımızın artık yalan olduğunu, boşuna olduğunu söyleyerek bitirdik. Koydu tabi bu çünkü on dört yıl, yaşanan masum çocukluk günleri, ikimizin de tek çocuk olması sebebi ile birbirimizi kardeş bellediğimiz yıllar, anlar. Onunla olan arkadaşlığımın bitmesi değil de, çocukluk günlerim içimi acıtıyor. Gözlerimin önüne geliyor bazı anlar. insan üzülüyor.
Çocukluk yıllarımızdaki sen;daima kardeşim olacaksın.
Gençlik yıllarımızdaki sen;alakam olmayan birisin.
Üzgün değilim çünkü sanırım aylardır tarih olmuştu bizim arkadaşlığımız. Vardı ama yoktu yani, bugün ikimiz de uzun kavgalar sonucu bu noktaya geldik, aylardır fark ettiğimizi, bildiğimizi ama görmezden geldiğimizi söyledik. Hoş değildi o noktaya gelene kadarki konuşma, hatta çok kırıcıydı. Hala daha bugünki kırılma noktasını düşündüğümde haklı olduğumu düşünüyorum çünkü haklıyım, net. Hep ben çaba sarf eden taraf oldum, o hiçbir şey yapmadı ve bekledi yalnızca, bu arada önceden verilmiş sözlere dahi sadık kalmadı, bana bir adım atmadı. Hep benden beklediğini, kendisinin çaba sarf etmediğini bugün bir kez daha gösterdi. Üstelik dinlemedi beni, kendimi açıklama çabamı dinlemedi, anlamaya çalışmadı. Kestirip attı, ergen triplerine girdi. O an bu arkadaşlık bitmeli dedim, o böyle davrandığı an. Bitti işte. Hep aynı konudan tartışıyorduk, çünkü onun bu meseleyle ilgili tutumu hiç değişmiyordu, sorgulamıyordu kendini ve bugünkü davranışlarından emin olduğum kadarıyla hiç de sorgulamayacaktı. Bu yüzden iyi oldu bittiği, çok üzülüyorum desem yalan olur. Bu konuda asla ortak bir noktada buluşamayacaktık, hep çabalayan taraf ben, önem vermeyen taraf o olacaktı. Bu yüzden iyi olduğu bittiği.
Ama sadece son satırlarımızı düşünüyorum. Bu arkadaşlığın zaten aylardır yalan olduğunu, aylardır birbirimizin kötü günlerinde yanında olmadığımızı ve bambaşka dünyalarda olduğumuzu kabul ettik o son anda. O benden biraz daha iyi fark etmiş galiba, ha tabi böyle olmasında kendisinin olmayan çabalarının da payı yüksek ama o değil konu. Benim de ona göre olmuş ihmalim ama çabalamamak aydır, bir anlık şey çok farklıdır. Neyse, sonuç olarak o son konuşmalarımızda on dört yıllık arkadaşlığımızın artık yalan olduğunu, boşuna olduğunu söyleyerek bitirdik. Koydu tabi bu çünkü on dört yıl, yaşanan masum çocukluk günleri, ikimizin de tek çocuk olması sebebi ile birbirimizi kardeş bellediğimiz yıllar, anlar. Onunla olan arkadaşlığımın bitmesi değil de, çocukluk günlerim içimi acıtıyor. Gözlerimin önüne geliyor bazı anlar. insan üzülüyor.
Çocukluk yıllarımızdaki sen;daima kardeşim olacaksın.
Gençlik yıllarımızdaki sen;alakam olmayan birisin.
Regl sürecini çok zor atlatan, ağrıdan acillere düşen kadınlar var.
Onlara ilgi göstermeyeceksin de kime göstereceksin?Ama tabi basit, sıradan bir regl süreci geçiriyorsa karşındaki, bir kadın olarak ekstra ilgiye çok da gerek olduğunu düşünmüyorum.
Onlara ilgi göstermeyeceksin de kime göstereceksin?Ama tabi basit, sıradan bir regl süreci geçiriyorsa karşındaki, bir kadın olarak ekstra ilgiye çok da gerek olduğunu düşünmüyorum.
Ruhuma çok başka bir huzur ve mutluluk veren eylemdir.
Keyfimin olmadığı günlerde bile kedi beslemek beni mutlu ediyor, adeta başka bir dünyaya ışınlanıyorum, sorunlarımı unutuyorum, sadece önümdeki mucizevi manzaraya bakakalıyorum ve o anları ölümsüzleştiriyorum, sonra da izin verirlerse sevgi açlıklarını da karşılamaya çabalıyorum. Tabi ürkek oluyor çoğu ama kimi zaman öyle sevilmeye aç olanlar çıkıyor ki, bacaklarıma dolanıp dakikalarca sürtünmekten bıkmayan kediler gördüm. Hangisi daha harika bilemiyorum: Onları bedenen doyurmak mı, ruhen doyurmak mı?ikisi de mühim, hem de çok.
Üstelik maliyetli bile değil, kuşlarım için kuş yemi almaya gittiğim petshopçumdan sekiz liraya sokak kedileri için bir kilo mama alıyorum mesela. Aktarcı var bir tane annemin tanıdığı, sekiz-dokuz liraya bir kilo micho marka kedi maması veriyor mesela. Toplu olarak alırsanız çok daha ucuza da gelir. Çok güzel internet siteleri var bunun için. Mama alamıyorsan bile yemeğin kalanını dökme, bir tabağa koy ve in, sokak kedilerinin, köpeklerinin önüne koy mesela.
Düzenli beslemek daha bir maliyetli ve zor tabi, maddi anlamda herkes altından kalkamaz ama diyorum ya, yemeğin kalanını dökme, aç hayvanların önüne koy en kötü. Yada bayatlamış ekmekleri biraz yumuşatıp, ıslatıp köpeklere ver mesela, yine maliyetsiz. Hayatın çok yoğunsa, düzenli olarak besleyemem diyorsan bile arada bir beslemeye çalış, göreceksin, hem sana nasıl iyi geliyor hem onlara.
Ben bugün dışarıdan dönerken uğrayıp bir kilo Micho kedi maması aldım, azar azar besleyeceğim yine. Bu aralar hiç besleyememiştim, onun heyecanı var içimde.
Keyfimin olmadığı günlerde bile kedi beslemek beni mutlu ediyor, adeta başka bir dünyaya ışınlanıyorum, sorunlarımı unutuyorum, sadece önümdeki mucizevi manzaraya bakakalıyorum ve o anları ölümsüzleştiriyorum, sonra da izin verirlerse sevgi açlıklarını da karşılamaya çabalıyorum. Tabi ürkek oluyor çoğu ama kimi zaman öyle sevilmeye aç olanlar çıkıyor ki, bacaklarıma dolanıp dakikalarca sürtünmekten bıkmayan kediler gördüm. Hangisi daha harika bilemiyorum: Onları bedenen doyurmak mı, ruhen doyurmak mı?ikisi de mühim, hem de çok.
Üstelik maliyetli bile değil, kuşlarım için kuş yemi almaya gittiğim petshopçumdan sekiz liraya sokak kedileri için bir kilo mama alıyorum mesela. Aktarcı var bir tane annemin tanıdığı, sekiz-dokuz liraya bir kilo micho marka kedi maması veriyor mesela. Toplu olarak alırsanız çok daha ucuza da gelir. Çok güzel internet siteleri var bunun için. Mama alamıyorsan bile yemeğin kalanını dökme, bir tabağa koy ve in, sokak kedilerinin, köpeklerinin önüne koy mesela.
Düzenli beslemek daha bir maliyetli ve zor tabi, maddi anlamda herkes altından kalkamaz ama diyorum ya, yemeğin kalanını dökme, aç hayvanların önüne koy en kötü. Yada bayatlamış ekmekleri biraz yumuşatıp, ıslatıp köpeklere ver mesela, yine maliyetsiz. Hayatın çok yoğunsa, düzenli olarak besleyemem diyorsan bile arada bir beslemeye çalış, göreceksin, hem sana nasıl iyi geliyor hem onlara.
Ben bugün dışarıdan dönerken uğrayıp bir kilo Micho kedi maması aldım, azar azar besleyeceğim yine. Bu aralar hiç besleyememiştim, onun heyecanı var içimde.