bugün
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri6
- akp kazandı11
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- fatma betül sayan kaya12
- koklayarak insan tanımak4
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor6
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- usualsuspect'i tedavi ettirmek4
- sözlüğün embesillerle dolu olması7
- koklayarak öpen erkek3
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- kendini doktor sanan tıbbi malzemeci3
- otobüste hava atmak için açılacak kitaplar3
- çingene mahallesinde mokar diye bağırıp kaçmak4
- siyahi peygamber olmaması7
- dünya52
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası6
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması2
- şuan dinlediğin şarkı7
- atatürk'ün çanakkale kumandanı olması4
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- anın görüntüsü29
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- libido artışı2
- morkstar yazdı bunu12
- bir ilişkinin olmazsa olmazı3
- s'i l v'e r m'i s t11
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- şampuanı ve sıvı sabunu sulandıran ebeveyn2
- koklayarak öperken burna kaçan minyon kız2
- ali tarakcı'nın tutuklanması2
- gocu32
- ter kokan kızların daha samimi olması3
- üründül plaza4
- morkstar11
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi6
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak4
- günün özeti3
- aleyna tilki nin memeleri3
- ahlak neden var2
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- gocunun elleri9
- 26 eylül 2026 çekya hırvatistan maçı2
- sırrı süreyya önder türkmen dir7
- ismet gurbuz vs ellerim bos gonlum hos5
entry'ler (3)
Bugün 14 yıllık arkadaşlığım bitti, bitirdim, bitirdik.
Üzgün değilim çünkü sanırım aylardır tarih olmuştu bizim arkadaşlığımız. Vardı ama yoktu yani, bugün ikimiz de uzun kavgalar sonucu bu noktaya geldik, aylardır fark ettiğimizi, bildiğimizi ama görmezden geldiğimizi söyledik. Hoş değildi o noktaya gelene kadarki konuşma, hatta çok kırıcıydı. Hala daha bugünki kırılma noktasını düşündüğümde haklı olduğumu düşünüyorum çünkü haklıyım, net. Hep ben çaba sarf eden taraf oldum, o hiçbir şey yapmadı ve bekledi yalnızca, bu arada önceden verilmiş sözlere dahi sadık kalmadı, bana bir adım atmadı. Hep benden beklediğini, kendisinin çaba sarf etmediğini bugün bir kez daha gösterdi. Üstelik dinlemedi beni, kendimi açıklama çabamı dinlemedi, anlamaya çalışmadı. Kestirip attı, ergen triplerine girdi. O an bu arkadaşlık bitmeli dedim, o böyle davrandığı an. Bitti işte. Hep aynı konudan tartışıyorduk, çünkü onun bu meseleyle ilgili tutumu hiç değişmiyordu, sorgulamıyordu kendini ve bugünkü davranışlarından emin olduğum kadarıyla hiç de sorgulamayacaktı. Bu yüzden iyi oldu bittiği, çok üzülüyorum desem yalan olur. Bu konuda asla ortak bir noktada buluşamayacaktık, hep çabalayan taraf ben, önem vermeyen taraf o olacaktı. Bu yüzden iyi olduğu bittiği.
Ama sadece son satırlarımızı düşünüyorum. Bu arkadaşlığın zaten aylardır yalan olduğunu, aylardır birbirimizin kötü günlerinde yanında olmadığımızı ve bambaşka dünyalarda olduğumuzu kabul ettik o son anda. O benden biraz daha iyi fark etmiş galiba, ha tabi böyle olmasında kendisinin olmayan çabalarının da payı yüksek ama o değil konu. Benim de ona göre olmuş ihmalim ama çabalamamak aydır, bir anlık şey çok farklıdır. Neyse, sonuç olarak o son konuşmalarımızda on dört yıllık arkadaşlığımızın artık yalan olduğunu, boşuna olduğunu söyleyerek bitirdik. Koydu tabi bu çünkü on dört yıl, yaşanan masum çocukluk günleri, ikimizin de tek çocuk olması sebebi ile birbirimizi kardeş bellediğimiz yıllar, anlar. Onunla olan arkadaşlığımın bitmesi değil de, çocukluk günlerim içimi acıtıyor. Gözlerimin önüne geliyor bazı anlar. insan üzülüyor.
Çocukluk yıllarımızdaki sen;daima kardeşim olacaksın.
Gençlik yıllarımızdaki sen;alakam olmayan birisin.
Üzgün değilim çünkü sanırım aylardır tarih olmuştu bizim arkadaşlığımız. Vardı ama yoktu yani, bugün ikimiz de uzun kavgalar sonucu bu noktaya geldik, aylardır fark ettiğimizi, bildiğimizi ama görmezden geldiğimizi söyledik. Hoş değildi o noktaya gelene kadarki konuşma, hatta çok kırıcıydı. Hala daha bugünki kırılma noktasını düşündüğümde haklı olduğumu düşünüyorum çünkü haklıyım, net. Hep ben çaba sarf eden taraf oldum, o hiçbir şey yapmadı ve bekledi yalnızca, bu arada önceden verilmiş sözlere dahi sadık kalmadı, bana bir adım atmadı. Hep benden beklediğini, kendisinin çaba sarf etmediğini bugün bir kez daha gösterdi. Üstelik dinlemedi beni, kendimi açıklama çabamı dinlemedi, anlamaya çalışmadı. Kestirip attı, ergen triplerine girdi. O an bu arkadaşlık bitmeli dedim, o böyle davrandığı an. Bitti işte. Hep aynı konudan tartışıyorduk, çünkü onun bu meseleyle ilgili tutumu hiç değişmiyordu, sorgulamıyordu kendini ve bugünkü davranışlarından emin olduğum kadarıyla hiç de sorgulamayacaktı. Bu yüzden iyi oldu bittiği, çok üzülüyorum desem yalan olur. Bu konuda asla ortak bir noktada buluşamayacaktık, hep çabalayan taraf ben, önem vermeyen taraf o olacaktı. Bu yüzden iyi olduğu bittiği.
Ama sadece son satırlarımızı düşünüyorum. Bu arkadaşlığın zaten aylardır yalan olduğunu, aylardır birbirimizin kötü günlerinde yanında olmadığımızı ve bambaşka dünyalarda olduğumuzu kabul ettik o son anda. O benden biraz daha iyi fark etmiş galiba, ha tabi böyle olmasında kendisinin olmayan çabalarının da payı yüksek ama o değil konu. Benim de ona göre olmuş ihmalim ama çabalamamak aydır, bir anlık şey çok farklıdır. Neyse, sonuç olarak o son konuşmalarımızda on dört yıllık arkadaşlığımızın artık yalan olduğunu, boşuna olduğunu söyleyerek bitirdik. Koydu tabi bu çünkü on dört yıl, yaşanan masum çocukluk günleri, ikimizin de tek çocuk olması sebebi ile birbirimizi kardeş bellediğimiz yıllar, anlar. Onunla olan arkadaşlığımın bitmesi değil de, çocukluk günlerim içimi acıtıyor. Gözlerimin önüne geliyor bazı anlar. insan üzülüyor.
Çocukluk yıllarımızdaki sen;daima kardeşim olacaksın.
Gençlik yıllarımızdaki sen;alakam olmayan birisin.
Regl sürecini çok zor atlatan, ağrıdan acillere düşen kadınlar var.
Onlara ilgi göstermeyeceksin de kime göstereceksin?Ama tabi basit, sıradan bir regl süreci geçiriyorsa karşındaki, bir kadın olarak ekstra ilgiye çok da gerek olduğunu düşünmüyorum.
Onlara ilgi göstermeyeceksin de kime göstereceksin?Ama tabi basit, sıradan bir regl süreci geçiriyorsa karşındaki, bir kadın olarak ekstra ilgiye çok da gerek olduğunu düşünmüyorum.
Ruhuma çok başka bir huzur ve mutluluk veren eylemdir.
Keyfimin olmadığı günlerde bile kedi beslemek beni mutlu ediyor, adeta başka bir dünyaya ışınlanıyorum, sorunlarımı unutuyorum, sadece önümdeki mucizevi manzaraya bakakalıyorum ve o anları ölümsüzleştiriyorum, sonra da izin verirlerse sevgi açlıklarını da karşılamaya çabalıyorum. Tabi ürkek oluyor çoğu ama kimi zaman öyle sevilmeye aç olanlar çıkıyor ki, bacaklarıma dolanıp dakikalarca sürtünmekten bıkmayan kediler gördüm. Hangisi daha harika bilemiyorum: Onları bedenen doyurmak mı, ruhen doyurmak mı?ikisi de mühim, hem de çok.
Üstelik maliyetli bile değil, kuşlarım için kuş yemi almaya gittiğim petshopçumdan sekiz liraya sokak kedileri için bir kilo mama alıyorum mesela. Aktarcı var bir tane annemin tanıdığı, sekiz-dokuz liraya bir kilo micho marka kedi maması veriyor mesela. Toplu olarak alırsanız çok daha ucuza da gelir. Çok güzel internet siteleri var bunun için. Mama alamıyorsan bile yemeğin kalanını dökme, bir tabağa koy ve in, sokak kedilerinin, köpeklerinin önüne koy mesela.
Düzenli beslemek daha bir maliyetli ve zor tabi, maddi anlamda herkes altından kalkamaz ama diyorum ya, yemeğin kalanını dökme, aç hayvanların önüne koy en kötü. Yada bayatlamış ekmekleri biraz yumuşatıp, ıslatıp köpeklere ver mesela, yine maliyetsiz. Hayatın çok yoğunsa, düzenli olarak besleyemem diyorsan bile arada bir beslemeye çalış, göreceksin, hem sana nasıl iyi geliyor hem onlara.
Ben bugün dışarıdan dönerken uğrayıp bir kilo Micho kedi maması aldım, azar azar besleyeceğim yine. Bu aralar hiç besleyememiştim, onun heyecanı var içimde.
Keyfimin olmadığı günlerde bile kedi beslemek beni mutlu ediyor, adeta başka bir dünyaya ışınlanıyorum, sorunlarımı unutuyorum, sadece önümdeki mucizevi manzaraya bakakalıyorum ve o anları ölümsüzleştiriyorum, sonra da izin verirlerse sevgi açlıklarını da karşılamaya çabalıyorum. Tabi ürkek oluyor çoğu ama kimi zaman öyle sevilmeye aç olanlar çıkıyor ki, bacaklarıma dolanıp dakikalarca sürtünmekten bıkmayan kediler gördüm. Hangisi daha harika bilemiyorum: Onları bedenen doyurmak mı, ruhen doyurmak mı?ikisi de mühim, hem de çok.
Üstelik maliyetli bile değil, kuşlarım için kuş yemi almaya gittiğim petshopçumdan sekiz liraya sokak kedileri için bir kilo mama alıyorum mesela. Aktarcı var bir tane annemin tanıdığı, sekiz-dokuz liraya bir kilo micho marka kedi maması veriyor mesela. Toplu olarak alırsanız çok daha ucuza da gelir. Çok güzel internet siteleri var bunun için. Mama alamıyorsan bile yemeğin kalanını dökme, bir tabağa koy ve in, sokak kedilerinin, köpeklerinin önüne koy mesela.
Düzenli beslemek daha bir maliyetli ve zor tabi, maddi anlamda herkes altından kalkamaz ama diyorum ya, yemeğin kalanını dökme, aç hayvanların önüne koy en kötü. Yada bayatlamış ekmekleri biraz yumuşatıp, ıslatıp köpeklere ver mesela, yine maliyetsiz. Hayatın çok yoğunsa, düzenli olarak besleyemem diyorsan bile arada bir beslemeye çalış, göreceksin, hem sana nasıl iyi geliyor hem onlara.
Ben bugün dışarıdan dönerken uğrayıp bir kilo Micho kedi maması aldım, azar azar besleyeceğim yine. Bu aralar hiç besleyememiştim, onun heyecanı var içimde.