bugün
- en sevilmeyen ev işleri8
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri8
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı5
- istanbul un çok pahalı olması16
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan3
- yks 20262
- kabataş olayı görüntüleri9
- gönül almaya çalışan erkek2
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- neden okula gitmek zorundayız2
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- ölmeyi dilemek2
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- oğuzhan uğur12
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- slavko vincic15
- velvet13
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- ispanya20
- nervio11
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- aklını yitirmek4
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- tememda kenka nalaka10
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- futbol14
entry'ler (43)
- evlenme teklifi aldım.
(bkz: beni yap)
"oya yağlı boya" ile başlayan "ozan götü borazan" a kadar uzanan bir yelpazeyi kapsayan iğrenç espirilerdir. özellikle küçük kız çocuklarının kalplerinde açtığı yarayı anlayamaz erkek milleti.
bir unidentified flying object söylemi. çift kaşarlı ise problem olmaz, yiring anacığım.
suçu kabahatinden büyük fordçudur. ama kıvırmayı da iyi bilirler.
günlerden bir gün kalabalık bir belediye otobüsündeyim, sevgilimden ayrılmışım. vasıta yok mecburen bindim anlayacağınız... hava sıcak mı sıcak, salça kıvamına gelmiş kalabalık dut yutmuş bülbül gibi sus pus. adeta energy save moduna girmiş lap top gibi aldığı oksijenle idare etme derdinde herkes.
tahmin edeceğiniz gibi bu fırtına öncesi sessizliği benim çığlığım bozuyor anacığım: "terbiyesiz adam ,yeter artık!"
herif de pişkin pişkin: "aman ablacığım ne oldu ki?" diyor. (hem dayıyor hem de bacım ayağına yatıyor şerefsize bakar mısınız?)
tabii altta kalırmıyım: "daha ne olacak geçtin arkama! taksim den beri ayıptır be!"
adam ne dese beğenirsiniz: "efendim yanlış anladınız herhalde. gugün aybaşı, maaşımı aldım, cebimde o var. o dokunmuş olacak."
tabii bizim de adımız haydagül anacığım, dumur olacak halimiz yok bu pişkin herifin pişkin cevabına. aynen yapıştırdım ayarı: "iyi de be adam , taksim'den şişli'ye gelene kadar maaşına zam mı geldi !?"
neyse işte sonra özür diledi, bir çay bahçesinde limonata içerken tanıştık kaynaştık işte. entellektüel adammış vesselam...
günlerden bir gün kalabalık bir belediye otobüsündeyim, sevgilimden ayrılmışım. vasıta yok mecburen bindim anlayacağınız... hava sıcak mı sıcak, salça kıvamına gelmiş kalabalık dut yutmuş bülbül gibi sus pus. adeta energy save moduna girmiş lap top gibi aldığı oksijenle idare etme derdinde herkes.
tahmin edeceğiniz gibi bu fırtına öncesi sessizliği benim çığlığım bozuyor anacığım: "terbiyesiz adam ,yeter artık!"
herif de pişkin pişkin: "aman ablacığım ne oldu ki?" diyor. (hem dayıyor hem de bacım ayağına yatıyor şerefsize bakar mısınız?)
tabii altta kalırmıyım: "daha ne olacak geçtin arkama! taksim den beri ayıptır be!"
adam ne dese beğenirsiniz: "efendim yanlış anladınız herhalde. gugün aybaşı, maaşımı aldım, cebimde o var. o dokunmuş olacak."
tabii bizim de adımız haydagül anacığım, dumur olacak halimiz yok bu pişkin herifin pişkin cevabına. aynen yapıştırdım ayarı: "iyi de be adam , taksim'den şişli'ye gelene kadar maaşına zam mı geldi !?"
neyse işte sonra özür diledi, bir çay bahçesinde limonata içerken tanıştık kaynaştık işte. entellektüel adammış vesselam...
hayat dair detaylardır, buruk ama gerçektirler.
sene 98, amerika'da küçük bir kasabada tenha bir bardayım... barmene doğru yürüdüm ve yanına gelince eğildim. hayli çarpıcı bir sarışın olduğum için barmen hemen karşılık verdi, o da eğilip barın üzerinden bana doğru yaklaştı. hareketlerim ve sesim iç gıcıklayıcı olduğu için barmen mest oldu, parmaklarımı barmenin sakallarının içine sokarken: "buranın yöneticisi sen misin?" diye sordum, barmenin yüzünü iki eli ile okşarken adam yanıt verdi: "pek sayılmam..." ellerimi barmenin sakallarından saçlarına kaydırırken gene kısık sesle fısıldadım: "bana yöneticiyi çağırabilir misin hemen, ona söyleyeceklerim var..." adamın nefesi kesildi tabii. "şu anda çağırmama imkan yok." tahrik olduğunu artık iyice anlamıştım... "bana söyleyin, ben yardım edebilirim belki..." dedi barmen. "tabii edebilirsin" dedim, iyice kısıklaştırdığım sesim ile, bu sırada parmaklarımı barmenin ağzina uzatmış, adamın onları emmesine de izin vermiştim... o'na dedim ki: "tabii yardım edebilirsin hayatım. ona de ki, bayanlar tuvaletinde, tuvalet kağıdı kalmamış..."
sene 98, amerika'da küçük bir kasabada tenha bir bardayım... barmene doğru yürüdüm ve yanına gelince eğildim. hayli çarpıcı bir sarışın olduğum için barmen hemen karşılık verdi, o da eğilip barın üzerinden bana doğru yaklaştı. hareketlerim ve sesim iç gıcıklayıcı olduğu için barmen mest oldu, parmaklarımı barmenin sakallarının içine sokarken: "buranın yöneticisi sen misin?" diye sordum, barmenin yüzünü iki eli ile okşarken adam yanıt verdi: "pek sayılmam..." ellerimi barmenin sakallarından saçlarına kaydırırken gene kısık sesle fısıldadım: "bana yöneticiyi çağırabilir misin hemen, ona söyleyeceklerim var..." adamın nefesi kesildi tabii. "şu anda çağırmama imkan yok." tahrik olduğunu artık iyice anlamıştım... "bana söyleyin, ben yardım edebilirim belki..." dedi barmen. "tabii edebilirsin" dedim, iyice kısıklaştırdığım sesim ile, bu sırada parmaklarımı barmenin ağzina uzatmış, adamın onları emmesine de izin vermiştim... o'na dedim ki: "tabii yardım edebilirsin hayatım. ona de ki, bayanlar tuvaletinde, tuvalet kağıdı kalmamış..."
pozisyon değiştirmişlerdir. gerçek genelde üstte takılır çünki, misyoner pozisyonu yani...
doktor, şarkıcı, prodüktör kişi. köse olmasa gideri var.
itiraf ediyorum sözlük, saatin gonku gece yarısını vurunca içimde vahşi, şuh bir kadın uyanıyor.
bazı 8. yazarlar vardır ki anlatılmaz yaşanır. öhmm...
bey- haydagül gel bahiim yamacıma!
hayda- çayını bitir sonra gelirsin
hayda- çayını bitir sonra gelirsin
daha diri bir vücut.
karşı tarafta "bağa gülümsedi, bağa virecek" yanılsamasına yol açar. bi dakika lan gülümsediği de kızmış. olsun yine de bir mantık hatası yok tespitte, sonuçta bir maganda 500 metreden bir kızın gülümsemesini üstüne alınabilir. tamam bak şimdi oldu. anne bitti...
sen yanlız yatacak gadın mıydın haydagül...
içeri girdiğimde çeyizlerini sıvazlıyordu. oha bir de baktım ki aynadan kendimi görüyormuşum. arnolad sıvazlayegır düşmemiştir böyle paradoksa.
biraz uludağ sözlükte takılarak hasretini giderebileceğiniz duygudur.
ayakları yere basan kızdır. yani topraklaması vardır anlamında. kah kih koh.
inşaat şirketinde müdiredir. iş için dolaşıyordur ve gayet normaldir. böyle şeyler oluyordur. anormal olan ise bir "inşaat amelesi" kadar medeni olamayan sözlük mallarıdır.