bugün
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması7
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
- stres yönetimi4
- evlenilmeyecek 4 erkek9
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler3
- doğuda yaşayan yazarlar3
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- gocu6
- rüşvet5
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- gulmekicinyaratilmis11
- don kişot2
- kylie minogue5
- sıkıcı bir yazar olmak2
- tinder3
- true koş4
- opel alman arabası mı sorunsalı4
- din3
- napolyon sendromu2
- kuran ı kerim meali6
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- petrol2
- tai lung8
- mohamed salah ghaly11
- arkadaşlar ben güzel miyim4
- hamburgerin çok abartılması5
- saldıran köpeğe şma demek4
- ispanya6
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur5
- lahana turşusu3
- sözlük kızları dans ediyor3
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- opel mokka2
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar4
- çerçeve yasa9
- orjinalinden iyi coverlar4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- nickten isim tahmini yapmak10
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali3
entry'ler (27)
yazları genelde ara ara fotomagazin alırım pardon ya fotomaç diyecektim,neyse sadete gelirsek fonetik maç daha çok fenerlilerin aldığı bir gazetedir. çünkü gazetenin satışları daha sezon bitmeden aziz yıldırımın öyle bir yıldız alacam ki sözüyle alt yapısını hazırlıyor. fonetik maçın fener için bahsetmediği yıldız kalmıyor şeva mı etto mu kanute mi...ve daha neler neler aslında fonetik maç'ın aziz yıldırıma gazete satışlarından pay vermesi lazım....
hayata endişeyle bakmak, ne yapacağını bilememek, tek başına kalmak.
yatak toplamak veya yatak yapmak sanırım askerde öğrenipte sonra nefret edeceğin işlerden birisi olacak, her sabah çarşafları gerip bataniyeleri düzeltip hizaya sokmak ranzadan sarkmış çarşafı birer birer demirlerin altına sokmak tekleşip hizasızlar ordusunu hizaya sokmak gibi......
hayatımız boyunca sırf bişeyleri belli etmeye bir diğer adıyla hep gösterişli olmaya çalıştık malesef elimizde olmasa bile kapitalist sistemin bizi içinde sürüklediği tüketici birey olmaktan vazgeçmedik. bu sisteme yanlışlığa modern bireye karşı tek yaptığımız kendi içimizde yabancılaştık. yaşanmış gibi görünen hayata karamsarlaştık hiçleştik belirsizleştik tek kaynağımız anlamsız gibi görünen her şey bize anlamlı gelmesi oldu.
her iki takımında şampiyonluk için tek fırsatı fb nin beraberliğe ihtiyacı yetse bile konumu itibarirle futbolcu kalitesiyle bir adım önde olmassı gereken maçtır...
hayatıma iki özge girdi ikisinden de bişey anlamadım ne ben onları anladım ne onlar beni anladı beni anlayan öteki yanım oldu öteki yanımda hep arada sallanıp durdu....
Aslında kimse mutlu değildir. Çünkü mutlululuk kavramı anlıktır ve mutlu olduğumuzu zannederiz ama hiç bir zaman mutlu değilizdir. varlığımız bize herzaman sorun olmuştur yeri geldiği zaman kendimizi tanıyamıyoruz yanlızlığımız mı? yabancılığımız mı? sallanıp duruyoruz bu boşlukta....
nedense son sekiz yıldır ağzımdan hiç eksitmediğim laftır. gerçi filmini izleyerek edindim lafı ama ne hikmetse hep söylüyüverdim ''tanrı kadını neden yarattı'' ki bazıları çıktı olması gerektiği için yarattı bazısı erkeği sigaraya alıştırmak için bazısı da tanrı önce kadını yarattı erkek şekillensin diye....
nedense aklıma sadece yalnızlık olgusunu çağrıştırıyor tek olabilmek, tek yürümek, tek koşmak 'bir tek şey var oda sensin' sonra belli bir zaman teksizleşiyorsun.
sanırım hayatta hep nefret etmiş olduğum bişeydir. yani tuvalete yazı yazmanın ne mantığı var illa mantık aramanın da bir anlamı yok ama kullandığın yere sıçıyorsun resmen.
kadınlar üvey evlatmı? yoksa
erkek için: tabi öğrenci ise ve ev sahibesi dul bayansa evlenmek değilde hani kira
için güzel bir fırsat yaratılabilir.
bayan için: kiracı olan bayan sırf ev sahibinin zengin olması ki genelde ev sahibleri daha olgun olurlar ama burda ev sahibinin oğlu devreye girebilir
yani aslında burda daha çok biraz da karşılıklı menfaat ilişkisi zeminin de gelişir herşey
için güzel bir fırsat yaratılabilir.
bayan için: kiracı olan bayan sırf ev sahibinin zengin olması ki genelde ev sahibleri daha olgun olurlar ama burda ev sahibinin oğlu devreye girebilir
yani aslında burda daha çok biraz da karşılıklı menfaat ilişkisi zeminin de gelişir herşey
coen biraderlerin "büyük leboskisi" tekrar tekrar izlenmeyi hak ediyor. bu filmi izlemek için çok geç kalsam bile, daha önce neredeydim diye kendime sormadan edemedim.
ilk olması(ilk heyecan,ilk tohaflık, ilk gariblik,ilk kırmızıya çalmak,ilk ne yapacağını bilememek, ilk acemilik,ilk suçunu işlemek,ilk yasak meyve, ilk günah, ilk utangaçlık,ilk milli olmak)
aslında anlamamıştır ama anlamamazlıktan gelinerek kendini anlamış gibi göstermek.
akşamdan saati 06:40'a kuruyorum 7:15 ötobüsüne binerek kadıköyde vapura binip eminönününe varıyorum. sonra tramvayla beyazıda gidiyorum.saat tam 8:30 da mesai başlayıyor.hergün sıradan aynı şeyleri yaptıktan sonra akşam 5:30 da mesai biterken 7:00 gibi ancak eve geliyorum yemek yapıp yedikten sonra dişlerimi fırçalayıp yatıyorum.bu olağan durumları hergün aynı saatte yapıp hiçbirini kaçırmıyorum. çünkü ben mutluyum sürekli gülüyor her ayın onbeşinde maaşımı alıp hiçbir şekilde öfkelenmeyip umutsuz karamsar olmuyorum.(çünkü benim canım hiç sıkılmıyor ama hiç sıkılmıyor)
sosyolojik açıdan sıradan basit bir şey gibi gözükse bile toplumların, toplumdaki bireylerin gündelik hayattaki uzak olan ilişkileri daha bir yakına indirger.