bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi15
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri5
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- mahmut ışıldak2
- ismailağa cemaati2
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü2
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- konya denilince akla gelenler5
- hindistan da kamyonun kalabalığa dalması2
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- cep telefonu17
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- nokia16
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- rüzgar12
- chatgpt'nin sorunu ne3
- erlik5
- lale14
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- bal10
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- günün sözü6
- sözlük elden gidiyor3
- var olmak için ne yaptınız13
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- boykot dedektifi2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- fuck bahçeli tişörtü2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- pazar günleri ekmek almak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- yogartiksen39
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
2006 yılında,ilk olarak isveç'te kurulmuş ve korsan haklarını savunan parti. beklenenin çok üzerinde bir ilgi ile avrupa parlementosunda, isveçteki oyların 7.1'ini alarak bir sandalye kapmıştır. orjinal adı piratpartiet olan parti ilk kurulduğunda ülkemizde de bir abukluk olarak ele alınmış ve böyle bir başarı imkan dahilinde bile bulunmamıştı. ancak sonradan avrupa'nın da dışına taşan bu yaklaşım pekçok ülkede aynı hakları savunan bir parti kurulması ile sonuçlandı. almanya'da da hatrı sayılır bir oy çokluğuna ulaşan partinin özellikle telif hakları ve bilginin yayılması gibi konularda çalışmaları bulunmakta. bant dergisinin son sayısında yer alan bir röportaj ile ülkemizde de benzer bir gelişmeden haberdar olmaktan mutluluk duyduğum bu girişimin türkiye'deki önderliğini serdar kuzuloğlu üstlenmekte imiş. röportajda sanat konularından dem vuran kuzuloğlu, özellikle müyap konusunda ciddi tespitlerde bulunmuş ve 90 yıllık telif hakkının 120 yıla çıkarılması ile bir insanın yeteğinden yedi sülale faydalanmanın mantıksızlığından dem vurmuş olsa da, aslen çok daha geniş bir telif sorunu ile de uğraşmaktalar.
isveç korsan partisinin politikasını genel olarak her ülkenin korsan partisi benimsemekte ve internette sansür ve bilginin paylaşım hakkı başta olmak üzere özel hayatın gizliliği gibi konularda da çalışmalar yapıyorlar.
serdar kuzuloğlu daha en başta bu partinin zaten bir ideolojisinin olmadığını belirtiyor. örneğin sağlık ya da eğitim konusunda pek birşeylere karışmıyorlar. ancak isveç korsan partisinin de internet sitesinde yazılmış olduğu üzere, örneğin sağlık sektöründe ilaç bileşimlerinin telif hakları konusunda oldukça fazla eleştiri yapıyorlar ve bunun kamusal bir yatırımla geliştirilmesi gerektiğinden ve yine aynı şekilde yine halka dönmesi gerektiğinden bahsediyorlar. ilaçların fahiş fiyatlarını ve herkesin tedavi olma hakkını düşünecek olursak günümüz dünyasındaki örneklerle buna ihtiyacımız olduğu kesin. keza son dalgada vurmuş en yakın ve en basit örnek olan domuz gribinin piyasadaki tek ilacı çoktan kara borsaya düşmüş ve tek bir ilaç şirketinin tekelinde bulunan bu salgının sonuçlarını da düşünürsek, genel anlamda korsan, sürekli bir şekilde televizyonda çığırtkanlık yapan insanların bize gösterdiği şekilde kötü olmayabilir.
en basit yoldan korsan birşey indirmeyi reddetmek ve yapana saygıdan ötürü gidip para vermek çok da fazla yapılan birşey değil. ancak telif yasası ile bu saygı kavramının altının doldurulmasının da yanlış ve bir o kadar da birilerinin cebini doldurmaya yönelik olduğu aşikar. keza müyap, last fm ve myspace gibi özellikle bağımsız müziğin yuvalandığı sayfalara, telefonda müşteri bekletirken şarkı dinleten şirketlere bile teker teker dava açmışken, bizden masumane bir şekilde bu telif yasasına destek istemesi de kendi cebini para ile doldurmaya çalıştığının bir göstergesi diye düşünmekteyim.
ülkemiz seçim yasası ve ülkemizdeki insanların apolitik olmaları gerçeği malum, o nedenle belki isveç örneğine yaklaşmamız için daha çok zaman var. ancak yine de ülkemizde böyle bir girişim görmek mutlu edici.
(bkz: http://korsanpartisi.org)
(bkz: http://www.piratpartiet.se/...)
isveç korsan partisinin politikasını genel olarak her ülkenin korsan partisi benimsemekte ve internette sansür ve bilginin paylaşım hakkı başta olmak üzere özel hayatın gizliliği gibi konularda da çalışmalar yapıyorlar.
serdar kuzuloğlu daha en başta bu partinin zaten bir ideolojisinin olmadığını belirtiyor. örneğin sağlık ya da eğitim konusunda pek birşeylere karışmıyorlar. ancak isveç korsan partisinin de internet sitesinde yazılmış olduğu üzere, örneğin sağlık sektöründe ilaç bileşimlerinin telif hakları konusunda oldukça fazla eleştiri yapıyorlar ve bunun kamusal bir yatırımla geliştirilmesi gerektiğinden ve yine aynı şekilde yine halka dönmesi gerektiğinden bahsediyorlar. ilaçların fahiş fiyatlarını ve herkesin tedavi olma hakkını düşünecek olursak günümüz dünyasındaki örneklerle buna ihtiyacımız olduğu kesin. keza son dalgada vurmuş en yakın ve en basit örnek olan domuz gribinin piyasadaki tek ilacı çoktan kara borsaya düşmüş ve tek bir ilaç şirketinin tekelinde bulunan bu salgının sonuçlarını da düşünürsek, genel anlamda korsan, sürekli bir şekilde televizyonda çığırtkanlık yapan insanların bize gösterdiği şekilde kötü olmayabilir.
en basit yoldan korsan birşey indirmeyi reddetmek ve yapana saygıdan ötürü gidip para vermek çok da fazla yapılan birşey değil. ancak telif yasası ile bu saygı kavramının altının doldurulmasının da yanlış ve bir o kadar da birilerinin cebini doldurmaya yönelik olduğu aşikar. keza müyap, last fm ve myspace gibi özellikle bağımsız müziğin yuvalandığı sayfalara, telefonda müşteri bekletirken şarkı dinleten şirketlere bile teker teker dava açmışken, bizden masumane bir şekilde bu telif yasasına destek istemesi de kendi cebini para ile doldurmaya çalıştığının bir göstergesi diye düşünmekteyim.
ülkemiz seçim yasası ve ülkemizdeki insanların apolitik olmaları gerçeği malum, o nedenle belki isveç örneğine yaklaşmamız için daha çok zaman var. ancak yine de ülkemizde böyle bir girişim görmek mutlu edici.
(bkz: http://korsanpartisi.org)
(bkz: http://www.piratpartiet.se/...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar