bugün
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları20
- japonyada 10 000 kürdün karakol basması12
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- 4446
- ioçk vs manifest9
- 15 temmuzda başta chp olsaydı5
- ioçk hangi manifest üyesinin yerine geçsin4
- zaten kırılmış bir ioçk sın3
- hurdaya kitap vermek6
- 35 yaşında evlenmemiş erkek10
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- kurabiye3
- derin devlet3
- tanrı yok21
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- aziz üstel2
- 17 temmuz 2026 chp'ye mutlak butlan kararı2
- özgür özel'in tutuklanması8
- bir abazanın günlüğü4
- marilyn manson kendi ağzına veriyormuş2
- bir daha kimseye kitap vermem6
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması6
- donald trump3
- borderline kişilik bozukluğu4
- sudekiray3
- sınanmamışlığın kibri5
- 2 5 litre kola2
- kage no jitsuryokusha ni naritakute2
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- hesabınıza 20 milyon lira para girişi oldu4
- true nickli namussuz yazar16
- arkadaşlar bu çanta nasıl8
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- erdoğan'ı canından çok sevmek3
- neden işe gidiyoruz kim için çalışıyoruz3
- fotoyu 7 24 sömürmek3
- keraneye giden yavudi3
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek9
- polis de işin içinde3
- sevgililer gunu ve tüketim kültürü2
- geneleve aileyle kız istemeye gitmek5
- yeni parti5
- galatasaray ın tertemiz bir kulüp olması2
- ota boka devşirme diyen hırto27
- ateistlerin nursuz olması23
- pantolon giymeyi unutmak3
- gözaltı ve tutuklama diyince akla gelen ilk ülke3
- fuck mhp tişörtü3
- 2026 yılında hala sigara içen kişi11
iyi bir komediydi. gittim, iğrençti, rereroro diyen yalan söyler. bir kere gidilip görülmeye kesinlikle değer.
bok atmadan önce iyi düşünmek gerek. türk sinemasının geleceği bu filmlere ve bu insanlara bağlı.
sonra mahsun'la cem yılmaz'ın parası bitince çok ağlarsınız noldu bizim sinemamıza diye.
serbest piyasa ekonomisini benimsemiş bir insanım, zaten nasıl benimsemeyeyim bu devirde o da ayrı konu ama şunu söyleyeceğim:
bu çok para harcanmış, hattı zatında çok para kazanılmak için yapılmış bir film değil. acaip belli her halinden.
kimi insanlar servetlerine servet katmak için film yapıyorlar sinemamızda. onlara kızmıyorum, kınamıyorum. çünkü genel itibariyle iyi işler ortaya çıkarıyorlar. sinemamızda kapitalist kişilik kendine bir yer buldu.
fakat hep aynı insanlar film yaparsa bu işin keyfi nerde kalır? diğer yönetmenlere ve oyuncu gruplarına bir şans vermemizi gerektirmez mi sanat?
veya şöyle sorayım, sadece parası olan mı sanatçı olmak zorunda bu toplumda?
sizin sanattan anladığınız bu mu?
karpuz kabuğundan gemiler yapmak diye bir film vardı hani, ödüle doymamıştı. sahi, ne kadardı onun bütçesi?
ne diyorsun yani dersen şunu söylüyorum ki herkes bir şeylere bir yerlerden başlıyor. cem yılmaz'ın ilk filmi de buna karbon kağıdından çıkmış gibi benziyordu. sonrasında çok daha fazla hikayeye efendilik yaparak çok daha fazla insana hitap etti. tabi bu arada yerden yere vuruldu, ki hala vurulur toplumumuzdaki ingiliz asilzadeleri tarafından. her neyse.
kısacası bu filmi yapan adama da, nefesi yapan adama da hatta dabbe'yi yapan adama da bir şans verin.
çünkü vakti zamanında kimse şans vermediği için erotik filmler oynadı bu sinemalarda, bu yüzden kültür erozyonları yaşandı.
biraz emeğe saygı, biraz da sanata saygı için yerden yere vurmadan düşünün biraz.
bok atmadan önce iyi düşünmek gerek. türk sinemasının geleceği bu filmlere ve bu insanlara bağlı.
sonra mahsun'la cem yılmaz'ın parası bitince çok ağlarsınız noldu bizim sinemamıza diye.
serbest piyasa ekonomisini benimsemiş bir insanım, zaten nasıl benimsemeyeyim bu devirde o da ayrı konu ama şunu söyleyeceğim:
bu çok para harcanmış, hattı zatında çok para kazanılmak için yapılmış bir film değil. acaip belli her halinden.
kimi insanlar servetlerine servet katmak için film yapıyorlar sinemamızda. onlara kızmıyorum, kınamıyorum. çünkü genel itibariyle iyi işler ortaya çıkarıyorlar. sinemamızda kapitalist kişilik kendine bir yer buldu.
fakat hep aynı insanlar film yaparsa bu işin keyfi nerde kalır? diğer yönetmenlere ve oyuncu gruplarına bir şans vermemizi gerektirmez mi sanat?
veya şöyle sorayım, sadece parası olan mı sanatçı olmak zorunda bu toplumda?
sizin sanattan anladığınız bu mu?
karpuz kabuğundan gemiler yapmak diye bir film vardı hani, ödüle doymamıştı. sahi, ne kadardı onun bütçesi?
ne diyorsun yani dersen şunu söylüyorum ki herkes bir şeylere bir yerlerden başlıyor. cem yılmaz'ın ilk filmi de buna karbon kağıdından çıkmış gibi benziyordu. sonrasında çok daha fazla hikayeye efendilik yaparak çok daha fazla insana hitap etti. tabi bu arada yerden yere vuruldu, ki hala vurulur toplumumuzdaki ingiliz asilzadeleri tarafından. her neyse.
kısacası bu filmi yapan adama da, nefesi yapan adama da hatta dabbe'yi yapan adama da bir şans verin.
çünkü vakti zamanında kimse şans vermediği için erotik filmler oynadı bu sinemalarda, bu yüzden kültür erozyonları yaşandı.
biraz emeğe saygı, biraz da sanata saygı için yerden yere vurmadan düşünün biraz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar