bugün
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- anya4
- evlenecek kız kalmaması11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı24
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması18
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- sarapci koala75
- türk kızı9
- kocasını seven külotsuz yatar4
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- seri eksici ezik11
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı5
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- gocu31
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- koşun koşun havadis var7
- seri eksici ibne4
- müzik eşliğinde sevişmek2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- geceye bir kadın yalanı bırak4
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak2
- açık oy5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- türk seküler devrimi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- simko38
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- çanakkale savaşındaki dervişler4
- renault 9 broadway6
- sırrı süreyya önder7
- zorunlu eğitim19
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- s'i l v'e r m'i s t13
- bu koyden olsam ne olacak20
- tarık akan4
- cin görmüş yazarlar8
- anın görüntüsü19
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- isveçin coca cola yerine uludağa geçmesi3
- kürtler8
- karması 2000 den çok olanların biraz şey olması3
- kürt faşisti5
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- akciğer kanseri3
- yılmaz güney11
- siyaset konuşmayan yazarlar3
Derdini Marko Paşa'ya anlat» sözüyle günümüzde hâlâ anılan «Marko» adlı Paşa kimdir ve bu adam ölümünden bu yana doksan bir yıl geçmesine rağmen yukarıdaki söz ile mi, yoksa tıp ilmi yönünden beş para etmeyen pâdişan katli ile alâkalı bir rapora imza koymakla mı anılmağa lâyıktır?!..
Marko Paşa, Sakızlı bir Rumdur. 1814'de doğmuş. istanbul Askerî Tıbbiyesi'ni bitirmiş, Sultan Aziz devrinde saray hekimliği yapmış, 1870'de Askeri Tıbbiye başına getirilmiş ve 5 Aralık 1888 tarihinde Burgaz Adasında ölmüş, cenazesi büyük merasimle Kuzguncuk'a getirilip oraya gömülmüştür.
Yetmiş dört yıl yaşayan Marko Paşanın hayat hikâyesi kısaca budur... Ve bu adamın «Derdini Marko Paşa'ya anlat» sözüyle şöhret bulması, bâzı kimselerin zannettiği gibi, dert dinlemeşinden değil, aksine doğru dürüst bilmediği Türkçesiyle: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?.. sualini sık sık tekrarlayarak dertliyi bıktırıp başından savmasını bilmesindendir Üstelik, Marko Paşa'ya müracaat eden dertliler, şahsî meseleleriyle ona başvuranlar değildirler!.. Marko Paşa'nın: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?» sualini tekrarlayarak başından savdığı kimseler, Askerî Tıbbiye'de türeyen Jön-Türkler'den şikâyetçidirler!..
Müslüman-Türk'e düşman şer kuvvetler, bilindiği gibi, çeşitli vasıtalarla Tıbbiye talebesine çengel atmışlar ve imparatorluğumuz bünyesine zarar veren fikirleri masonik yollarla bâzı talebeye aşılayıp ilk ittihat ve Terakki'nin Askerî Tıbbiye'de kurulmasını temin etmişlerdir!.. işte bu başarının (!) Sultan Aziz devrine uzanan kısmında Marko Paşa, Askerî Tıbbiye başında bulunmuş ve kendisini tanıyanlarca itiraf edildiğine göre, Jon-Türklere yakın olanları mektebe almış, Hanedandan yana olanların ise Trbbiye'ye girmesine mâni olmuş; daha evvel girip de, Jön-Türklerin faliyetlerinden şikâyet edenleri ise: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?..» tekerlemesiyıe zararsız hâle getirmesini becermiştir!..
Yazılıp söylendiğine göre: Marko Paşa, talebenin şikâyetini dinler, sonra yukarıdaki tekerlemeyi birkaç defa tekrarlar, şayet şikâyetçiyi tekrarladığı bu tekerleme ile bıktırıp başından savamazsa Muhtar Efendi adlı başkâtibini (Muhtar Efendi, ünlü doktorlardan Celâl Muhtar ve Âkil Muhtar Özden kardeşlerin babasıdır) çağırıp:
«— Bu efendi birşeyler anlatıyor, ama ne demek istiyor...» diye sorar, talebe şikâyetini bir daha tekrarlar ve yine Marko Paşa'nın: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?..» sualiyle karşılaşır... Bu hâl, müştekinin sabrı kadar devam eder, neticede şikâyet neticesiz kalırmış...
Marko Paşa, Jön-Türklerce tezkiye edilenlerin Tıbbiye'ye girmesin: kolaylaştırdığı kadar, imtihanlarda Rum talebeye çok sert, Müslümanlara ise mülayim davranmakla da meşhurdur!.. Ki, bu hâli pek manidardır!...
Ve bütün bunlardan başka Marko Paşa, 4 Haziran 1876 Pazar günü, Eşekçi Ahmed'in oğlu Serâsker Hüseyin Avni Paşa'nın öldürttüğü Suttan Abdülaziz Hân'ın, bileklerinin damarlarınıkesmek suretiyle intihar ettiği (!!!) yolunda düzenlenen raporu imzalayanlardadır!.. Daha evvel teferruatiyle incelediğimiz gibi, şehîd edilen Abdülaziz Hân'ın cesedi, çağrılan yerli-yabancı doktorların muayenesine müsaade olunmadan yalnız bilekleri gösterilmiş, böylesine entipüften bir raporu imzalamak istemeyen bâzı doktorlar, kılıcına dayanmış bir halde orada bekleyen Eşekçi Ahmed'in oğlu Serâsker Hüseyin Avni Paşa tarafından tehdit olunmuş, bu arada Marko Paşa da, Sultan Aziz'in cesedini görmeden raporu imzalayıvermiştir!.
Bahusus Marko Paşa, Eşekçi Ahmed'in oğlu Hüseyin Avni Paşa'nın dostudur da!. Abdülaziz Hân'ın tahtdan indirildiği günün gecesinde Marko Paşanın Hüseyin Avnı'nın konagınua olduğuna dair Yıldız Sarayı evrakı arasında ele geçen vesikayı ibnulemın Mahmud Kemal Bey «Son badrâzamıar»ında yayınlamıştır!.. HaT gecesinde rakı içen Hüseyin Avni Paşa'nın konağında ve belki de içki sofrasında bulunan Marko Paşa ya, Padişah kanlı Serâsker Hüseyin Avni o aerece güvenmektedir kı. Sultan Aziz'in katledildiği gün, mahlû Padişahın henüz hayatta olduğu saatte, hemen sahte bir heyecan ve hassasiyetle: «Acele Marko Paşa'ya haber verin» diyerek, başka doktor yokmuş gibi Pâdişâha bakmak üzere Marko Paşayı çağırttırması, Hüseyin Avni ile Marko Paşa arasınaaki oostluğun başka bir tezahürüdür!..
Marko Paşa, Sultan Aziz'in intihar ettiğine dair hazırlanan raporu, cesedi görmeden imzalamakla kalmamış; Abdülaziz tfan'ın güya bilek damarlarını kestiği (!) makası da Tıbbiye Müzesinde saklamıştır!,. Ve Masonluğu yanısıra. Kızılay'm da kurucularından olan Marko Paşa, ne «Derdimi Marko Paşa'yo anlat» sözüyle, ne de, diğer vazifeleriyle değil, Sultan Abdülaziz Hân hakkında düzenlenen entipüften raporu imzalamakla anılmalıdır!..
Marko Paşa, Sakızlı bir Rumdur. 1814'de doğmuş. istanbul Askerî Tıbbiyesi'ni bitirmiş, Sultan Aziz devrinde saray hekimliği yapmış, 1870'de Askeri Tıbbiye başına getirilmiş ve 5 Aralık 1888 tarihinde Burgaz Adasında ölmüş, cenazesi büyük merasimle Kuzguncuk'a getirilip oraya gömülmüştür.
Yetmiş dört yıl yaşayan Marko Paşanın hayat hikâyesi kısaca budur... Ve bu adamın «Derdini Marko Paşa'ya anlat» sözüyle şöhret bulması, bâzı kimselerin zannettiği gibi, dert dinlemeşinden değil, aksine doğru dürüst bilmediği Türkçesiyle: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?.. sualini sık sık tekrarlayarak dertliyi bıktırıp başından savmasını bilmesindendir Üstelik, Marko Paşa'ya müracaat eden dertliler, şahsî meseleleriyle ona başvuranlar değildirler!.. Marko Paşa'nın: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?» sualini tekrarlayarak başından savdığı kimseler, Askerî Tıbbiye'de türeyen Jön-Türkler'den şikâyetçidirler!..
Müslüman-Türk'e düşman şer kuvvetler, bilindiği gibi, çeşitli vasıtalarla Tıbbiye talebesine çengel atmışlar ve imparatorluğumuz bünyesine zarar veren fikirleri masonik yollarla bâzı talebeye aşılayıp ilk ittihat ve Terakki'nin Askerî Tıbbiye'de kurulmasını temin etmişlerdir!.. işte bu başarının (!) Sultan Aziz devrine uzanan kısmında Marko Paşa, Askerî Tıbbiye başında bulunmuş ve kendisini tanıyanlarca itiraf edildiğine göre, Jon-Türklere yakın olanları mektebe almış, Hanedandan yana olanların ise Trbbiye'ye girmesine mâni olmuş; daha evvel girip de, Jön-Türklerin faliyetlerinden şikâyet edenleri ise: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?..» tekerlemesiyıe zararsız hâle getirmesini becermiştir!..
Yazılıp söylendiğine göre: Marko Paşa, talebenin şikâyetini dinler, sonra yukarıdaki tekerlemeyi birkaç defa tekrarlar, şayet şikâyetçiyi tekrarladığı bu tekerleme ile bıktırıp başından savamazsa Muhtar Efendi adlı başkâtibini (Muhtar Efendi, ünlü doktorlardan Celâl Muhtar ve Âkil Muhtar Özden kardeşlerin babasıdır) çağırıp:
«— Bu efendi birşeyler anlatıyor, ama ne demek istiyor...» diye sorar, talebe şikâyetini bir daha tekrarlar ve yine Marko Paşa'nın: «Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?..» sualiyle karşılaşır... Bu hâl, müştekinin sabrı kadar devam eder, neticede şikâyet neticesiz kalırmış...
Marko Paşa, Jön-Türklerce tezkiye edilenlerin Tıbbiye'ye girmesin: kolaylaştırdığı kadar, imtihanlarda Rum talebeye çok sert, Müslümanlara ise mülayim davranmakla da meşhurdur!.. Ki, bu hâli pek manidardır!...
Ve bütün bunlardan başka Marko Paşa, 4 Haziran 1876 Pazar günü, Eşekçi Ahmed'in oğlu Serâsker Hüseyin Avni Paşa'nın öldürttüğü Suttan Abdülaziz Hân'ın, bileklerinin damarlarınıkesmek suretiyle intihar ettiği (!!!) yolunda düzenlenen raporu imzalayanlardadır!.. Daha evvel teferruatiyle incelediğimiz gibi, şehîd edilen Abdülaziz Hân'ın cesedi, çağrılan yerli-yabancı doktorların muayenesine müsaade olunmadan yalnız bilekleri gösterilmiş, böylesine entipüften bir raporu imzalamak istemeyen bâzı doktorlar, kılıcına dayanmış bir halde orada bekleyen Eşekçi Ahmed'in oğlu Serâsker Hüseyin Avni Paşa tarafından tehdit olunmuş, bu arada Marko Paşa da, Sultan Aziz'in cesedini görmeden raporu imzalayıvermiştir!.
Bahusus Marko Paşa, Eşekçi Ahmed'in oğlu Hüseyin Avni Paşa'nın dostudur da!. Abdülaziz Hân'ın tahtdan indirildiği günün gecesinde Marko Paşanın Hüseyin Avnı'nın konagınua olduğuna dair Yıldız Sarayı evrakı arasında ele geçen vesikayı ibnulemın Mahmud Kemal Bey «Son badrâzamıar»ında yayınlamıştır!.. HaT gecesinde rakı içen Hüseyin Avni Paşa'nın konağında ve belki de içki sofrasında bulunan Marko Paşa ya, Padişah kanlı Serâsker Hüseyin Avni o aerece güvenmektedir kı. Sultan Aziz'in katledildiği gün, mahlû Padişahın henüz hayatta olduğu saatte, hemen sahte bir heyecan ve hassasiyetle: «Acele Marko Paşa'ya haber verin» diyerek, başka doktor yokmuş gibi Pâdişâha bakmak üzere Marko Paşayı çağırttırması, Hüseyin Avni ile Marko Paşa arasınaaki oostluğun başka bir tezahürüdür!..
Marko Paşa, Sultan Aziz'in intihar ettiğine dair hazırlanan raporu, cesedi görmeden imzalamakla kalmamış; Abdülaziz tfan'ın güya bilek damarlarını kestiği (!) makası da Tıbbiye Müzesinde saklamıştır!,. Ve Masonluğu yanısıra. Kızılay'm da kurucularından olan Marko Paşa, ne «Derdimi Marko Paşa'yo anlat» sözüyle, ne de, diğer vazifeleriyle değil, Sultan Abdülaziz Hân hakkında düzenlenen entipüften raporu imzalamakla anılmalıdır!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar