bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı37
- enayimiknatisi ile kavga etmek8
- zeki olmanın avantajları8
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- her şeyi hatırlayan insan6
- barış alper yılmaz6
- ekşi sözlük13
- osuruktan şiirler47
- en son ne aldınız2
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi3
- evde pide yapmak7
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- giysi fiyatlarının uçması12
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- online yazarlar3
- kavga yok mu ya5
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- aleksey batrakov15
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- vedat muriqi6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- dinci ve müslüman kavramları8
- ben geldim kerkenezler19
- putin türkmüş11
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- anın görüntüsü30
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- fenerbahçe17
- yenilgisiz tek şampiyon5
- twin peaks3
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- türk vatandaşları türktür9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- claudian clouds22
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- trileçe7
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- true'nin acile kaldırılması9
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- şoförün yan koltuğu4
- beni neden sevmedin3
okumaktan nefret ettiğim spor medyasıdır.
çok samimiyim ki; burada yazan birçok yazar onlardan çok daha iyi yazılar yazabilir.
mesela beşiktaş'ı destekleyen bir futbolsever olarak kendi takımım ile ilgili örnekler verebilirim bu konuda; *
biliyorsunuz ki yönetimimiz teknik direktör bernd schuster'i takımın başına getirerek aslında, bilerek veya bilmeyerek, şu an oynamaya çalıştığımız sistemi futbol takımımıza getirmişti. yani schuster'i getiriyorsan bir yandan oynadığımız bu dominant oyunun keyfini çıkarır, diğer yandan da kalene gelen her atakta ecel terleri dökersin. schuster bu yüzden vardır, stili budur. bu sistemin artılarını-eksilerini ayrıca konuşabiliriz. kimisi bu sistemi çok riskli bulur, yani bardağın boş kısmına bakar, kimi de oynadığımız "büyük takım" oyunundan keyif alır ve bardağın dolu kısmına bakmış olur.
sezon ilk açıldığında oynanan bu dominant oyun bütün spor medyasını etkilemiş, beşiktaş favori olarak gösterilmişti. ancak herşey inönü'deki ibb maçı ile değişti(!). arkamıza atılan 3-4 toptan ikisi gol olunca spor medyamız oynadığımız süper oyunu tamamen es geçerek 180 derecelik değişişimine başlamıştı. ardından gelen sakatlıklar ile birlikte kaybettiğimiz 4 maç da tahmin edebileceğimiz gibi onları tamamen anti-schuster'ci yapmıştı. oynanan futbola kimse bakmıyor, herkes alabildiğine vuruyordu takıma, schuster'e. kimse iyi yanları yazmaz olmuştu. 3 kulvarda yolumuza devam ettiğimizi, 10 kişiyi geçik bir sakatlık sorunumuz olduğunu unutmuştu hepsi. *
yarın öbür gün beşiktaş iyi giderse aynı 180 derecelik dönüşü yine göreceğiz. tüm yazarlar schuster'ci olacak bir anda. bundan adım gibi eminim.
bu şekilde yazı yazmak o kadar kolay ki... bende skor tabelasına bakıp yazı yazabilirim. çok zor birşey olduğunu zannetmiyorum. önemli olan kötü sonuca rağmen tam bir takım analizi yapabilmek. düşene vurmak kadar kolay birşey var mı? bu insanların bu yazıları yazarak, televizyonda bu yorumları yaparak milyarlar kazandığına inanamıyorum gerçekten. 3-5 yazar-yorumcu harici hiçbirini birbirinden ayırmıyorum. yaptıkları iş dünyanın en kolay işi.
çok samimiyim ki; burada yazan birçok yazar onlardan çok daha iyi yazılar yazabilir.
mesela beşiktaş'ı destekleyen bir futbolsever olarak kendi takımım ile ilgili örnekler verebilirim bu konuda; *
biliyorsunuz ki yönetimimiz teknik direktör bernd schuster'i takımın başına getirerek aslında, bilerek veya bilmeyerek, şu an oynamaya çalıştığımız sistemi futbol takımımıza getirmişti. yani schuster'i getiriyorsan bir yandan oynadığımız bu dominant oyunun keyfini çıkarır, diğer yandan da kalene gelen her atakta ecel terleri dökersin. schuster bu yüzden vardır, stili budur. bu sistemin artılarını-eksilerini ayrıca konuşabiliriz. kimisi bu sistemi çok riskli bulur, yani bardağın boş kısmına bakar, kimi de oynadığımız "büyük takım" oyunundan keyif alır ve bardağın dolu kısmına bakmış olur.
sezon ilk açıldığında oynanan bu dominant oyun bütün spor medyasını etkilemiş, beşiktaş favori olarak gösterilmişti. ancak herşey inönü'deki ibb maçı ile değişti(!). arkamıza atılan 3-4 toptan ikisi gol olunca spor medyamız oynadığımız süper oyunu tamamen es geçerek 180 derecelik değişişimine başlamıştı. ardından gelen sakatlıklar ile birlikte kaybettiğimiz 4 maç da tahmin edebileceğimiz gibi onları tamamen anti-schuster'ci yapmıştı. oynanan futbola kimse bakmıyor, herkes alabildiğine vuruyordu takıma, schuster'e. kimse iyi yanları yazmaz olmuştu. 3 kulvarda yolumuza devam ettiğimizi, 10 kişiyi geçik bir sakatlık sorunumuz olduğunu unutmuştu hepsi. *
yarın öbür gün beşiktaş iyi giderse aynı 180 derecelik dönüşü yine göreceğiz. tüm yazarlar schuster'ci olacak bir anda. bundan adım gibi eminim.
bu şekilde yazı yazmak o kadar kolay ki... bende skor tabelasına bakıp yazı yazabilirim. çok zor birşey olduğunu zannetmiyorum. önemli olan kötü sonuca rağmen tam bir takım analizi yapabilmek. düşene vurmak kadar kolay birşey var mı? bu insanların bu yazıları yazarak, televizyonda bu yorumları yaparak milyarlar kazandığına inanamıyorum gerçekten. 3-5 yazar-yorumcu harici hiçbirini birbirinden ayırmıyorum. yaptıkları iş dünyanın en kolay işi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar