bugün
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi28
- iltica36
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası11
- nervio'nun erkek olması26
- nihavent reyiz4
- sözlükteki anaerkil düzen6
- game of thrones taki kerhaneci21
- bahçeli'nin 2028 seçim ve erdoğan açıklaması3
- izmir bombası10
- arapperest gürcüler4
- türkiye vs azerbaycan4
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- yazarların çektiği günbatımı fotoğrafları3
- saçını sarıya boyatan esmer kadın2
- yazılımcıların flört edememesi3
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- özelden muzunu atan yazar14
- yolsuzluk3
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- filistin4
- pastırma yazı2
- 4 ekim 2026 bursa da öldürülen kız4
- true'nun gündem hakkındaki açıklamaları4
- günün yorumu4
- a milli takım'ın 38 yıl sonraki yenilgi serisi3
- çalışarak zengin olmak2
- seküler milliyetçiler2
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- günün twiti3
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- müge anlı ile tatlı sert2
- italya 3 türkiye 12
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş5
- kıymalı börek5
- anın görüntüsü27
- çalışırken birden gelen eve gitme isteği2
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- tokatlanmak2
- bana onu sormayin15
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat4
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu3
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- istanbul'a formula 2 ve formula 3 müjdesi3
- fatma betül sayan kaya41
- etli nohut vs kuru fasulye7
okumaktan nefret ettiğim spor medyasıdır.
çok samimiyim ki; burada yazan birçok yazar onlardan çok daha iyi yazılar yazabilir.
mesela beşiktaş'ı destekleyen bir futbolsever olarak kendi takımım ile ilgili örnekler verebilirim bu konuda; *
biliyorsunuz ki yönetimimiz teknik direktör bernd schuster'i takımın başına getirerek aslında, bilerek veya bilmeyerek, şu an oynamaya çalıştığımız sistemi futbol takımımıza getirmişti. yani schuster'i getiriyorsan bir yandan oynadığımız bu dominant oyunun keyfini çıkarır, diğer yandan da kalene gelen her atakta ecel terleri dökersin. schuster bu yüzden vardır, stili budur. bu sistemin artılarını-eksilerini ayrıca konuşabiliriz. kimisi bu sistemi çok riskli bulur, yani bardağın boş kısmına bakar, kimi de oynadığımız "büyük takım" oyunundan keyif alır ve bardağın dolu kısmına bakmış olur.
sezon ilk açıldığında oynanan bu dominant oyun bütün spor medyasını etkilemiş, beşiktaş favori olarak gösterilmişti. ancak herşey inönü'deki ibb maçı ile değişti(!). arkamıza atılan 3-4 toptan ikisi gol olunca spor medyamız oynadığımız süper oyunu tamamen es geçerek 180 derecelik değişişimine başlamıştı. ardından gelen sakatlıklar ile birlikte kaybettiğimiz 4 maç da tahmin edebileceğimiz gibi onları tamamen anti-schuster'ci yapmıştı. oynanan futbola kimse bakmıyor, herkes alabildiğine vuruyordu takıma, schuster'e. kimse iyi yanları yazmaz olmuştu. 3 kulvarda yolumuza devam ettiğimizi, 10 kişiyi geçik bir sakatlık sorunumuz olduğunu unutmuştu hepsi. *
yarın öbür gün beşiktaş iyi giderse aynı 180 derecelik dönüşü yine göreceğiz. tüm yazarlar schuster'ci olacak bir anda. bundan adım gibi eminim.
bu şekilde yazı yazmak o kadar kolay ki... bende skor tabelasına bakıp yazı yazabilirim. çok zor birşey olduğunu zannetmiyorum. önemli olan kötü sonuca rağmen tam bir takım analizi yapabilmek. düşene vurmak kadar kolay birşey var mı? bu insanların bu yazıları yazarak, televizyonda bu yorumları yaparak milyarlar kazandığına inanamıyorum gerçekten. 3-5 yazar-yorumcu harici hiçbirini birbirinden ayırmıyorum. yaptıkları iş dünyanın en kolay işi.
çok samimiyim ki; burada yazan birçok yazar onlardan çok daha iyi yazılar yazabilir.
mesela beşiktaş'ı destekleyen bir futbolsever olarak kendi takımım ile ilgili örnekler verebilirim bu konuda; *
biliyorsunuz ki yönetimimiz teknik direktör bernd schuster'i takımın başına getirerek aslında, bilerek veya bilmeyerek, şu an oynamaya çalıştığımız sistemi futbol takımımıza getirmişti. yani schuster'i getiriyorsan bir yandan oynadığımız bu dominant oyunun keyfini çıkarır, diğer yandan da kalene gelen her atakta ecel terleri dökersin. schuster bu yüzden vardır, stili budur. bu sistemin artılarını-eksilerini ayrıca konuşabiliriz. kimisi bu sistemi çok riskli bulur, yani bardağın boş kısmına bakar, kimi de oynadığımız "büyük takım" oyunundan keyif alır ve bardağın dolu kısmına bakmış olur.
sezon ilk açıldığında oynanan bu dominant oyun bütün spor medyasını etkilemiş, beşiktaş favori olarak gösterilmişti. ancak herşey inönü'deki ibb maçı ile değişti(!). arkamıza atılan 3-4 toptan ikisi gol olunca spor medyamız oynadığımız süper oyunu tamamen es geçerek 180 derecelik değişişimine başlamıştı. ardından gelen sakatlıklar ile birlikte kaybettiğimiz 4 maç da tahmin edebileceğimiz gibi onları tamamen anti-schuster'ci yapmıştı. oynanan futbola kimse bakmıyor, herkes alabildiğine vuruyordu takıma, schuster'e. kimse iyi yanları yazmaz olmuştu. 3 kulvarda yolumuza devam ettiğimizi, 10 kişiyi geçik bir sakatlık sorunumuz olduğunu unutmuştu hepsi. *
yarın öbür gün beşiktaş iyi giderse aynı 180 derecelik dönüşü yine göreceğiz. tüm yazarlar schuster'ci olacak bir anda. bundan adım gibi eminim.
bu şekilde yazı yazmak o kadar kolay ki... bende skor tabelasına bakıp yazı yazabilirim. çok zor birşey olduğunu zannetmiyorum. önemli olan kötü sonuca rağmen tam bir takım analizi yapabilmek. düşene vurmak kadar kolay birşey var mı? bu insanların bu yazıları yazarak, televizyonda bu yorumları yaparak milyarlar kazandığına inanamıyorum gerçekten. 3-5 yazar-yorumcu harici hiçbirini birbirinden ayırmıyorum. yaptıkları iş dünyanın en kolay işi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar