bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- sözlüğün yeni tasarımı22
- tinto brass12
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- aponun villası8
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- opel vectra b2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- galatasaray amed operasyonu3
- kötü bir insan mıyım ben5
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- uludede ile hacca gitmek2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kaçak akım rölesi3
- küfürlü atasözleri4
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- terhis oluyorum sözlük21
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- gece gelen yemek yapma isteği8
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- süvari kahvesi3
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
bu dünyaya yakışmayacak kadar güzel bir kadın. kitaplarını bir kere okumak, cümlelerin altını bir kere çizmek yetmiyor. tekrar tekrar okuyup, kalın çizgiler çekmek gerek düşüncelerine. bu dünyada başka bir kadındı tezer özlü. nilgin marmara gibi, onun içinde bu dünya bir bekleme salonuydu. artık yok, hiç bir zaman olmadı zaten.
"
iki Avrupalı yanıma yaklaşıyor:
- Yunan adalarından bine gitmek istersen, yaşamın tehlikedeyse, motor var, sen bırakabiliriz,
diyorlar.
- Öyle bir şey yok,
diyorum.
Öğleden sonra, öteki koyda Süm'le oturuyoruz.
- Sabah, Sorgun'a birlikte yürüdüğüm çocukla yattım,
diyorum.
- Sen delisin,
diyor.
- Beni rahat bırakın, rahat dolaşmak, dilediğimi yapmak istiyorum,
diyorum.
- Hayır, hastalandın. istanbul'a gitmelisin,
diyor.
Kumsalda koşmaya başlıyorum.
- Delidir! Yakalayın!
diye arkamdan bağırıyor. işte o an gene deliriyorum.
Gece. Köy evinde mum ışığında oturuyoruz. Bir erkeğin elini tutuyorum. Onun elini tutmasam, kendimi gerçekten boşlukta duyuyorum. Beynim gene boşluğa fırlayacak gibi oluyor. Sert, keskin davranışlı, kişiliğini henüz pek anlayamadığım bir kocam daha var. Fırtına gibi köy odasına giriyor. işte o an gerçekten deliriyorum. Biraz istediğim gibi davranmaya başladığımda, götürülüp, demir parmaklıklar gerisine kitleniyorum. Oysa bu adamla, beni doktor ve kliniklerin eline bırakmasın diye evlendim. Evlenirken ondan tek istediğim bu oldu. Hastalanırsam evde kalmak, plaklarımla, kitaplarımla sevdiğim bir iki eşyayla olmak ve çay içebilmek istiyordum. Sabaha karşı Antalya’dan kalkan bir uçağa yetişmek için, muhtarın arabasına biniyoruz. Kliniklere dayanacak güçü henüz toparlayabilmiş değilim. Gitmek istemiyorum. "
leo ferre'nin konseri
"
iki Avrupalı yanıma yaklaşıyor:
- Yunan adalarından bine gitmek istersen, yaşamın tehlikedeyse, motor var, sen bırakabiliriz,
diyorlar.
- Öyle bir şey yok,
diyorum.
Öğleden sonra, öteki koyda Süm'le oturuyoruz.
- Sabah, Sorgun'a birlikte yürüdüğüm çocukla yattım,
diyorum.
- Sen delisin,
diyor.
- Beni rahat bırakın, rahat dolaşmak, dilediğimi yapmak istiyorum,
diyorum.
- Hayır, hastalandın. istanbul'a gitmelisin,
diyor.
Kumsalda koşmaya başlıyorum.
- Delidir! Yakalayın!
diye arkamdan bağırıyor. işte o an gene deliriyorum.
Gece. Köy evinde mum ışığında oturuyoruz. Bir erkeğin elini tutuyorum. Onun elini tutmasam, kendimi gerçekten boşlukta duyuyorum. Beynim gene boşluğa fırlayacak gibi oluyor. Sert, keskin davranışlı, kişiliğini henüz pek anlayamadığım bir kocam daha var. Fırtına gibi köy odasına giriyor. işte o an gerçekten deliriyorum. Biraz istediğim gibi davranmaya başladığımda, götürülüp, demir parmaklıklar gerisine kitleniyorum. Oysa bu adamla, beni doktor ve kliniklerin eline bırakmasın diye evlendim. Evlenirken ondan tek istediğim bu oldu. Hastalanırsam evde kalmak, plaklarımla, kitaplarımla sevdiğim bir iki eşyayla olmak ve çay içebilmek istiyordum. Sabaha karşı Antalya’dan kalkan bir uçağa yetişmek için, muhtarın arabasına biniyoruz. Kliniklere dayanacak güçü henüz toparlayabilmiş değilim. Gitmek istemiyorum. "
leo ferre'nin konseri
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com