bugün
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- silikon memenin patlaması7
- sözlüğün götü en güzel yazarı7
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- kürt fıkraları6
- gözünü am bürümek6
- lahmacun vs hamburger4
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi8
- iyi dostlar biriktirdim5
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- lahburger4
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- nervio23
- salat namaz değildir7
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- yazarların akşama dair planları9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- fiziği güzel sözlük kızları48
- hayat7
- esmer türbanlıyı hamile bırakmak2
- caz dinleyen erkek9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- recep tayyip erdoğan27
- ipkisçiğim2
- ipkis vs true2
- 2 milyar lira eft yapmak2
- andropoz amca6
- waffle3
- ali kırca nerede3
- pandela3
- arkadaşlar bir şey farkettim2
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- yemekten sonra gelen tatlı uyku2
- fatma betül sayan kaya59
- babanne evi2
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
- süper babaanne2
- pandela'nın soğuk şakaları2
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- sapık yaşlı5
- nokia 11002
- ayak fetişi olması ama el fetişi olmaması2
- nokia nın nokia olduğu zamanlar2
(bkz: j ai tué ma mère)
"annemi öldürdüm ama aslında onu hala seviyorum."
xavier dolan'ın senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini yaptığı ve elbette filmin başrolde de oynadığı 2009 kanada yapımı film. türkçe çeviri ismi annemi öldürdüm olan film, ülkemizdeki tabular düşünülünce, filmin ismi bile, filme karşı oluşacak tepki için yeterli.
dolan'ın bu filmin senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptığı sırada 19 yaşında olması, filmi izleyip övgülerde bulunanların üzerinde hayli etkili. çünkü dolan, genç yaşına rağmen böyle bir filmin her noktasında varsa, gerçekten sempatiyi ve övgüyü hak ediyor demektir. aynı zamanda bu kadar genç birinin başarılı işler çıkarması, sanat adına sevindirici. önümüzdeki yıllarda adından daha çok bahsettireceğe benziyor.
filmin konusu da gördüğü ilgi ve eleştiriler açısından etkili. 16 yaşında bir gencin annesi ile arasındaki çatışma, annenin oğlunun homoseksüel olduğunu öğrenmesiyle doruk noktasına ulaşıyor. orta yaş bunalımındaki annesinin alzheimer hastalığı olduğunu düşünen hubert(xavier dolan), kendisini anlamadığı ve sürekli akranlarıyla kıyasladığı için annesini suçlar, sık sık onu hiç sevmediğini dile getirir ama gencin psikolojik karmaşası annesine olan duygularına yansır. ve ara sıra duylarını ifade etmek için çektiği video kasetlerinde annesine olan sevgisini dile getirir. bu videolar filmden kopukluk hissi verse de, hubert'ın sözlerinin konu ile ne kadar alakalı olduğunu filmin sonuna doğru anlaşılıyor. filmde diğer bir detay da, hubertın çok sinirli olduğu zamanlarda hayalinde canlandırdığı görüntüler. o anlarda şiddete yönelmesi sinir kontrolünde sıkıntı yaşayan gencin, yine duygusal karmaşasını yansıtmakta. filmin müzikleri de filmi izlerken insanı resmen filmin içine çekiyor.
gençlik bunalımları, ebeveynlerle iletişim sorunları ergenlik döneminde her insanın sıkıntılarıdır. bu filmde, annelerin yaptıkları kıyaslamalar ile çocuklarına ne kadar zarar verdiği gözler önüne seriliyor. ailenin bütünlüğü ve çocuk üzerindeki etkiyi savunanların pek de beğeneceği bir film değil. çünkü filmde genç hubert, babasının küçük yaşta aileyi terk edip gitmesini ve onunla hiç ilgilenmemesinin sonucunda homoseksüel olduğunu ve büyürken kendine model alacak kimseyi bulamadığından yakınıyor. haksız da sayılmaz. özellikle ergenlik döneminde cinsel kimlik ve karakterini şekillendirmeye çalışan gençler, sadece ne yapmaması gerektiğini söyleyen, temel ihtiyaçlarından başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen anne-babayı örnek almak bir yana, söylediklerini bile umursamazlar. çocuklara ne yapamayacağını değil, neler yapabileceğini anlatmak gerekli. bu sayede çocuk doğruya yönlendirilebilir.
filmin ödülleri ve adaylıkları şimdilik- şöyle:
istanbul film festivali 2010: radikal halk jürisi özel ödülü
cannes film festivali 2009 : yönetmenlerin onbeş günü
cannes film festivali 2009 :sanat-sinema ödülü,
cannes film festivali 2009 :genç bakış ödülü,
cannes film festivali 2009 :sacd ödülü
2009 vancouver film festivali: en iyi kanada filmi
2009 lumiere ödülleri: lumiere ödülü, seyirci ödülü
2009 cesar ödülleri: en iyi yabancı film adayı
2009 sao paulo film festivali: uluslararası jüri ödülü adayı
2009 satellite ödülleri: en iyi yabancı film adayı
2009 stockholm film festivali: bronz at ödülü adayı
2010 palm springs film festivali: en iyi kadın oyuncu
2009 vancouver film eleştirmenleri
en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu
2009 bangkok film festivali: özel ödül
2009 genie ödülleri: claude jutra ödülü
2009 namur festivali: en iyi ilk senaryo, en iyi kadın oyuncu
film 24 eylül 2010 tarihinde türkiye'de gösterime girdi, yani halen gösterimde. izlemek isteyenlere hemen biletini alıp, salondaki koltukta yerini almasını tavsiye ederim.
"annemi öldürdüm ama aslında onu hala seviyorum."
xavier dolan'ın senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini yaptığı ve elbette filmin başrolde de oynadığı 2009 kanada yapımı film. türkçe çeviri ismi annemi öldürdüm olan film, ülkemizdeki tabular düşünülünce, filmin ismi bile, filme karşı oluşacak tepki için yeterli.
dolan'ın bu filmin senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptığı sırada 19 yaşında olması, filmi izleyip övgülerde bulunanların üzerinde hayli etkili. çünkü dolan, genç yaşına rağmen böyle bir filmin her noktasında varsa, gerçekten sempatiyi ve övgüyü hak ediyor demektir. aynı zamanda bu kadar genç birinin başarılı işler çıkarması, sanat adına sevindirici. önümüzdeki yıllarda adından daha çok bahsettireceğe benziyor.
filmin konusu da gördüğü ilgi ve eleştiriler açısından etkili. 16 yaşında bir gencin annesi ile arasındaki çatışma, annenin oğlunun homoseksüel olduğunu öğrenmesiyle doruk noktasına ulaşıyor. orta yaş bunalımındaki annesinin alzheimer hastalığı olduğunu düşünen hubert(xavier dolan), kendisini anlamadığı ve sürekli akranlarıyla kıyasladığı için annesini suçlar, sık sık onu hiç sevmediğini dile getirir ama gencin psikolojik karmaşası annesine olan duygularına yansır. ve ara sıra duylarını ifade etmek için çektiği video kasetlerinde annesine olan sevgisini dile getirir. bu videolar filmden kopukluk hissi verse de, hubert'ın sözlerinin konu ile ne kadar alakalı olduğunu filmin sonuna doğru anlaşılıyor. filmde diğer bir detay da, hubertın çok sinirli olduğu zamanlarda hayalinde canlandırdığı görüntüler. o anlarda şiddete yönelmesi sinir kontrolünde sıkıntı yaşayan gencin, yine duygusal karmaşasını yansıtmakta. filmin müzikleri de filmi izlerken insanı resmen filmin içine çekiyor.
gençlik bunalımları, ebeveynlerle iletişim sorunları ergenlik döneminde her insanın sıkıntılarıdır. bu filmde, annelerin yaptıkları kıyaslamalar ile çocuklarına ne kadar zarar verdiği gözler önüne seriliyor. ailenin bütünlüğü ve çocuk üzerindeki etkiyi savunanların pek de beğeneceği bir film değil. çünkü filmde genç hubert, babasının küçük yaşta aileyi terk edip gitmesini ve onunla hiç ilgilenmemesinin sonucunda homoseksüel olduğunu ve büyürken kendine model alacak kimseyi bulamadığından yakınıyor. haksız da sayılmaz. özellikle ergenlik döneminde cinsel kimlik ve karakterini şekillendirmeye çalışan gençler, sadece ne yapmaması gerektiğini söyleyen, temel ihtiyaçlarından başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen anne-babayı örnek almak bir yana, söylediklerini bile umursamazlar. çocuklara ne yapamayacağını değil, neler yapabileceğini anlatmak gerekli. bu sayede çocuk doğruya yönlendirilebilir.
filmin ödülleri ve adaylıkları şimdilik- şöyle:
istanbul film festivali 2010: radikal halk jürisi özel ödülü
cannes film festivali 2009 : yönetmenlerin onbeş günü
cannes film festivali 2009 :sanat-sinema ödülü,
cannes film festivali 2009 :genç bakış ödülü,
cannes film festivali 2009 :sacd ödülü
2009 vancouver film festivali: en iyi kanada filmi
2009 lumiere ödülleri: lumiere ödülü, seyirci ödülü
2009 cesar ödülleri: en iyi yabancı film adayı
2009 sao paulo film festivali: uluslararası jüri ödülü adayı
2009 satellite ödülleri: en iyi yabancı film adayı
2009 stockholm film festivali: bronz at ödülü adayı
2010 palm springs film festivali: en iyi kadın oyuncu
2009 vancouver film eleştirmenleri
en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu
2009 bangkok film festivali: özel ödül
2009 genie ödülleri: claude jutra ödülü
2009 namur festivali: en iyi ilk senaryo, en iyi kadın oyuncu
film 24 eylül 2010 tarihinde türkiye'de gösterime girdi, yani halen gösterimde. izlemek isteyenlere hemen biletini alıp, salondaki koltukta yerini almasını tavsiye ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar