bugün
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık11
- şanssız bir insan olmak5
- hırvatistan7
- beni özleyenler elime mum diksin14
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- sümer dili4
- ılımlı islam2
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- belçika4
- kadir mısıroğlu3
- iq testi4
- almanya11
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- diyetteyken kitap okumak2
- yunanistan29
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- arkadaşlar naber ya4
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek2
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- türk ateisti7
- volvo v702
- en köylü özelliğiniz4
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- fransa5
- ispanya5
- beynin dopamin salgılamaması3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- nervio ile travertenlere gitmek4
- portekiz5
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- en son aldığınız iltifat14
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri2
- zorunlu eğitim7
- ali vefa7
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu2
- sidretü l münteha4
- sözlük çok bozdu3
- çomar müzikleri3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- tiroidli hanım3
- mayışı çekmek3
On birinci yüzyıldan itibaren, mühim roller oynamak suretiyle, adlarını zamanımıza kadar yaşatmış Oğuz boyu. Bozokların Yıldızhanoğulları kolundandırlar.
Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşundan önce, diğer Oğuz boyları ile beraber, Kıpçak çölünde yaşarlardı. 1135-1136 yıllarında, reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek Huzistana yerleştiler. Yakubdan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küşdoğan geçti. Şumla lakabıyla anılan bu bey, Büyük Selçuklu Devletinin zayıflamasından faydalanarak, Huzistanda Selçuklu hakimiyetine son verdi ise de, 1159da Irak Selçukluları sultanı Melikşah gelerek tekrar Huzistana hakim oldu. Bu devrede, Şumla da Melikşahın hizmetine girdi. 1194 yılında, Abbasî halifesi En-Nasır li-Dinillah, veziri ibn-ül-Kassab kumandasında Huzistan bölgesine bir ordu gönderdi. ibn-ül-Kassab, Huzistanın başşehri Tusteri ve birçok kaleleri zaptettikten sonra, Şumlanın ailesini ve çocuklarını toplayıp Bağdata götürdü. Böylece Huzistandaki, Afşar Şumla ve oğullarının hakimiyeti sona erip, ülke, halifenin topraklarına katıldı.
Diğer taraftan Malazgirt Savaşı'ndan sonra, Anadoluya Türkmenlerle beraber göç eden Afşarlar, Selçuklu Devletinin uç bölgelerine yerleştirilmişlerdi.
Nitekim, Anadoluda yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu yer adları, Avşarların, Türkiyenin fetih ve iskanında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynadıklarını göstermektedir. Yine kaynaklara göre, Karamanoğulları Beyliğini kuran ailenin, Afşar boyuna mensup olduğu belirtilmektedir. Osmanlı ve iran tarihinde önemli rol oynayan Afşarlar, Anadoluya on üçüncü yüzyılda göç edenlerdir. Bu ikinci göç hareketi sırasında Anadoluya gelen Avşarların bir bölümü, Akkoyunlular'ın iranı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde irana giderek Huzistana yerleşti. Anadoluda kalanlar ise; daha çok Malatya ve Doğu Anadoluda bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü, on altıncı yüzyıl başlarında irana göçerek Urmiyeden Herata kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736da, bunlardan Afşarlar hanedanını kurdu.
iran Afşarları; Mansur Bey Afşarları, imanlu Afşarları, Alplu Afşarları, Usalu Afşarları, Eberlu Afşarları olmak üzere, başlıca beş büyük oba idi.
Safevî hükümdarı Birinci Şah ismail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasana yerleştirdi. Safevîler'in zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir; Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve ikinci Tahmaspın hizmetine girdi. iran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı. Sonra ikinci Tahmasbı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbası şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi. 1736da da kendi şahlığını ilan etti. 1737de Hindistan seferine çıkarak Delhiye kadar ilerledi. Bir suikasttan sonra, idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü. Horasanı yöneten torunu Şahruhun ölümünden sonra, iran Afşar yönetimi de sona erdi.
iran Afşarları, günümüzde, Urmiye gölünün kuzey batısında Hemedan, Kirmanşah, Nişabur, Kermanın güneyinde dağınık halde yaşamaktadırlar.
Afşarlar, halis Türk olup, irandakiler hariç hepsi Sünnî ve Hanefîdirler.
Afşarlar, güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır. Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler. Bugün Kayserinin Pınarbaşı kazasının merkez nahiyesine bağlı bir kısım köyler ile, aynı kazanın Pazarören nahiyesi köylerinden pek çoğu, Sarız kazası ve Tomarzanın Toklar nahiyesi köylerinin yarısından fazlası, Avşarlara aittir. Ayrıca Adanaya bağlı mağara kazası köylerinden Ayvad ve Ağdaş alanı köyleri de, Avşarlar tarafından iskân edildiği gibi, Çukurovada mevcut bazı Avşar köylerinden başka Kastamonu, Bolu, Muğla, Isparta ve Antalya yörelerinde pek çok Avşar köy adına rastlanır.
http://www.dallog.com/boylar/afsar.htm
Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşundan önce, diğer Oğuz boyları ile beraber, Kıpçak çölünde yaşarlardı. 1135-1136 yıllarında, reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek Huzistana yerleştiler. Yakubdan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küşdoğan geçti. Şumla lakabıyla anılan bu bey, Büyük Selçuklu Devletinin zayıflamasından faydalanarak, Huzistanda Selçuklu hakimiyetine son verdi ise de, 1159da Irak Selçukluları sultanı Melikşah gelerek tekrar Huzistana hakim oldu. Bu devrede, Şumla da Melikşahın hizmetine girdi. 1194 yılında, Abbasî halifesi En-Nasır li-Dinillah, veziri ibn-ül-Kassab kumandasında Huzistan bölgesine bir ordu gönderdi. ibn-ül-Kassab, Huzistanın başşehri Tusteri ve birçok kaleleri zaptettikten sonra, Şumlanın ailesini ve çocuklarını toplayıp Bağdata götürdü. Böylece Huzistandaki, Afşar Şumla ve oğullarının hakimiyeti sona erip, ülke, halifenin topraklarına katıldı.
Diğer taraftan Malazgirt Savaşı'ndan sonra, Anadoluya Türkmenlerle beraber göç eden Afşarlar, Selçuklu Devletinin uç bölgelerine yerleştirilmişlerdi.
Nitekim, Anadoluda yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu yer adları, Avşarların, Türkiyenin fetih ve iskanında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynadıklarını göstermektedir. Yine kaynaklara göre, Karamanoğulları Beyliğini kuran ailenin, Afşar boyuna mensup olduğu belirtilmektedir. Osmanlı ve iran tarihinde önemli rol oynayan Afşarlar, Anadoluya on üçüncü yüzyılda göç edenlerdir. Bu ikinci göç hareketi sırasında Anadoluya gelen Avşarların bir bölümü, Akkoyunlular'ın iranı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde irana giderek Huzistana yerleşti. Anadoluda kalanlar ise; daha çok Malatya ve Doğu Anadoluda bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü, on altıncı yüzyıl başlarında irana göçerek Urmiyeden Herata kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736da, bunlardan Afşarlar hanedanını kurdu.
iran Afşarları; Mansur Bey Afşarları, imanlu Afşarları, Alplu Afşarları, Usalu Afşarları, Eberlu Afşarları olmak üzere, başlıca beş büyük oba idi.
Safevî hükümdarı Birinci Şah ismail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasana yerleştirdi. Safevîler'in zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir; Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve ikinci Tahmaspın hizmetine girdi. iran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı. Sonra ikinci Tahmasbı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbası şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi. 1736da da kendi şahlığını ilan etti. 1737de Hindistan seferine çıkarak Delhiye kadar ilerledi. Bir suikasttan sonra, idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü. Horasanı yöneten torunu Şahruhun ölümünden sonra, iran Afşar yönetimi de sona erdi.
iran Afşarları, günümüzde, Urmiye gölünün kuzey batısında Hemedan, Kirmanşah, Nişabur, Kermanın güneyinde dağınık halde yaşamaktadırlar.
Afşarlar, halis Türk olup, irandakiler hariç hepsi Sünnî ve Hanefîdirler.
Afşarlar, güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır. Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler. Bugün Kayserinin Pınarbaşı kazasının merkez nahiyesine bağlı bir kısım köyler ile, aynı kazanın Pazarören nahiyesi köylerinden pek çoğu, Sarız kazası ve Tomarzanın Toklar nahiyesi köylerinin yarısından fazlası, Avşarlara aittir. Ayrıca Adanaya bağlı mağara kazası köylerinden Ayvad ve Ağdaş alanı köyleri de, Avşarlar tarafından iskân edildiği gibi, Çukurovada mevcut bazı Avşar köylerinden başka Kastamonu, Bolu, Muğla, Isparta ve Antalya yörelerinde pek çok Avşar köy adına rastlanır.
http://www.dallog.com/boylar/afsar.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar