bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı37
- enayimiknatisii36
- insan olmaya ceyrek kala26
- fusya semsiyeli yabanci8
- kerem aktürkoğlu7
- geceye bir söz bırak6
- ismail kartal8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- yarın kpssye girecek yazarlar5
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- yapay gerizekalılık3
- milan skriniar5
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması3
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- seri eksici6
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması3
- hangi renksiniz17
- ragnarın memeleri5
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- seni kimler aldı kimler öpüyor gıdığından2
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği3
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
- mutlu ama tekerlek olsun4
- gecenin şarkısı14
- serhat kılıç11
- beşiktaş8
- evde ölü bulunmak4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- romelu lukaku3
- ederson santana de moraes2
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- flat white2
- kulağa kulaklık başlığı kaçması3
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- dansöz izleme keyfi2
- s'i l v'e r m'i s t30
- ismet kalk çay koy kanka2
- tunus bayrağı2
- sözlükteki futbol başlıkları3
- aziz yıldırım4
- erdem özveren2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- sözlükteki şer çetesi12
- kırbaç isteyen var mı3
- nervio10
- karmanın sikinde olmaması2
- sigara intihardır3
"abi yapma kurbanın olayım, onlarca kız var, hepsi tek lafına bakar, lütfen abi nolur o olmasın."
umursamıyodum, hiç cevap vermeden gayet sakin ve donuk bakışlarla içkimi yudumluyor sigaramdan sert nefesler çekiyordum. bir yandan da ona bakıyorum...
"kral bak seni tanırız, seversin riski ama bu... bu olmasın abi, burda olmasın lütfen bak."
benim arkadaşım böyle biri olamazdı, tek bir bakış attım yüzüne ne demek istediğimi anladı ve yerin oturdu ağzını ekşiterek. karşımdaydı tam. bir anda öne doğru fırlayıp ağzına şamaru vurdum ve ekledim,
"orospu çocuğu sen benim kimliğime, sosyopat tavrıma nasıl olur da başkaldırıda bulunursun?!"
parmak uçlarımı emmeye başladı, buna bayıldığımı biliyordu. hemen gevşedim ve kafasını okşadım, sonuçta altı üstü sıradan bir insandı...
kadın karşımda oturuyor yanında kocası... kocası da sanırım mekanın sahibi, etrafılıca süzüyor insanları. hiç sevmem güven balonu gibi olan insanları. onu oradan çıkartıp bi maymun kafesine koysan aynı tavrı sergileyemeyecekse yaptığı hareketler çok bayağı oluyor. herneyse, kadınla bakışıyorum. müptoyla arif bana bakıyorlar, dikkatimi dağıtmaya çalışıyorlar, başarısızlık...
kadının bakışları iyice raydan çıkıyor, en ufak bir hareketlenmem yok, rutin hareketlerime devam ediyorum, bir anda kadın bana barın holünü işaret etti ve çantasını alıp o yöne hareketlendi.
sigaramda kalan son nefesi çekmeden küllükte bırakıp kalktım, peşinden gittim... tuvalete girerken bir göz işareti daha yaptı ve ceketimi ilikleyip peşinden tuvalete girdim. bayan tuvaleti olmasından mütevellit kendimi çok rahat hissettim. hep böle olmuştur, kadın egemen yerlerde kendimi harika hissederim.
geniş odacıklardan birine girdi, ben de peşinden, elinde vodka bardağı, yarısı içilmiş. bir anda elinden aldım bardağı ve içindekini tuvalete döktüm,
"niye döktün, onun içinde istiyordum döllerini, karışımına bayılıyorum." dedi.
anında tokadı vurdum ağzına,
"ses çıkartırsan senin göğüs uçlarını zımparalarım"
taş kesildi kadın, tek hamlede bardağı kırdım ve kadına emri verdim,
"eğil."
kısa net konuşmaları severim, karışdaki insana zorunluluk hissi yaşatır, istemese de yapar, yapmazsa öldürürüm zaten.
güzelce eğildi ve eteğini sıyırdı, her erkekten bekledğini benden de bekliyordu belli ama beni daha tanımıyordu.
bardakla kadının apandisit bölgesine derin bir kesik attım, alkolden olsa gerek pek hissetmedi ve bi anda kadının erojen bölgesine saldırmaya başladım, elimle mıncıklıyor bir yandan da miyavlıyordum. kadın şok olmuştu. bardağın sivri taraflarını erojen bölgesinde dolaştırırken bana yavlarıyordu,
"lütfen, yapma bunu bana, burda yapma, bu şekilde yapma."
bacaklarının arasından tekmeyi suratına yerleştirdim. elmacık kemiği ve burnu kırıldı. kendime çevirdim ve suratını yalamaya başladım,
"yeaa dude, that's right for us. thaaaats riiiggght for uuuuuussss." diye bağırmaya başladım.
tuvaletin kapısına vurmaya başladılar, kapıyı açtığımda karşımda kocası vardı, ilk hamleyi beklemeden testislerine daldım adamın ve olanca gücümle sıktım. adamın testisleri elimde stres topu gibi eziliyordu. ben keyiften delirirken adam acıdan bana yalvarır gözlerle bakıyordu. bırakmadım, testislerini sağa sola doğru sert hamlelerle çevirerek sıkıyordum.
elime bir ıslaklık geldiği anda elimi çektim, bir erkeğin ne olursa olsun sıvısından hep nefret etmiştirim, kan, gözyaşı, sperm...
elimi çektiğim anda adam yere yığıldı, kadın da yerdeydi yarı baygın...
adam kadının elini tutarak,
"seni çok sevdim bebeğim, hep sevdim seni, senle ölmek benim için bir onur." dedi.
kadın da,
"seninle yanyana yaşamış olmak da benim için onurdur." diyerek adama karşılık verdi. son anlarını izlemeyi gerçekten çok isterdim ama oradan kaçmam gerekiyordu.
bizim çocukları sakince çağırdıktan sonra arkalarından mekanı terketmek için tuvaletin önünden geçerken yerde yatan iki bedene tekrar baktım. dayanamayıp adamın bağırsaklarına 3 cm. lik mekanik tornavidayı sokup,
"aaand i knooow, i may end up feeeeliiiing tooo" diye mırıldanarak çıktım ve taksiye bindim...
umursamıyodum, hiç cevap vermeden gayet sakin ve donuk bakışlarla içkimi yudumluyor sigaramdan sert nefesler çekiyordum. bir yandan da ona bakıyorum...
"kral bak seni tanırız, seversin riski ama bu... bu olmasın abi, burda olmasın lütfen bak."
benim arkadaşım böyle biri olamazdı, tek bir bakış attım yüzüne ne demek istediğimi anladı ve yerin oturdu ağzını ekşiterek. karşımdaydı tam. bir anda öne doğru fırlayıp ağzına şamaru vurdum ve ekledim,
"orospu çocuğu sen benim kimliğime, sosyopat tavrıma nasıl olur da başkaldırıda bulunursun?!"
parmak uçlarımı emmeye başladı, buna bayıldığımı biliyordu. hemen gevşedim ve kafasını okşadım, sonuçta altı üstü sıradan bir insandı...
kadın karşımda oturuyor yanında kocası... kocası da sanırım mekanın sahibi, etrafılıca süzüyor insanları. hiç sevmem güven balonu gibi olan insanları. onu oradan çıkartıp bi maymun kafesine koysan aynı tavrı sergileyemeyecekse yaptığı hareketler çok bayağı oluyor. herneyse, kadınla bakışıyorum. müptoyla arif bana bakıyorlar, dikkatimi dağıtmaya çalışıyorlar, başarısızlık...
kadının bakışları iyice raydan çıkıyor, en ufak bir hareketlenmem yok, rutin hareketlerime devam ediyorum, bir anda kadın bana barın holünü işaret etti ve çantasını alıp o yöne hareketlendi.
sigaramda kalan son nefesi çekmeden küllükte bırakıp kalktım, peşinden gittim... tuvalete girerken bir göz işareti daha yaptı ve ceketimi ilikleyip peşinden tuvalete girdim. bayan tuvaleti olmasından mütevellit kendimi çok rahat hissettim. hep böle olmuştur, kadın egemen yerlerde kendimi harika hissederim.
geniş odacıklardan birine girdi, ben de peşinden, elinde vodka bardağı, yarısı içilmiş. bir anda elinden aldım bardağı ve içindekini tuvalete döktüm,
"niye döktün, onun içinde istiyordum döllerini, karışımına bayılıyorum." dedi.
anında tokadı vurdum ağzına,
"ses çıkartırsan senin göğüs uçlarını zımparalarım"
taş kesildi kadın, tek hamlede bardağı kırdım ve kadına emri verdim,
"eğil."
kısa net konuşmaları severim, karışdaki insana zorunluluk hissi yaşatır, istemese de yapar, yapmazsa öldürürüm zaten.
güzelce eğildi ve eteğini sıyırdı, her erkekten bekledğini benden de bekliyordu belli ama beni daha tanımıyordu.
bardakla kadının apandisit bölgesine derin bir kesik attım, alkolden olsa gerek pek hissetmedi ve bi anda kadının erojen bölgesine saldırmaya başladım, elimle mıncıklıyor bir yandan da miyavlıyordum. kadın şok olmuştu. bardağın sivri taraflarını erojen bölgesinde dolaştırırken bana yavlarıyordu,
"lütfen, yapma bunu bana, burda yapma, bu şekilde yapma."
bacaklarının arasından tekmeyi suratına yerleştirdim. elmacık kemiği ve burnu kırıldı. kendime çevirdim ve suratını yalamaya başladım,
"yeaa dude, that's right for us. thaaaats riiiggght for uuuuuussss." diye bağırmaya başladım.
tuvaletin kapısına vurmaya başladılar, kapıyı açtığımda karşımda kocası vardı, ilk hamleyi beklemeden testislerine daldım adamın ve olanca gücümle sıktım. adamın testisleri elimde stres topu gibi eziliyordu. ben keyiften delirirken adam acıdan bana yalvarır gözlerle bakıyordu. bırakmadım, testislerini sağa sola doğru sert hamlelerle çevirerek sıkıyordum.
elime bir ıslaklık geldiği anda elimi çektim, bir erkeğin ne olursa olsun sıvısından hep nefret etmiştirim, kan, gözyaşı, sperm...
elimi çektiğim anda adam yere yığıldı, kadın da yerdeydi yarı baygın...
adam kadının elini tutarak,
"seni çok sevdim bebeğim, hep sevdim seni, senle ölmek benim için bir onur." dedi.
kadın da,
"seninle yanyana yaşamış olmak da benim için onurdur." diyerek adama karşılık verdi. son anlarını izlemeyi gerçekten çok isterdim ama oradan kaçmam gerekiyordu.
bizim çocukları sakince çağırdıktan sonra arkalarından mekanı terketmek için tuvaletin önünden geçerken yerde yatan iki bedene tekrar baktım. dayanamayıp adamın bağırsaklarına 3 cm. lik mekanik tornavidayı sokup,
"aaand i knooow, i may end up feeeeliiiing tooo" diye mırıldanarak çıktım ve taksiye bindim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar