bugün
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız8
- kürt fıkraları6
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- iyi dostlar biriktirdim6
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- lahburger4
- gözünü am bürümek5
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- sözlüğün götü en güzel yazarı4
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- salat namaz değildir8
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi7
- hayat7
- silikon memenin patlaması3
- nervio23
- waffle3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- ali kırca nerede3
- caz dinleyen erkek9
- babanne evi2
- andropoz amca6
- lahmacun vs hamburger2
- fiziği güzel sözlük kızları48
- recep tayyip erdoğan27
- süper babaanne2
- pandela'nın soğuk şakaları2
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- yazarların akşama dair planları8
- van gogh kulağını neden kesti5
- nokia 11002
- judas'ın kulakları5
- ayak fetişi olması ama el fetişi olmaması2
- nokia nın nokia olduğu zamanlar2
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- çizme giyen kız2
- kıvırcık ali nin kıvırcık saçlı olmaması sorunsalı2
- pandela2
- sapık yaşlı5
- sayın ismet brez ismet biji ismet2
- slut shaming2
- t242
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- tinder da algoritma kurbanı olmak2
- fatih terim'in tff başkanı olması5
spoiler içerir.
1-2 yıldır fragmanlarıyla insanları meraka gark eden, türk askerinin tarafından bakarak, güneydoğu'da yıllardır yaşanan savaşı küçük bir karakol özelinden anlatan film. filmin öncelikle sinematografik anlatımına baktığımızda, başarılı bir film olduğunu söyleyebiliriz. oyunculuklardan tutun da görüntü yönetmenliğine, görsel efektlerine kadar iyi bir türk filmidir. sadece çatışma sahnesinde biraz abartı vardı diye düşünüyorum. patlama ve vızır vızır kurşunların ışıkları anlamında. yoksa yaşanan çatışmanın yoğunluğuna hiçbi şey diyeceğim yok. bir de müzik konusunda bi şeye takıldım. filmin tema müziği bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama fazlaca schindler'in listesinden etkilenmiş gibi geldi. neyse.. film 1993 gibi pkk ile çatışmanın en yoğun olduğu dönemlerden birinde geçiyor. ve türk askerinin donanımsız karakollarda, baskın yiyeceğini bilerek hayatını sürdürme psikoljisini düşününce insan, içi titremeden edemiyor. şimdi, bugüne kadar sözlükte tartışılan bir sürü şey gördüm, okudum bazen kendim de içinde oldum bu tartışmaların. o yüzden şimdi biraz üstü kapalı yazacağım. film militarist bir film olarak değerlendirmek çok doğru değil, ama militarist ögeler barındırıyor. milliyetçilik dersen vatan var, bayrak var, atatürk heykeli var ama vatan millet sakarya diye bağırdığını düşünmüyorum gene de filmin.. -:(yeri gelmişken söyliyeyim, finalde büstü taşıma sahnesi nedir? var mıdır böyle bi şi, realitesi nedir. herkes bu sahneyi gözü yaşlarla izler, o ayrı. ama böle bi şi yok. kendinizi o karakol baskınındaki askerlerden birinin yerine koyun. baskın bitmiş, şoktasınız, herkes ölmüş, karakol harabe.. hanginiz böyle bi şi yapar, dürüstçe cevap verin.) önemli bi şey daha var filmde. filmin sonunda komutanını, orhan'ı ve diğer askerlerini kaybeden diğer rütbelinin, pkk militanına silahı doğrultup ama öldürmemesiyle verilmeye çalışan mesaja karnımız tok. 30 yıldır süren bu savaşta neler yaşandığını biliyoruz. bunu bi geçin.- ama dikkat edin asker çocuklara.. herkes evini, sevgilisini düşünüyor, konuşuyor. çünkü böyledir asker. kendi deneyimimden yola çıkarak söyliyeyim, antep'in suriye sınır karakolu'nda, 5,5 ay boyunca bir askerden bile vatan millet sakarya edebiyatı duymadım. herkes bitse de gitsek modundaydı. bu bi gerçek. ister sevin ister sövün. filmde de ölürsek şehit miyiz, uykuda ölürsek neyizlerin peşindeler çocuklar. bunlar gerçekçi diyaloglar. bunlar konuşuluyo çünkü askerde. film antimilitarist bir film de değil tabiki. küçük bir karakolda türk askerinin yaşadıkları anlatılıyor işte. ve gerçekçi bir dille. ama bu savaşta kimse haklı gösterilmiyor. çünkü yüzbaşı'nın da dediği gibi "savaşta ya katil olursun ya da kurban" neyse söylencek şey çok ama toparlıyorum... siz ölünce neler olacağını çok güzel anlatıyor yüzbaşı. 45 sn.lik haber malzemesi, geride kalanların feryadı vb. bunlar da çok doğru. gördük hepimiz bunları. ama bi cümle de şunu söylesenize artık; 30 yıldır iki taraftan da can verildi. niye? niiyeee?!!! bugün bu meselenin çözümü adına konuşulabiliniyor olması için bu canların verilmesi mi gerekiyordu? gerekiyor muydu?!! yarın kürtlere bu topraklarda bizim kadar özgür ve kardeşçe yaşanacak haklar verildikten sonra, dönüp bi arkaya bakıcaz heralde. bakın bundan seneler evvel kürt kelimesini telaffuz edemiyorduk! şimdi televizyon kürtçe yayın yapıyor. yarın kürtler ve türkler kardeşçe yaşayacak. bu olacak. peki ya ölen onca insan... hııı... bu savaştan çıkar sağlayanlar, körükleyenler, gencecik insanları ölüme atanlardan hesap sorulmicak mı? darbeci ressamlar gibi yargılanmadan yaşamalarına göz mü yumulcak. ya o ölen türk ve kürt çocukların sevgilileri, aileleri, çocukları.... ya onların acıları... ben size diyim, hepsine yazık oldu! devlet isteseydi, her şey daha farklı olabilirdi. bakın bugün devlet onaylasanız da, onaylamasınız da bi şeyler yapıyo, demek ki yapılabiliniyormuş. 30 yıldır aklınız nerdeydi!
1-2 yıldır fragmanlarıyla insanları meraka gark eden, türk askerinin tarafından bakarak, güneydoğu'da yıllardır yaşanan savaşı küçük bir karakol özelinden anlatan film. filmin öncelikle sinematografik anlatımına baktığımızda, başarılı bir film olduğunu söyleyebiliriz. oyunculuklardan tutun da görüntü yönetmenliğine, görsel efektlerine kadar iyi bir türk filmidir. sadece çatışma sahnesinde biraz abartı vardı diye düşünüyorum. patlama ve vızır vızır kurşunların ışıkları anlamında. yoksa yaşanan çatışmanın yoğunluğuna hiçbi şey diyeceğim yok. bir de müzik konusunda bi şeye takıldım. filmin tema müziği bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama fazlaca schindler'in listesinden etkilenmiş gibi geldi. neyse.. film 1993 gibi pkk ile çatışmanın en yoğun olduğu dönemlerden birinde geçiyor. ve türk askerinin donanımsız karakollarda, baskın yiyeceğini bilerek hayatını sürdürme psikoljisini düşününce insan, içi titremeden edemiyor. şimdi, bugüne kadar sözlükte tartışılan bir sürü şey gördüm, okudum bazen kendim de içinde oldum bu tartışmaların. o yüzden şimdi biraz üstü kapalı yazacağım. film militarist bir film olarak değerlendirmek çok doğru değil, ama militarist ögeler barındırıyor. milliyetçilik dersen vatan var, bayrak var, atatürk heykeli var ama vatan millet sakarya diye bağırdığını düşünmüyorum gene de filmin.. -:(yeri gelmişken söyliyeyim, finalde büstü taşıma sahnesi nedir? var mıdır böyle bi şi, realitesi nedir. herkes bu sahneyi gözü yaşlarla izler, o ayrı. ama böle bi şi yok. kendinizi o karakol baskınındaki askerlerden birinin yerine koyun. baskın bitmiş, şoktasınız, herkes ölmüş, karakol harabe.. hanginiz böyle bi şi yapar, dürüstçe cevap verin.) önemli bi şey daha var filmde. filmin sonunda komutanını, orhan'ı ve diğer askerlerini kaybeden diğer rütbelinin, pkk militanına silahı doğrultup ama öldürmemesiyle verilmeye çalışan mesaja karnımız tok. 30 yıldır süren bu savaşta neler yaşandığını biliyoruz. bunu bi geçin.- ama dikkat edin asker çocuklara.. herkes evini, sevgilisini düşünüyor, konuşuyor. çünkü böyledir asker. kendi deneyimimden yola çıkarak söyliyeyim, antep'in suriye sınır karakolu'nda, 5,5 ay boyunca bir askerden bile vatan millet sakarya edebiyatı duymadım. herkes bitse de gitsek modundaydı. bu bi gerçek. ister sevin ister sövün. filmde de ölürsek şehit miyiz, uykuda ölürsek neyizlerin peşindeler çocuklar. bunlar gerçekçi diyaloglar. bunlar konuşuluyo çünkü askerde. film antimilitarist bir film de değil tabiki. küçük bir karakolda türk askerinin yaşadıkları anlatılıyor işte. ve gerçekçi bir dille. ama bu savaşta kimse haklı gösterilmiyor. çünkü yüzbaşı'nın da dediği gibi "savaşta ya katil olursun ya da kurban" neyse söylencek şey çok ama toparlıyorum... siz ölünce neler olacağını çok güzel anlatıyor yüzbaşı. 45 sn.lik haber malzemesi, geride kalanların feryadı vb. bunlar da çok doğru. gördük hepimiz bunları. ama bi cümle de şunu söylesenize artık; 30 yıldır iki taraftan da can verildi. niye? niiyeee?!!! bugün bu meselenin çözümü adına konuşulabiliniyor olması için bu canların verilmesi mi gerekiyordu? gerekiyor muydu?!! yarın kürtlere bu topraklarda bizim kadar özgür ve kardeşçe yaşanacak haklar verildikten sonra, dönüp bi arkaya bakıcaz heralde. bakın bundan seneler evvel kürt kelimesini telaffuz edemiyorduk! şimdi televizyon kürtçe yayın yapıyor. yarın kürtler ve türkler kardeşçe yaşayacak. bu olacak. peki ya ölen onca insan... hııı... bu savaştan çıkar sağlayanlar, körükleyenler, gencecik insanları ölüme atanlardan hesap sorulmicak mı? darbeci ressamlar gibi yargılanmadan yaşamalarına göz mü yumulcak. ya o ölen türk ve kürt çocukların sevgilileri, aileleri, çocukları.... ya onların acıları... ben size diyim, hepsine yazık oldu! devlet isteseydi, her şey daha farklı olabilirdi. bakın bugün devlet onaylasanız da, onaylamasınız da bi şeyler yapıyo, demek ki yapılabiliniyormuş. 30 yıldır aklınız nerdeydi!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar