bugün
- true hanın gazabı7
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması7
- slavko vincic11
- kasiyer kızdan hoşlanmak11
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- sözlük kızlarının kombinleri3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- dune6
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- tememda kenka nalaka11
- çingeneyle sevişmek6
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- nervio10
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- istanbul un çok pahalı olması7
- üç cisim problemi3
- yasadışı bahisi bitirme yolları2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu4
- sözlükte flörtleşmek2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- flensburg hükümeti2
- oğuzhan uğur13
- zamanbaba mokv dir6
- düşünüyorum3
- kitap okumak3
- suya verilen en çok para2
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti4
- truenun yetkili olması7
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- gammazlık8
- dhalsim9
- iphone 11'in yeni iphone 6 olması2
- eski eşin hesabı3
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak3
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- true nickli yazar16
- uyku bozukluğu2
- uysaljakoben16
- messi uzaylı panpa goat amk2
- gonulden bagli5
- canim benim cok tatlisin4
- bot'un feyki olması2
- arkadaşlar görüşürüz2
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- 2990 tl tutan rakama düz 3000 çek demek2
- ülfet2
- 15 mayıs gecesi3
ilk önce kitabını okudum ve daha sonra filmini izlemiştim. genelde filmlerin kitapları filme göre daha güzeldir, tabi bazı filmler hariç. yani demek istediğim kitaptan beklentim çoktu ama kitabı okurken istediğim kadar eğlenmemiştim. ama filmde, tabi ki edward norton farkıyla daha çok eğlendim. kitapta monty brogan'ın (edward norton) eski arkadaşlarından biri olan jakob ellinsky 26 yaşlarında bir edebiyat öğretmeni iken filmde jakob' u canlandıran eleman 26 sından hayli büyük duruyor. (bkz: philip seymour hoffman). film bir psikoloji filmi olarak yer yer insanı sıksa da özgür olarak son saatlerini yaşayan bir insanın ruh halini çok iyi yansıtıyor. filmdeki mary d'annunzio kitaptakinden hayli güzel (bkz: anna paquin) . filmde en beğendiğim 2 sahne monty'nin ayna karşısında yaşadığı ülkeye, yaşadığı şehire ve hep rastladığı ama hiç tanışmadığı insanlara olan nefretini kusma sahnesi idi. ikincisi de monty'nin hapishaneye giderken babasının yaptığı konuşma sahnesi idi. kitabı almamdaki en büyük etken kitabın kapağında edward norton'un resmini görmemdi. tabi her ne kadar saçma görünsede düşüncem : bu kitabın demek ki filmi de var, demek ki edward norton oynamış , demek ki film güzel ve bu kitap güzeldir, düşüncesi ile almıştım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar