bugün

etik

ahlak ve ahlak felsefesi kavramlarıyla sıklıkla karıştırılan etik kavramı; ahlaka ilişkin evrensel ve sistematik kodları oluşturma çabasıdır. en basit anlatımıyla ahlak; kişiseldir ve görecedir. etik ise kişisel ve muğlak olan ahlaki eylemleri sistematize etmeye uğraşır.

(bkz: doktor ahlakı versus tıp etiği)

etiğe ilişkin 4 temel yaklaşımdan bahsedilir.

1- bunlardan ilki Buber'in vicdan yaklaşımıdır. buna göre vicdani olan herşey etiktir.

2- ikinci yaklaşım ise yasa yaklaşımıdır. bu yaklaşıma göre de yasal olan herşey etiktir.

3- üçüncü yaklaşım toplumsal sözleşmecilere atfedilir. buna göre de toplumsal temayüller yasal olanı belirler.

4- son yaklaşım ise amaçlanan sonuç yaklaşımıdır. yani ahmet'e tokat atmam onu daha iyi bir insan yapacaksa bu etiktir.

her dört yaklaşıma ilişkin eksikler ve buna bağlı eleştiriler mevcuttur.

4- sondan başlamak gerekirse örneğin ben ahmet'e tokat attığımda o da bana bir tokat atar ve kavga çıkar. sonuç hiç de iyi olmaz.

3- toplumsal temayüller bazen faşist iktidarları destekler hale gelebilir.

2- her yasal olan her daim etik değildir. (yasaları kimler yapar ve yasalar kimleri daha çok korur sorunsalı temelinde düşünün.)

1- vicdan konusunun göreliliğinden bahsetmeme gerek yok sanırım.

konuya ilişkin en temel tavsiyem introduction to ethics kitabıdır.

selamlar.

unutmadan (bkz: deontoloji)
© copyright 2005 - 2026