bugün
- içim yanıyor be sözlük6
- ctrlx22
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili8
- türk düşmanları4
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın4
- gürcistan22
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- togg'un tekerleğini öpen çomar3
- tanrı türkü korusun3
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- goooooool gol gol gol gooool2
- dr mehmet akif nacar2
- ben osmanlı torunuyum diyen tip2
- bir sırp filmi2
- asansörde kalmak7
- ilgi isteyen kız16
- cehennem silahı 22
- cendere calarken entry girmek4
- hewal ebo17
- kuran da namaz yok21
- yaşar nuri öztürk4
- zall'ın sözlükten kaldırması gereken şeyler3
- lahmacunu elle yiyen kız13
- sözlükte kavga etmek6
- erkek eti gurmesi4
- lambayı söndürdükten sonra karşıda figür olmasi2
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- klozeti patlatmak2
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- arkeoloji bölümü5
- abdullah öcalan7
- biyolojik antropoloji5
- seksi bırakmak5
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası41
- insan olmak5
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- arkadaşlar ben sanırım erkeğim3
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin3
- 49 kilo olmak3
- cinin aslında alkol olması3
- çanakkale4
- cinli birine bulaşmak3
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- casio2
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- amerika birleşik devletleri4
taraftarlığı inanılmaz bir dille anlatmış gerçek futbol yorumcusu, gerçek taraftar.
taraftarlığı nasıl tanımlıyorsunuz?
taraftarlık bence yaşayan en büyük beşiktaş aşığı olan zeki demirkubuz ustanın en büyüleyici filmine benziyor: kader. mesela eşinizle aranız sürekli kötü olsa sonunda boşanırsınız; en yakın arkadaşınızla bile bir gün aranız açılabilir, yollarınız ayrılabilir ancak taraftarlık bağlamındaki aidiyet düpedüz kaderdir, siz ne kadar acı çekerseniz çekin fark etmez! arjantinli futbol filozofu valdanonun dediği gibi futbol yaşadığımız hayatın bir metaforu! hayattan kaçamadığınız gibi âşık olduğunuz takımdan da kaçamazsınız, size en büyük acıları yaşatsa da sürekli peşinden gidersiniz. hatta benim beşiktaşa karşı hissettiğim duyguların özelinde öldürmeyen tüm yaralar sadece aşkınızı gürbüzleştiriyor, alevlendiriyor demek isterim.
dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de futbol daha çok iş emeğinden başka bir şeyi olmayan insanların en büyük eğlencesi. mesela dünyanın en büyük sosyal adaletsizliklerinin yaşandığı ülkemizde 13 yaşındaki tornacı çocuk, sadece haftanın bir günü kendisini en büyük hissediyor, o da maça gidip takımını desteklerken en büyük biziz diye bağırırken!
her ne kadar fahiş bilet fiyatları yüzünden artık o haftanın bir günü kendini en büyük hissedebilen insanlar çok fazla maça gidemeseler de radyodan maçları dinliyorlar ve o anda o küçücük radyo koskocaman dünyanın kendisine dönüşüyor. dünyada başka hiçbir kültürel faaliyette böyle bir tutku ve kara sevda söz konusu değil. mesela liverpoollu taraftarların kalelerine giden topun aksi yönüne doğru kalkıp üflemeleri, milyonda bir ihtimal de olsa hep beraber üfleyerek o topun kale çizgisini geçmesini engelleyeceklerini hissetmeleri mükemmel bir varoluş durumu. gerçek taraftar için futbol aşkı, dostoyevskinin mükemmel romanlarındaki hayat gibi: i̇ki kere iki her zaman dört etmeyebilir! etse de biz ısrarla etmeyeceğine inanmaya devam edebiliriz mesela ben zeki demirkubuz ustanın beşiktaş aşkını sadece dostoyevskinin beyaz gecelerde anlattığı aşkla karşılaştırabilirim: bir anı bile tüm ömre bedeldi benim için de ali gültikenin demirsporu rekor farkla yendiğimiz gün röportajcıya rakibimiz için zaten çok acı bir an, onların yanında konuşmayalım lütfen, aynı işten ekmek yiyen insanlara saygısızlık olmasın! dediği 15 saniye, sinan engingillerin verdiği tüm acılara değer.
http://123golyetmez.blogspot.com/2010/06/ali-ece-roportaj-yonetim-taraftarn.html
taraftarlığı nasıl tanımlıyorsunuz?
taraftarlık bence yaşayan en büyük beşiktaş aşığı olan zeki demirkubuz ustanın en büyüleyici filmine benziyor: kader. mesela eşinizle aranız sürekli kötü olsa sonunda boşanırsınız; en yakın arkadaşınızla bile bir gün aranız açılabilir, yollarınız ayrılabilir ancak taraftarlık bağlamındaki aidiyet düpedüz kaderdir, siz ne kadar acı çekerseniz çekin fark etmez! arjantinli futbol filozofu valdanonun dediği gibi futbol yaşadığımız hayatın bir metaforu! hayattan kaçamadığınız gibi âşık olduğunuz takımdan da kaçamazsınız, size en büyük acıları yaşatsa da sürekli peşinden gidersiniz. hatta benim beşiktaşa karşı hissettiğim duyguların özelinde öldürmeyen tüm yaralar sadece aşkınızı gürbüzleştiriyor, alevlendiriyor demek isterim.
dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de futbol daha çok iş emeğinden başka bir şeyi olmayan insanların en büyük eğlencesi. mesela dünyanın en büyük sosyal adaletsizliklerinin yaşandığı ülkemizde 13 yaşındaki tornacı çocuk, sadece haftanın bir günü kendisini en büyük hissediyor, o da maça gidip takımını desteklerken en büyük biziz diye bağırırken!
her ne kadar fahiş bilet fiyatları yüzünden artık o haftanın bir günü kendini en büyük hissedebilen insanlar çok fazla maça gidemeseler de radyodan maçları dinliyorlar ve o anda o küçücük radyo koskocaman dünyanın kendisine dönüşüyor. dünyada başka hiçbir kültürel faaliyette böyle bir tutku ve kara sevda söz konusu değil. mesela liverpoollu taraftarların kalelerine giden topun aksi yönüne doğru kalkıp üflemeleri, milyonda bir ihtimal de olsa hep beraber üfleyerek o topun kale çizgisini geçmesini engelleyeceklerini hissetmeleri mükemmel bir varoluş durumu. gerçek taraftar için futbol aşkı, dostoyevskinin mükemmel romanlarındaki hayat gibi: i̇ki kere iki her zaman dört etmeyebilir! etse de biz ısrarla etmeyeceğine inanmaya devam edebiliriz mesela ben zeki demirkubuz ustanın beşiktaş aşkını sadece dostoyevskinin beyaz gecelerde anlattığı aşkla karşılaştırabilirim: bir anı bile tüm ömre bedeldi benim için de ali gültikenin demirsporu rekor farkla yendiğimiz gün röportajcıya rakibimiz için zaten çok acı bir an, onların yanında konuşmayalım lütfen, aynı işten ekmek yiyen insanlara saygısızlık olmasın! dediği 15 saniye, sinan engingillerin verdiği tüm acılara değer.
http://123golyetmez.blogspot.com/2010/06/ali-ece-roportaj-yonetim-taraftarn.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar