bugün
- kuşların temiz arabalara sıçması4
- server'ın naneyi yemesi5
- kavga etmekten korkan erkek5
- kirazın kilosunun 150 tl olması7
- en sevilen su markası6
- yunan adaları5
- diamond bosphorus18
- az yakar diye dizel araba alan memur2
- kan sırası4
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı6
- robot moderatör4
- aldığınız en ilginç iltifat5
- habire1275
- sözlük kızlarının kombinleri23
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- iş bulamamak5
- almanlarin orduya guvensizligi3
- yokuş aşağı yuvarlanmak2
- tas kafa traşlı hırt sorunu4
- sssilvermist21
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- çok konuşan kedi2
- şu anda çalan şarkı3
- fil8
- bir bankta akşama kadar oturmak2
- ofisi havaya uçurmak2
- kaplan7
- ben geldim naneler13
- kartal6
- timsah5
- aslan8
- claudian clouds kadındır12
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- cilgincapkin13
- zebra4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- insan kaynakları4
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- hiyeroglif dilleri3
- anın görüntüsü18
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- nickten isim tahmini yapmak25
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
çıkan gazete haberleri yorumlarına bakılıp sansasyon yaratılacak kadar iyi bir senaryoya ve etkiye sahip bir film değil. şimdiye kadar bu önyargıyla birlikte izlememiştim. izledikten sonra oluşan durum;
film hakkında detaylı içermektedir, izlemeyenler lütfen okumasınlar;
büşra muhafazakar bir ailenin aile baskısıyla örtünen kızı bir kez bunu anladık, cünkü büşra bilinçli bir şekilde örtünmemiş ve niçin örtündüğünün farkında değil bir kere. yani şu bizim elalem ne der şeklinde büyütülmüş yurdum ailesinin göstermelik geleneksel boyutta yaşayamadığı bir dindarlık var üzerinde. üzerine bir kaç gömlek bol gelen islami algılayışsızlığını filmin her karesinde görebilirsiniz. işte bu yüzden filmi 'islam' adına eleştirecek bir yan yok. cünkü elde bir done yok.
filmin eleştirilecek yerleri senaryodaki absürtlükler. böyle muhafazakar elaalem ne der zihniyetiyle yaşayan bir ailenin kızı nasıl gece yarısı hayran olduğu yazarın arkasından gidebiliyor? akla ilk gelen soru bu?
filmin ilk karesinde iş görüşmesine gelen büşra'nın yine aynı ortamda dinleyici olarak katılan yaman'ın sorusu bu roldeki büşra'ya çok iyi gelmiş bir söz. 'ben senin yerinde olsam örtünmezdim' filmin ilk karesinde çok itici durmasına rağmen 'büşra'nın islami bir kimlik olarak görünmeyişini gördüğünüzde gayet mantıklı duruyor.
büşra'nın nişanlısı ayrı bir vakıa; dine 'yaman' a kıyasla daha yakın durmasına rağmen, hanzo duran nişanlısı tam bir külhanbeyi. kabalıkta üstüne yok, tam bir tipik türk erkeği. aslında kızılacak bir şey de yok cünkü büşra'nın nişanlısı tam da ülkemizdeki erkeklerin büyük bir bölümünü yansıtıyor. esasında büşra'da 99 depremi sonrasında hızla artan bilinçsiz örtünmeyle oluşan örtününce her şeyin bittiğini sanan kız modeli. yani o da gayet doğal olan, etrafımızda bolcana gördüğümüz tiplerden...
filmin konusu ortada; bu filmi eleştirmek için iyi bir eleştirmen olmak gerekmiyor; çok acemice, araştırılmadan, basit, sanatsal değeri sıfır olan sıradan bir film. günlük hayatta herkesin her an yaşayabileceği yozlaşmış, gelenekler içinde boğulmuş türk halkını gözönüne sermiş.
filmin sonu mu? onu hiç sormayın filmin sonu içime oturdu diyeceğim lakin büşraya yakışan bir sahneydi yani hiç şaşırmadım doğrusu. bacağından bıcaklanan yaman'ın bacağını sarmak için başındaki örtüsünü çıkartıp tampon yapıyor öylece bitiyor film. iyi bir filmde bu sahne esasında oldukça etkileyici olmalıydı güzel bir final ama olmamış...
özetle; vasat...
film hakkında detaylı içermektedir, izlemeyenler lütfen okumasınlar;
büşra muhafazakar bir ailenin aile baskısıyla örtünen kızı bir kez bunu anladık, cünkü büşra bilinçli bir şekilde örtünmemiş ve niçin örtündüğünün farkında değil bir kere. yani şu bizim elalem ne der şeklinde büyütülmüş yurdum ailesinin göstermelik geleneksel boyutta yaşayamadığı bir dindarlık var üzerinde. üzerine bir kaç gömlek bol gelen islami algılayışsızlığını filmin her karesinde görebilirsiniz. işte bu yüzden filmi 'islam' adına eleştirecek bir yan yok. cünkü elde bir done yok.
filmin eleştirilecek yerleri senaryodaki absürtlükler. böyle muhafazakar elaalem ne der zihniyetiyle yaşayan bir ailenin kızı nasıl gece yarısı hayran olduğu yazarın arkasından gidebiliyor? akla ilk gelen soru bu?
filmin ilk karesinde iş görüşmesine gelen büşra'nın yine aynı ortamda dinleyici olarak katılan yaman'ın sorusu bu roldeki büşra'ya çok iyi gelmiş bir söz. 'ben senin yerinde olsam örtünmezdim' filmin ilk karesinde çok itici durmasına rağmen 'büşra'nın islami bir kimlik olarak görünmeyişini gördüğünüzde gayet mantıklı duruyor.
büşra'nın nişanlısı ayrı bir vakıa; dine 'yaman' a kıyasla daha yakın durmasına rağmen, hanzo duran nişanlısı tam bir külhanbeyi. kabalıkta üstüne yok, tam bir tipik türk erkeği. aslında kızılacak bir şey de yok cünkü büşra'nın nişanlısı tam da ülkemizdeki erkeklerin büyük bir bölümünü yansıtıyor. esasında büşra'da 99 depremi sonrasında hızla artan bilinçsiz örtünmeyle oluşan örtününce her şeyin bittiğini sanan kız modeli. yani o da gayet doğal olan, etrafımızda bolcana gördüğümüz tiplerden...
filmin konusu ortada; bu filmi eleştirmek için iyi bir eleştirmen olmak gerekmiyor; çok acemice, araştırılmadan, basit, sanatsal değeri sıfır olan sıradan bir film. günlük hayatta herkesin her an yaşayabileceği yozlaşmış, gelenekler içinde boğulmuş türk halkını gözönüne sermiş.
filmin sonu mu? onu hiç sormayın filmin sonu içime oturdu diyeceğim lakin büşraya yakışan bir sahneydi yani hiç şaşırmadım doğrusu. bacağından bıcaklanan yaman'ın bacağını sarmak için başındaki örtüsünü çıkartıp tampon yapıyor öylece bitiyor film. iyi bir filmde bu sahne esasında oldukça etkileyici olmalıydı güzel bir final ama olmamış...
özetle; vasat...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar