bugün

kemal kılıçdaroğlu

2007 seçimleri öncesi ordunun hükümete koyduğu postadan (hani şu e-muhtıra denilen uyarı) yakınmakta şu aralar. hatta bu uğurda tapındığı ordunun eski bir genelkurmay başkanından (yaşar büyükanıt) hesap sormaya bile hazır olduğunu belirtiyor.

kafasından geçen düşünceler, hükümetle büyükanıt'ın bir anlaşma yaptığı ve danışıklı dövüş şeklinde ortamın gerilip akp'nin de bu gerilimde mazlum rolünü oynayarak halktan oy topladığı yönünde.

zehir dedektifimiz olayı çözdüğünü düşünüyor.

sözüm chp'ye:

mesele akp'yi devirmek değil ki. sen akp'ye verilen her oyun arkasında hile, aptallık, göbeğini kaşıyan ayı olmanın getirdiği kaçınılmazlık, kömür yardımına tav olacak kadar çaresizlik olduğunu düşünürsen birkaç seçimde daha avucunu yalarsın. akp'nin yaptığı nedir? halkın değerlerine göstermelik bir saygı, biraz demokrasi, azıcık eşitlik, bir miktar yenilikçilik ama eğer sistemin değişmesi işine gelmiyorsa o noktada gelenekçilik ve halkın ağzına çalınan bir parça bal.

fakat böyle olduğunu apaçık fark etse bile bu halk, yani akp'nin samimiyetsiz olduğunu bilse de, sen eğer sırtını devletçiliğe yaslayıp demokrasi konusundaki iki yüzlülüğünü terk etmezsen, gerçek anlamda sol olmazsan, darbeciliği bırakmazsan, halkın değerleriyle barışmaya direnirsen hiçbir zaman birinci parti olamayacaksın.

ve benim gibi düşünenler de senin akıl almaz iki yüzlülüğün karşısında rakibin kim olursa olsun tepki olarak oyunu ona verecektir. mhp bile buna dahil. ha senin rakibin gerçek bir sol parti olsa o zaman tepki için değil seve seve destekleriz o partiyi. ama sen tren yoluna oturmuş bir öküz olarak oradan geçecek ve insanlara gerçek hizmet götürecek bir hareketi de engellemektesin. umarım bu dar zihniyetinle tez zamanda tarihin çöplüğünde layık olduğun yeri bulursun. fark etmiyoruz sanma. sen hem deniz gezmiş'in ipini çeken el hem de ardından ağlayan timsahın ta kendisisin.
© copyright 2005 - 2026