bugün
- hükümet değişse ülke düzelir mi12
- evlenilmeyecek 4 erkek6
- gulmekicinyaratilmis11
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- arkadaşlar ben güzel miyim4
- mohamed salah ghaly10
- opel alman arabası mı sorunsalı3
- lahana turşusu3
- kylie minogue4
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- sözlük kızları dans ediyor3
- saldıran köpeğe şma demek4
- hamburgerin çok abartılması5
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar4
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur4
- aynalı tahir2
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali3
- orjinalinden iyi coverlar4
- çerçeve yasa9
- sağır sürücü2
- şumen macırı ramadan ağa2
- erdogan'a yarayacak diye mizmızlanmak4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- tıraş olmayı öğreten baba2
- nickten isim tahmini yapmak10
- aşkını bir sır gibi senelerce saklamak3
- aklına her geleni başlık yapan densiz2
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- büyünce sürekli çikolata yiyeceğim fikri2
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sokakta 1 lira isteyen emo2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- guinness birası5
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- mazot fiyatlarının suçlusu3
- sinem dedetaş11
- zorunlu eğitim9
- başkasının diş fırçasıyla dişlerini fırçalamak2
- midilli adası8
insanı derin kederlere, farklı halet-i ruhiyelere sürükleyen hayatın gerçeğini anlamaya sebebiyet veren ve insanın, o çok direndiği hep muhalefet olduğu "yaşlanıyoruz be oğlum" lafına yenildiği anlardan biridir.
annenın karnındaki değişiklikleri anlayacak yaştasındır. sebebini bildiğin halde sormak ve öğrenmek istersin. Ve çıkarırlar baklayı ağızlarından;
"bir kardeşin olacak oğlum"
Sevinç ve üzüntü arasında bir yerde hissedersin kendini bu herşeyi meşrulaştıran söz ile. Annenin doğum için hastaneye gider iken sana bakarak döktüğü bir damla yaş hala hatırındadır. Öfkelenirsin daha hiç görmediğin kardeşine. yaşın 12 dir belki ama bu yeni gelecek zat ile birlikte bitecektir evdeki saltanatın. Bilirsin.
ilk resmi gelir kardeşin. Annenin boynunda asılı bir numara ve elinde sıkıcasına tuttuğu bembeyaz kundaktaki kırmızı surat. "Bu mudur?" dersin bir saltanatın bitmesine sebep.
eve ilk getirdiklerinde odana kitlemişsindir kendini, açmazsın tüm ısrarlara rağmen o kilidi. Sonra sıkılırsın odanda. içini kemiren merak duygusu ile gidersin bulunduğu odaya. Susar odadaki herkes. Atarsın adımlarını yavaştan. Ve görünce o masumca sana bakan gözleri başlar içinde bambaşka bir sevgi yeşermeye. "Kardeş sevgisidir bu işte" dersin içinden ve anlarsın annenin sana duyduğu sevginin ne denli büyük olduğunu.
okuldan arta kalan tüm zamanını onunla oynamakla geçirirsin ve uğraşırsın yüzünde bir tebessümü görebilmek için o veletin. Ağlayınca öfkelenirsin bırakıp gitmek istersin de kıyamazsın kardeşinde, her seferinde dönersin.
annen mutfakta iken, onu bıraktığın divanın kenarından sana doğru koşarcasına attığı 5 adım ile yürümeye başlamıştır, kimseyi inandıramazsın.
ilk doğumgününü de aynı coşkuyla hatırlar ve kutlarsın. en sevdiği şeyin leğendeki suyun içinde oynamak olduğunu tecrübe ettiğinden anneni sürekli tetiklersin.
ilk okul önlüğünü giydiğinde yakasını ilikleyen sensindir. Ve çantasını taşıma isteği vardır hep içinde.
ortaokul yıllarında sana sorduğu "abi! benim neden senin gibi sakalım yok" tarzı sorularla afallarsın.
lise yıllarında "senin traş bıçağını kullanabilir miyim?" dediğinde korkarsın.
üniversiteye başlarken en iyi nasihatleri verir ve onu öyle yollarsın. Seninle aynı okul ve aynı bölüme girmiştir. Gururlanırsın. Kendi yapamadığın tüm iyi şeyleri yapması için uğraşırsın, olanak yaratırsın.
Mezuniyet töreninde yine yanındasındır. Kepini düzeltmeye çalışırken sen, o seni "işte bu benim abim" diye tanıştırmakla meşguldur. Aldığında mezuniyet belgesini ağlarsın.
Ve gurbet girer araya göremezsin doyunca o çokça vakit geçirdiğin insanı. Ve döndüğünde bir gün karşımda oturan bilgili, görgülü, iyi giyimli ve saygılı çocuk sana "abi ben evlenmek istiyorum" der.
işte sen de en başa dönmüşsündür. Sevinç ve üzüntü arasındaki o karışıma.
(bkz: insanin buyudugunu anladigi an)
annenın karnındaki değişiklikleri anlayacak yaştasındır. sebebini bildiğin halde sormak ve öğrenmek istersin. Ve çıkarırlar baklayı ağızlarından;
"bir kardeşin olacak oğlum"
Sevinç ve üzüntü arasında bir yerde hissedersin kendini bu herşeyi meşrulaştıran söz ile. Annenin doğum için hastaneye gider iken sana bakarak döktüğü bir damla yaş hala hatırındadır. Öfkelenirsin daha hiç görmediğin kardeşine. yaşın 12 dir belki ama bu yeni gelecek zat ile birlikte bitecektir evdeki saltanatın. Bilirsin.
ilk resmi gelir kardeşin. Annenin boynunda asılı bir numara ve elinde sıkıcasına tuttuğu bembeyaz kundaktaki kırmızı surat. "Bu mudur?" dersin bir saltanatın bitmesine sebep.
eve ilk getirdiklerinde odana kitlemişsindir kendini, açmazsın tüm ısrarlara rağmen o kilidi. Sonra sıkılırsın odanda. içini kemiren merak duygusu ile gidersin bulunduğu odaya. Susar odadaki herkes. Atarsın adımlarını yavaştan. Ve görünce o masumca sana bakan gözleri başlar içinde bambaşka bir sevgi yeşermeye. "Kardeş sevgisidir bu işte" dersin içinden ve anlarsın annenin sana duyduğu sevginin ne denli büyük olduğunu.
okuldan arta kalan tüm zamanını onunla oynamakla geçirirsin ve uğraşırsın yüzünde bir tebessümü görebilmek için o veletin. Ağlayınca öfkelenirsin bırakıp gitmek istersin de kıyamazsın kardeşinde, her seferinde dönersin.
annen mutfakta iken, onu bıraktığın divanın kenarından sana doğru koşarcasına attığı 5 adım ile yürümeye başlamıştır, kimseyi inandıramazsın.
ilk doğumgününü de aynı coşkuyla hatırlar ve kutlarsın. en sevdiği şeyin leğendeki suyun içinde oynamak olduğunu tecrübe ettiğinden anneni sürekli tetiklersin.
ilk okul önlüğünü giydiğinde yakasını ilikleyen sensindir. Ve çantasını taşıma isteği vardır hep içinde.
ortaokul yıllarında sana sorduğu "abi! benim neden senin gibi sakalım yok" tarzı sorularla afallarsın.
lise yıllarında "senin traş bıçağını kullanabilir miyim?" dediğinde korkarsın.
üniversiteye başlarken en iyi nasihatleri verir ve onu öyle yollarsın. Seninle aynı okul ve aynı bölüme girmiştir. Gururlanırsın. Kendi yapamadığın tüm iyi şeyleri yapması için uğraşırsın, olanak yaratırsın.
Mezuniyet töreninde yine yanındasındır. Kepini düzeltmeye çalışırken sen, o seni "işte bu benim abim" diye tanıştırmakla meşguldur. Aldığında mezuniyet belgesini ağlarsın.
Ve gurbet girer araya göremezsin doyunca o çokça vakit geçirdiğin insanı. Ve döndüğünde bir gün karşımda oturan bilgili, görgülü, iyi giyimli ve saygılı çocuk sana "abi ben evlenmek istiyorum" der.
işte sen de en başa dönmüşsündür. Sevinç ve üzüntü arasındaki o karışıma.
(bkz: insanin buyudugunu anladigi an)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar