bugün
- ama yeni parti tüzüğü11
- amedspor8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması24
- birader avanosta mı sorunsalı4
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi5
- evlenecek kız kalmaması12
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz4
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- iran düşmanlığı2
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- dürüm yerken suikaste uğramak2
- şiir2
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- türk kızı10
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- google reyiz3
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sarapci koala63
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- ayın 12 sinde meeş almak2
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- müzik eşliğinde sevişmek3
- gocu31
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- 2 eylül 20262
- anya4
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- seri eksici ezik11
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- yeni adli yıl2
- 15 eylül 20262
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- koşun koşun havadis var7
- 1 eylül dünya barış günü2
- kocasını seven külotsuz yatar4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- türk seküler devrimi11
- bu saatte uyanan insanın amacı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- bu koyden olsam ne olacak20
- seri eksici ibne4
"Atatürk, Türkiye'yi Ortaçağ karanlığından kurtardı" sözü için de "Ortaçağ tarihi islam dünyasını değil, Avrupa'yı ilgilendirir" diyerek cevap verdi.
(Türkiyeyi medeniyet tarihi açısından değerlendirmeye çalışıyor)
"Bunu yaparken de Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinin yekpare bir şekilde ele alınamayacağını, 1925-45 arası ve 1950 sonrası olarak iki dönemden bahsetmemiz gerektiğini, bu iki dönemin birbirinin tersi/panzehiri olduğunu söyledim. ilkinin, yani tek parti döneminin bu teorik çerçeve açısından başarılı sayılmasının zor olduğunu, medeniyetin birçok temel değer ve kurumlarının bu dönemde bulunmadığını vurguladım. Bu yüzden Kemalizm'in medenîleştirici bir süreç olarak görülemeyeceğine işaret ettim. Medeniyet bir şeyi yapmaksa (yani do etmek) Kemalizm'in, onu yapmamak/çözmek (yani undo etmek) anlamına geldiğini dile getirdim. En sonunda da AB'nin medeniyetle aynı şey olmadığını, medenîleşmek için AB'nin olmazsa olmazı teşkil etmediğini, AB'nin büyük problemleri ve çifte standartları olduğunu ifade ettim. AB'nin Türkiye'den taleplerinin bazılarının, mesela ifade özgürlüğünün genişletilmesinin, taviz olarak yorumlanmasının yanlış olduğunu; ama Kıbrıs gibi konuların diplomatik, politik ve stratejik meseleler olduğunu ve müzakere edilmeleri gerektiğini bilhassa vurgulayarak sözlerimi bitirdim."
-
tek partili dönemi bir "kemalizm" ürünü olarak sayan yayla tarihi bir hataya düşmekte. kemalizm, atatürk'ün devrimleri ve söylemleriyle beraber ortaya koyduğu yaklaşımlar olarak ele alınması gereken bir düşünce şeklidir. söylediği şekliyle, tek partili dönemin atatürk'ün devam ettirmek istediği, bu yönde çabaladığı anlaşılır -ki yanlıştır.
yayla, bu konuşmasını yaparken atatürk'ü hariç tutma çabası gütmüyor. bilakis, heykellerden bahsederek kötüleme, ve yine heykellerden ve ortaçağ karanlığının bizi bağlamadığından bahsederek hem bir doğu-batı ayrımı, hem de bir batıcılık gösterisi yapma çabası güdüyor.
atatürk ve yukarıda belirttiğim anlamıyla kemalizm, çok partili / çok sesli bir hayata yönelik bir gidişat öngörür. bunu başta cumhuriyet sistemini getirerek yapmıştır. ardından olan "karşı devrim yanlısı" hareketlenmelere (ki yayla'nın savunduğu bunlardır) karşı devrimi koruma ve kollama güdüsüyle beraber, kurulan cumhuriyet için bu gidişatını duraklatmıştır.
yayla, medeniyetlerden bahsederken, önce atatürk dönemlerini kastederek, "ortaçağ karanlığından kurtulmadık, biz islam dünyasındayız" diyor, ardından da avrupanın medeniyetinden ve özgürcülüğünden bahsederek "bu heykeller bu atatürkçülük-kemalizm dediğimiz şey de gericiliktir aslında" diyor.
demesine lafım yok. ama mantık hatalarını barındıran şeyler var ortada.
avrupa'nın ortaçağıyla osmanlı'nın göz ardı edilemeyecek çöküş dönemindeki halleri arasındaki benzerliği, "osmanlı islam idi, ortaçağ karanlığı avrupa medeniyetindeydi" diyerek göz ardı ediyorsan ve medeniyetleri ayrı olarak incelemek gerektiğini kabul ediyorsan, günün normları açısından bakarak, zamanında yapılmış devrim sonrası kısıtlamaları da "islam medeniyetinden ayrılmak için yapılan bir devrimin geçiş aşamaları" olarak nitelendirebilmen gerekir.*
kimsenin avrupa medeniyetinin özgürcülüğünü kötülediği yok. sorun, birilerinin medeniyetleri önce ayrı, sonra da birlikte görme çabasının* insanları rencide etmesinden kaynaklanıyor.
"kötü niyeti yoktur" diyemiyorum. varsa, farklı bir medeniyet projesini hazmetmemesinden, yahut avrupa medeniyetinin rasyonel düşünme tarafını değil de, salt "liberalist"liğini almasındandır. üzgünüm, fakat kimse modern kadının ucuzluğununun iddia edildiği bir ortamdan başkalarına özgürlükçülük taslamasın.
sanki cevap veriyorum gibi. fakat bazılarının bu sözleri çok "klas" bulmasına şaşırmışlığın bir yan etkisidir bu yazı. devamı gelir gelmez, ama çok eğlendirici.
(Türkiyeyi medeniyet tarihi açısından değerlendirmeye çalışıyor)
"Bunu yaparken de Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinin yekpare bir şekilde ele alınamayacağını, 1925-45 arası ve 1950 sonrası olarak iki dönemden bahsetmemiz gerektiğini, bu iki dönemin birbirinin tersi/panzehiri olduğunu söyledim. ilkinin, yani tek parti döneminin bu teorik çerçeve açısından başarılı sayılmasının zor olduğunu, medeniyetin birçok temel değer ve kurumlarının bu dönemde bulunmadığını vurguladım. Bu yüzden Kemalizm'in medenîleştirici bir süreç olarak görülemeyeceğine işaret ettim. Medeniyet bir şeyi yapmaksa (yani do etmek) Kemalizm'in, onu yapmamak/çözmek (yani undo etmek) anlamına geldiğini dile getirdim. En sonunda da AB'nin medeniyetle aynı şey olmadığını, medenîleşmek için AB'nin olmazsa olmazı teşkil etmediğini, AB'nin büyük problemleri ve çifte standartları olduğunu ifade ettim. AB'nin Türkiye'den taleplerinin bazılarının, mesela ifade özgürlüğünün genişletilmesinin, taviz olarak yorumlanmasının yanlış olduğunu; ama Kıbrıs gibi konuların diplomatik, politik ve stratejik meseleler olduğunu ve müzakere edilmeleri gerektiğini bilhassa vurgulayarak sözlerimi bitirdim."
-
tek partili dönemi bir "kemalizm" ürünü olarak sayan yayla tarihi bir hataya düşmekte. kemalizm, atatürk'ün devrimleri ve söylemleriyle beraber ortaya koyduğu yaklaşımlar olarak ele alınması gereken bir düşünce şeklidir. söylediği şekliyle, tek partili dönemin atatürk'ün devam ettirmek istediği, bu yönde çabaladığı anlaşılır -ki yanlıştır.
yayla, bu konuşmasını yaparken atatürk'ü hariç tutma çabası gütmüyor. bilakis, heykellerden bahsederek kötüleme, ve yine heykellerden ve ortaçağ karanlığının bizi bağlamadığından bahsederek hem bir doğu-batı ayrımı, hem de bir batıcılık gösterisi yapma çabası güdüyor.
atatürk ve yukarıda belirttiğim anlamıyla kemalizm, çok partili / çok sesli bir hayata yönelik bir gidişat öngörür. bunu başta cumhuriyet sistemini getirerek yapmıştır. ardından olan "karşı devrim yanlısı" hareketlenmelere (ki yayla'nın savunduğu bunlardır) karşı devrimi koruma ve kollama güdüsüyle beraber, kurulan cumhuriyet için bu gidişatını duraklatmıştır.
yayla, medeniyetlerden bahsederken, önce atatürk dönemlerini kastederek, "ortaçağ karanlığından kurtulmadık, biz islam dünyasındayız" diyor, ardından da avrupanın medeniyetinden ve özgürcülüğünden bahsederek "bu heykeller bu atatürkçülük-kemalizm dediğimiz şey de gericiliktir aslında" diyor.
demesine lafım yok. ama mantık hatalarını barındıran şeyler var ortada.
avrupa'nın ortaçağıyla osmanlı'nın göz ardı edilemeyecek çöküş dönemindeki halleri arasındaki benzerliği, "osmanlı islam idi, ortaçağ karanlığı avrupa medeniyetindeydi" diyerek göz ardı ediyorsan ve medeniyetleri ayrı olarak incelemek gerektiğini kabul ediyorsan, günün normları açısından bakarak, zamanında yapılmış devrim sonrası kısıtlamaları da "islam medeniyetinden ayrılmak için yapılan bir devrimin geçiş aşamaları" olarak nitelendirebilmen gerekir.*
kimsenin avrupa medeniyetinin özgürcülüğünü kötülediği yok. sorun, birilerinin medeniyetleri önce ayrı, sonra da birlikte görme çabasının* insanları rencide etmesinden kaynaklanıyor.
"kötü niyeti yoktur" diyemiyorum. varsa, farklı bir medeniyet projesini hazmetmemesinden, yahut avrupa medeniyetinin rasyonel düşünme tarafını değil de, salt "liberalist"liğini almasındandır. üzgünüm, fakat kimse modern kadının ucuzluğununun iddia edildiği bir ortamdan başkalarına özgürlükçülük taslamasın.
sanki cevap veriyorum gibi. fakat bazılarının bu sözleri çok "klas" bulmasına şaşırmışlığın bir yan etkisidir bu yazı. devamı gelir gelmez, ama çok eğlendirici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar