bugün

silah sahibi doktor

güneydoğuda görev yapan doktordur...

bir doktor arkadaşımın başına gelen gerçek bir hikayedir , varın silah gerekir mi gerekmez mi siz düşünün.

yeni mezun çömez bir doktora ölmek üzere olan yaşlı bir kadın gelir , kadın hastalığının son evresindedir ve sabaha çıkmaz durumdadır. yakınları ağrı kesici verilerek son anlarının acısız geçmesi için hastaneye geldiklerini söyler. çömez doktor kadıncağızı kabul eder , serum verir , ağrı kesici vurur vesaire. nitekim yaşlı kadın sabaha çıkmaz.

ölüm haberi geldiğinde yakınları hastanede cam çerçeve ne varsa indirirler , çömez doktorun ağzını burnunu kırarlar. annelerinin zehirli iğne ile öldürüldüğünü söylerler , polis onları hastaneden çıkaramaz , jandarmadan yardım istenir. doktora 300 milyar getirmezse kan davası güdeceklerini fısıldarlar.

şimdi anasının babasının zar zor okuttuğu , 3 kuruş maaşla göreve yeni başlayan doktor nerden bulsun 300 milyarı ?

bu doktoru kim koruyacak , devlet mi , peeh geçiniz. AB yasaları var artık , polis suçlulara karakolda masaj servisi verecek neredeyse. bu doktor ya istifa edip batıya kaçacak , yada "ölmek var dönmek yok" diye kaymakamın imzasıyla aldığı ruhsatla emekli bi polis akrabasından 700-800tlye aldığı ikinci el kırıkkale tabancayı beline takıp her gün ölüm korkusyla işine gidecek...

günaydın türkiyem.
© copyright 2005 - 2026