üniversite

sanıldığı gibi ilim irfan yuvası olmayan yer, en azından bizim ülkemizde. sebebine gelince üniversite dediğin yer

öğrenciye temel olarak düşünmeyi öğretir. kişi nasıl düşünmesi gerektiğini, herhangi bir problemin derinine inmeyi,

problemin göründüğünden farklı yönlerini bulup, çözümünü bunların ışığında bulmayı öğrenir. ammavelakin ülkemin

üniversitelerinde öğrenciler doğru düzgün bir problemle karşılaşmaz. karşılaşacağı problem kitapta vardır ve cevabı da

oradadır öğrencinin yapması gereken o problemi ve cevabını ezberleyip bunları kağıda yazmaktır. hatta öğrenci

yaratıcılığını kullanıp başka bir çözüm önerirse bu kişiler, hocalar tarafından hoş karşılanmayıp dersten

bırakılabilirler. özünde size yaratıcı, eleştirel düşünmeyi öğretmesi gereken kurumlar aslında ezberciliğin dibine vuran

kurumlardır. çünkü düşünen birey kendilerine ilerde maraza çıkaracak kesimdir. neden ilerde kendisine sorun teşkil

edebilecek nesiller yetiştirsinler ki. onlara bu ülkeye hizmet edecek adam değil, kendi emellerine hizmet edecek adamlar

gerekmektedir. sorarım size sözlük yazarları okulun öğrenci temsilcisini hayatınızda kaç kere gördünüz, ya da seçildiği

seçimlerde oy kullandınız mı? ülkemizin üstüne oturtulduğu en temel kavram olan demokrasi kavramı bile yoktur güzide(!)

üniversitelerimizde. hani öğrenci seçimini de geçtim kaç tane seçmeli dersi kendiniz seçtiniz? bu ülkede her zaman olduğu

gibi birileri sizin yerinize seçer ve önünüze koyar bunu seçeceksin diye, sende seçersin. daha sonra bu şekilde

yetiştirdiğin insanlar bu ülkenin geleceği olur, tabi nasıl bir gelecekse orası tartışılır.

kapanış olarak: bu sene üniversiteye gidecek sözlük yazarlarından bir isteğimiz olsun;

suya sabuna dokunun arkadaşlar!
© copyright 2005 - 2026