bugün
- hangi manifest kızısın10
- kabataş olayı görüntüleri27
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- istanbul un çok pahalı olması27
- meyveli lahmacun4
- en sevilmeyen ev işleri15
- sanayi tipi kavurmalı tost3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı5
- ciddiye alınmamak3
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- gocu25
- volkswagen beetle3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- gönül almaya çalışan erkek11
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- edip yüksel2
- saddam bandı2
- en son ne aldınız5
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması2
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- temas2
- mehdi bir ihtiyaçtır2
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
- haluk levent son açıklaması6
- ben lafa değil göte bakarım4
- helicobacter pylori2
- dünya kaç renklidir3
- the odyssey2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- karı kıza para yedirir misiniz4
- şimdi herkes su içsin3
- ne yesem3
- küsünce sevgiliye komik video atmak3
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- kız dediğin biraz saf olur3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ömer hayyam5
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- düşene gülmek2
- mücteba hamaney2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- molla rejimi2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- herkes yatsın iyi geceler9
woody allen'ın boris yellnikoff isimli, yaşlı, emekli bir fizik profesörünün hayatına sokakta ondan yardım isteyen bir genç kızın girmesi ile başına gelenleri anlattığı filmi. yarattığı boris karakteri ile yıllardır toplumun işleyişine duyduğu öfkeyi iletebilmiş. filmin başından sevdiğim bir sahnenin tercümesini buraya koyarak ilgilenenlere tavsiye ediyorum:
"neden hikayemi duymak isteyesiniz ki? birbirimizi tanıyor muyuz? birbirimizi seviyor muyuz? size bir şey söyleyeyim. ben sempatik biri değilim. alımlılık hiçbir zaman benim önceliğim olmadı.ve bilin diye söylüyorum, bu film kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak türden değil. yani eğer kendini iyi hissetmek isteyen o aptallardan biriyseniz, gidin kendinize bir ayak masajı yaptırın... zaten bütün bunların ne anlamı var ki? hiçbir şey. sıfır. hiç. hiçbir anlamı yok, yine de bu dünyada amaçsız yaşayan aptalların sayısı çok fazla. ben öyle değilim. benim bir vizyonum var. seni, arkadaşlarını, iş arkadaşlarını, gazetelerini, televizyonunu tartışıyorum. herkes bilip bilmediği her konuda konuşmaktan memnun. yanlış bilgiler dolanıyor. ahlak, bilim, din, politika, spor, aşk. cüzdanın, çocukların, sağlık, isa hakkında. eğer yaşamak için günde dokuz öğün meyve ve sebze yemem gerekiyorsa, yaşamak istemiyorum. lanet olası meyve ve sebzelerden nefret ederim. omega-3'ler, koşu bandı, kardiyogram, mamografi, leğen kemiği somografisi ve tanrım, kolonoskopi. bütün bunlarla beraber seni, senin için neyin uygun olduğunu söyleyen ve sana hayatı tanımlayan yeni nesil aptalların olduğu bir kutuya koyduklarında gün yine doğar. babam sabahları okuduğu gazete haberleri yüzünden depresyona girip intihar etti. peki onu suçlayabilir misiniz? korku, yolsuzluk, cahillik, parasızlık, soykırım, aids, küresel ısınma, terörizm, silahlı aptallar, politikacılar. kurtz, karanlığın kalbi romanında "korku" demişti. "korku." kurtz oraya bir gazete dağıtımı yapılmadığı için şanslıydı, o zaman görürdü korkuyu. ne yapabilirsin ki? darfur'daki bir katliamı veya bir okul servisinin patladığını okuduktan sonra, "tanrım, korkunç!" deyip de sonra sayfayı çevirip yumurtanı yer, çayını mı yudumlarsın? yani ne yapabilirsin? bu kahredici bir şey. intihar etmeyi denedim. açıkça görünüyor ki işe yaramadı. bunları neden duymak isteyesiniz ki? zaten kendi sorunlarınız var. eminim hepiniz hüzün dolu küçük umutlarınızla ve hayallerinizle uğraşıyorsunuz. tahmin edilebileceği gibi yetersiz aşk hayatınız. batırdığınız işler. "ah, keşke o hisseyi alsaydım!" "keşke yıllar önce o evi alsaydım!" "keşke o kadına açılabilseydim. " keşke bu, keşke şu. bir şey söyleyeyim mi? bana "yapmalıydım, yapabilirdim." demeyin. annemin dediği gibi "eğer büyükannemin tekerlekleri olsaydı, bir yük vagonu olurdu." benim annemin tekerlekleri yoktu. genişlemiş kan damarları vardı. yine de zeki bir çocuk dünyaya getirdi. fizik dalında nobel ödülüne aday gösterilmiştim. alamadım. ama bilirsiniz, bu tür şeyler politiktir. bütün diğer sahte ödüller gibi. sırası gelmişken, bu acımasızlığımın kişisel başarısızlıkla alakası olduğunu düşünmeyin. akılsız ve barbar bir medeniyetin standartlarına göre, ben yine de şanslıydım. ailesi zengin olan güzel bir kadınla evliydim..."
bunun gibi birçok vurucu sahneye de sahip, entel kurtik bir insansanız şiddetle tavsiye ederim, aksi takdirde woody allen'ın ağzından iletecek olursam:
"bu film kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak türden değil. yani eğer kendini iyi hissetmek isteyen o aptallardan biriyseniz, gidin kendinize bir ayak masajı yaptırın...
"neden hikayemi duymak isteyesiniz ki? birbirimizi tanıyor muyuz? birbirimizi seviyor muyuz? size bir şey söyleyeyim. ben sempatik biri değilim. alımlılık hiçbir zaman benim önceliğim olmadı.ve bilin diye söylüyorum, bu film kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak türden değil. yani eğer kendini iyi hissetmek isteyen o aptallardan biriyseniz, gidin kendinize bir ayak masajı yaptırın... zaten bütün bunların ne anlamı var ki? hiçbir şey. sıfır. hiç. hiçbir anlamı yok, yine de bu dünyada amaçsız yaşayan aptalların sayısı çok fazla. ben öyle değilim. benim bir vizyonum var. seni, arkadaşlarını, iş arkadaşlarını, gazetelerini, televizyonunu tartışıyorum. herkes bilip bilmediği her konuda konuşmaktan memnun. yanlış bilgiler dolanıyor. ahlak, bilim, din, politika, spor, aşk. cüzdanın, çocukların, sağlık, isa hakkında. eğer yaşamak için günde dokuz öğün meyve ve sebze yemem gerekiyorsa, yaşamak istemiyorum. lanet olası meyve ve sebzelerden nefret ederim. omega-3'ler, koşu bandı, kardiyogram, mamografi, leğen kemiği somografisi ve tanrım, kolonoskopi. bütün bunlarla beraber seni, senin için neyin uygun olduğunu söyleyen ve sana hayatı tanımlayan yeni nesil aptalların olduğu bir kutuya koyduklarında gün yine doğar. babam sabahları okuduğu gazete haberleri yüzünden depresyona girip intihar etti. peki onu suçlayabilir misiniz? korku, yolsuzluk, cahillik, parasızlık, soykırım, aids, küresel ısınma, terörizm, silahlı aptallar, politikacılar. kurtz, karanlığın kalbi romanında "korku" demişti. "korku." kurtz oraya bir gazete dağıtımı yapılmadığı için şanslıydı, o zaman görürdü korkuyu. ne yapabilirsin ki? darfur'daki bir katliamı veya bir okul servisinin patladığını okuduktan sonra, "tanrım, korkunç!" deyip de sonra sayfayı çevirip yumurtanı yer, çayını mı yudumlarsın? yani ne yapabilirsin? bu kahredici bir şey. intihar etmeyi denedim. açıkça görünüyor ki işe yaramadı. bunları neden duymak isteyesiniz ki? zaten kendi sorunlarınız var. eminim hepiniz hüzün dolu küçük umutlarınızla ve hayallerinizle uğraşıyorsunuz. tahmin edilebileceği gibi yetersiz aşk hayatınız. batırdığınız işler. "ah, keşke o hisseyi alsaydım!" "keşke yıllar önce o evi alsaydım!" "keşke o kadına açılabilseydim. " keşke bu, keşke şu. bir şey söyleyeyim mi? bana "yapmalıydım, yapabilirdim." demeyin. annemin dediği gibi "eğer büyükannemin tekerlekleri olsaydı, bir yük vagonu olurdu." benim annemin tekerlekleri yoktu. genişlemiş kan damarları vardı. yine de zeki bir çocuk dünyaya getirdi. fizik dalında nobel ödülüne aday gösterilmiştim. alamadım. ama bilirsiniz, bu tür şeyler politiktir. bütün diğer sahte ödüller gibi. sırası gelmişken, bu acımasızlığımın kişisel başarısızlıkla alakası olduğunu düşünmeyin. akılsız ve barbar bir medeniyetin standartlarına göre, ben yine de şanslıydım. ailesi zengin olan güzel bir kadınla evliydim..."
bunun gibi birçok vurucu sahneye de sahip, entel kurtik bir insansanız şiddetle tavsiye ederim, aksi takdirde woody allen'ın ağzından iletecek olursam:
"bu film kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak türden değil. yani eğer kendini iyi hissetmek isteyen o aptallardan biriyseniz, gidin kendinize bir ayak masajı yaptırın...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar